Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4571 E. 2024/5587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4571
Karar No
2024/5587
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/220 - 2023/222 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-1122 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/89343 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ve itiraz incelemesinden geçen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.05.2017 günü meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu, davalı ... şirketince sigortalanan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek, HMK. 107. Maddesi kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalarak 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 150,00 TL sağlık kurulu rapor ücreti, 4.750,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuş, bedel artırım dilekçesiyle de sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatını toplam 39.999,00 TL’ye yükseltmiştir. Bozma ilamı sonrasında alınan hesap raporuna dayanarak vermiş olduğu ikinci bedel artırım dilekçesiyle de toplam talebini 195.037,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; henüz hasar dosyasında incelemeler tamamlanmadan davacının eldeki davayı açtığını, tahkime başvuru şartı gerçekleşmediğini, davacının başvurusunun kısmen ya da tamamen reddedildiğini belgelemesi gerektiğini, dosyada yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremzlik talebinin sigorta şirketince karşılanamayacağını, maluliyet raporu bedelinin karşılanmasının da mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, talebinin kabulüne toplam 40.149,00 TL tazminatın 16.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin bozma öncesi verdiği kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.10.2021 tarih, 2021/4205 Esas, 2021/5982 Karar sayılı ilamıyla; "... Kusur tazminat hesabının temel unsurlarından olup doğru olarak ve hakkaniyete uygun şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. O halde, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, Savcılık soruşturma dosyası ve dava açılmış ise ceza dava dosyası da getirtilerek, dosyanın İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, davacının beyanları, savcılık soruşturma dosyası ve varsa ceza dava dosyası ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunun, birlikte irdelenip tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Yargıtay bozma kararı doğrultusunda yeniden alınan ve sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporu, olayın oluş ve meydana geliş şekline uygun bulunduğundan davalı ... şirketine ait itiraz yerinde görülmemiştir. %16'lık maluliyet ve %30'luk kusur oranları esas alınarak, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılan ve 38.367,00 TL olarak hesaplanan maluliyet zararının hesaplanmasında uygulanan yönteme tarafların herhangi bir itirazı ve temyizi olmamıştır. Onun için başvuru sahibinin, 38.367,00 TL olarak hesaplandığı kök rapordaki hesaplama yöntemine itiraz etmeyerek, davalı ... lehine kazanılmış hak oluşmasına, bunun %100 kusur tutarının da, 127.890,00 TL olmasına rağmen; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan 186.613,00 TL'yi esas alarak dava değerini bu miktara yükseltmesine itibar edilememiş, davasının 127,890,00 TL'sinin kabulüne, fazlasının reddine karar verilmesi gerekmiştir ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin, 01.11.2019 tarih ve K-2019/89343 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı hakkındaki itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden kurulmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 127.890,00 TL sürekli, 8.424,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 150,00 TL maluliyet rapor gideri toplamı 136.464,00 TL tazminatın, 16.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve fazlaya dair 58.573,00 TL'lik talebin reddi ile davacı yararına nispi tarifeye göre hesaplanan 21.469,66 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre kök rapor tarihi itibarıyla, 8.424 TL geçici iş göremezlik ve 186.613 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, bu miktar üzerinden miktar artırımı yapıldığını, daha sonra İtiraz Hakem Heyetinin kök raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap yapıldığı ve buna davacının itiraz etmediği gerekçesiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılan hesaplamaya göre karar vermediğini, Yargıtay içtihatları gibi progresif rantın esas alınması gerektiğini, ayrıca rapora da itiraz edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ikinci kez ıslah yapamayacağını, ayrıca ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücretinden sorumlu olmadığını, başvuran alkollü olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından faizden de sorumlu olmadıklarını, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücretinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci, 176 ıncı, 177 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Belirsiz Alacak Davası" başlığı altındaki 107/1 inci maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmüne, aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda hakim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek 2 haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yasanın 176 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, 2 nci fıkrasında aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Yasanın 177 nci maddesinde de ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar sözlü ya da yazılı olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda; davacı vekili davasını 6100 sayılı HMK'nın 107 nci maddesi gereği belirsiz alacak olarak açmış ve belirlenecek maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bozma öncesi vermiş olduğu ilk dilekçesinde maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 39.999,00 TL'ye yükseltmiş, bozma sonrasında vermiş olduğu ikinci dilekçesi ile de maddi tazminat talebini 195.037,00 TL'ye yükseltmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin bozma sonrası vermiş olduğu ikinci dilekçenin, davacı taraf ilk vermiş olduğu bedel artırım dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğuna göre ikinci dilekçenin HMK' nın 176 ncı maddesi anlamında ıslah dilekçesi olduğunun kabulü gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Islahın zamanı ve şekli" başlıklı 177 nci maddesinde "(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlenmesi yer almaktadır. Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinin, davalıya tebliğ edilmemesi ile HMK 177/2 nci maddesine aykırı davranılmış, davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda; davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına olanak verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, ıslah dilekçesi ile istenilen kısmı da kapsar şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4571, K. 2024/5587, T. 03.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4571-e-2024-5587-k-fb2f4b8eb255