Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4420 E. 2025/13683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4420
- Karar No
- 2025/13683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/171 Esas - 2024/171 Karar SAYISI : 2024/İHK-9440 SAYISI : K-2023/425650
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu aracın davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 20.10.2022 tarihinde davacının anahtarı kendisinde olmak üzere aracı kilitleyip park ettikten sonra çalındığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 344.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın çalındığına yönelik davalıda kanaat oluşmadığından ödeme yapılmadığını, aracın çalındığı iddia edilen yerde herhangi bir güvenlik kamerasının olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, poliçe özel hükmü gereği rayiç bedel tespitinin davalı tarafından yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu rizikonun teminat dışında kaldığı hususunun davalı sigortacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, olayın oluşu dikkate alındığında davacının maddi zararının teminat kapsamında kaldığı, araç rayiç bedeli için alınan 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, bu nedenle hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 344.000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının talebinin teminat kapsamında olmadığını, aracın çalındığı iddia edilen yerde herhangi bir güvenlik kamerasının olmadığını, savcılık tarafından aramaların devam ettiğini, poliçe özel hükmü gereği rayiç bedel tespitinin davalı tarafından yapılması gerektiğini, bu anlamda alınan hesap raporunun usule aykırı ve fahiş oranda rayiç bedel belirlemesi yaptığını, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davacının maliki olduğu ve davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın çalınmasından kaynaklanan araç rayiç bedel tazminatı talebine ilişkindir. 1.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.1.5. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Somut olayda; davaya konu aracın 19.10.2022 tarihinde saat: 18:00 sıralarında park edildiği, ardından 20.10.2022 tarihinde saat 01:00 gibi aracın yerinde olmadığının ve çalındığının tespit edildiği, davacı tarafından suç duyurusunda bulunulduğu ve savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı, davacı tarafından zararın karşılanması amacıyla kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında davalı şirkete başvuruda bulunulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından aracın çalındığına yönelik kanaat oluşmaması nedeniyle davaya konu zararın teminat kapsamı dışında kaldığı savunmasında bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından poliçede zararın ödenmesi için gereken durumun oluşması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddedildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının iddialarına ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı ve dosya kapsamına göre delillerin İtiraz Hakem Heyeti tarafından toplanması ile değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; başvurucu tarafından iddia edilen olaylara ilişkin toplanması gereken delillerin mahiyeti ve bu delillerin toplanmasının uzun zaman alacağı, davacının olay sırasında bulunduğu yer ile ilgili araştırma yapılması, tanık dinlenmesi gerektiği de gözetilerek yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.