Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5655 E. 2024/11090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5655
- Karar No
- 2024/11090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/117 Değişik İş- 2023/127 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan 07.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 88.769,46 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 88.769,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 15.10.2021 tarih ve 2021/İHK-1545 sayılı kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 64.121,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.04.2022 tarihli ve 2021/13338 Esas, 2022/6655 Karar sayılı ilamıyla; ''....2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu kazada yaralanıp, alınan rapora göre % 10 oranında malul kaldığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuş; maddi tazminat talebi konusunda herhangi bir detaylandırma (ve sınırlama) yapmamış; UHH tarafından sadece sürekli işgücü kaybı tazminatının hüküm altına alınması üzerine bu karara karşı itirazda bulunarak, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderinin de hesaplatılıp hüküm altına alınmasını talep etmiş; İHH tarafından, davacının davaya konu talebinin sürekli işgücü kaybı zararına ilişkin olduğu gerekçesiyle, davacının bu yöne ilişkin itirazı reddedilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, Dairemiz uygulamaları gereği, iyileşme sürecine ilişkin geçici işgöremezlik ve yine bu süreçteki bakım ihtiyacından doğan zarar da anılan kanun hükmü kapsamında trafik sigortacısı tarafından (poliçedeki tedavi limitinden) tazmini gereken zararlardandır. Dava dilekçesinde açıkça sürekli işgücü kaybı zararına ilişkin talepte bulunulmayıp, maddi tazminat ifadesi kullanıldığı ve bu ifadenin geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarını da kapsadığı dikkate alınıp karar verilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan bu nedenlerle; geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zararların da dava konusu olduğu kabul edilip, 03.07.2020 tarihli raporda bu zararlar için belirlenen süreler için tazminat hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, anılan zararlara ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; İHH kararına esas alınan tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle hesap yapan 22.11.2020 tarihli aktüer raporuna bu yönden itirazda bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun (TRH 2010 Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı kabulü gereği) kullanılması gerekli görülmüştür. Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 10.01.2021 tarihli aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından ise "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü kullanılarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama yapan ve davacı tarafın kabul edip üzerinden ıslahı yaptığı 22.11.2020 tarihli aktüer raporunun (sürekli işgücü kaybı tazminatı bakımından) karara esas alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4-İHH tarafından, davacının ehliyetsiz araç kullandığı gerekçesiyle, müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek % 20 indirimle belirlenen tazminata karar verilmiş olup, davacı taraf bu yönden de kararı temyiz etmiştir. Davaya konu kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı araç sürücüsü olarak yazılmış olmakla birlikte, Karapınar C. Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, alınan beyanlar, kaza tespit tutanağında yolcu olarak işaretlenen (soruşturma sonunda sürücü olduğu tespit edilen) Mehmet Ulaş adlı kişiye ait kaza tarihli genel adli muayene formundaki tespitler gereği, davacının kaza yapan araçta yolcu olduğu ve araç sürücüsünün Mehmet Ulaş adlı kişi olduğu tespit edilip, şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla; araç kullanma ehliyeti olmayan davacının araç sürücüsü değil araçta yolcu olduğu ve araç sürücüsü olan Mehmet Ulaş'ın gerekli ehliyetinin bulunduğu dikkate alınarak, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, eksik incelemeyle, indirimli tazminata karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, dava dilekçesinde açıkça sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talepte bulunulmayıp, maddi tazminat ifadesi kullanıldığı saptanmış olmakla ve bu ifadenin geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri zararlarını da kapsadığı dikkate alındığında başvuran tarafça yapılan itirazın yerinde olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ve geçiçi bakıcı giderine ilişkin zararların da dava konusu olduğu kabul edilip, 31.10.2020 tarihli maluliyet raporunda belirlenmiş olan 3 ay geçici iş göremezlik süresi ve 15 gün bakıcıya ihtiyaç süresine göre tazminat hesaplanması gerektiği, bu hesaplamanın basit matematiksel işlemle yapılabileceği, bu kapsamda geçici iş göremezlik tazminatının 4.472,71 TL, geçici bakıcı giderinin ise 959,40 TL olarak hesaplandığı, ancak gerek başvuru dilekçesinde ve gerekse ıslah dilekçesinde (ıslah dilekçesi ile sadece 88.769,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir) geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden bir miktar ileri sürülüp talep edilmediği anlaşılmış olmakla sadece geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin istenebilir tazminat miktarının belirlenmesi ile yetinildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 88.769,46 TL tazminatın 03.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, başvuru ve ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden istenen bir tazminat miktarı belirtilmemiş olduğundan, sadece davalı ... şirketinden istenebilir geçici iş göremezlik tazminat miktarının 4.472,71 TL, geçici bakıcı giderinin 959,40 TL olduğunun belirlenmesi ile yetinilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; güncel asgari ücret esas alınarak bozma ilamında belirtildiği üzere PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yeniden sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin belirlenmesi ile yetinilmesinin hukuka aykırı olup davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm tesis edilmesi gerektiğini ve temyiz harç ve giderleri yönünden hüküm tesis edilmediğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, bakıcı tutulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İtiraz Hakem Heyetince davacının, davaya konu talebinin sadece sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu gerekçesiyle davacının bu yöne ilişkin itirazının reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda belirtilen ilamı uyarınca dava dilekçesinde açıkça sürekli işgücü kaybı zararına ilişkin talepte bulunulmayıp, maddi tazminat ifadesi kullanıldığı ve bu ifadenin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarını da kapsadığı, bu nedenle geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zararların da dava konusu olduğu kabul edilip, 31.10.2020 tarihli raporda bu zararlar için belirlenen süreler için tazminat hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, anılan zararlara ilişkin talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulmasına karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde başvuru ve ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebi yönüyle istenen bir tazminat miktarı belirtilmediği gerekçesiyle sadece davalı ... şirketinden istenebilir geçici iş göremezlik tazminat miktarının 4.472,71 TL, geçici bakıcı giderinin 959,40 TL olduğunun tespiti ile yetinilmesine karar verildiği ve bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31. maddesinde "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davanın eda davası da olduğu gözetilerek hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca davacı vekilinin talebinin açıklattırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine talebine ilişkin yazılı olduğu şekilde tazminatın tespiti ile yetinilerek hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.