Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2339 E. 2025/17217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2339
Karar No
2025/17217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1939 E., 2022/113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2011/556 - 2020/67

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekilleri Avukat ..........ve Avukat ......... ile davalı ...Ş vekili Avukat ..., davalı ...vekili Avukat .......... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.12.2025 gününde Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin soğuk hava depoculuğu ve antrepoculuk işi yapan bir şirket olduğunu, sahip olduğu soğuk hava depolarında kendisine ve üçüncü kişilere ait süt ürünleri ve diğer gıda ürünlerini muhafaza ettiğini, müvekkili şirketin, depolarında bulunan emtiayı her türlü rizikoya karşı sözleşmelerle teminat altına aldığını, davalı ...Ş ile .... -Ticari Yangın Poliçesi, ... Sigorta A.Ş ile Sinai Ticari Yangın Poliçeleri düzenlendiğini, bunun dışında aynı davalı ... şirketlerinden binaları, demirbaşları, nakledilen paraları, sorumluluk sigortaları da dahil her türlü riskini sigortalattığını, 30.04.2008 tarihinde davacının müşterilerinden ........... adlı şahsın peynirlerinin eksik olduğunu, depodan kendisine verilemediğini bildirmesi üzerine konunun incelenip durumun anlaşıldığını, olayın sigorta şirketlerine bildirildiğini ve eylemin suç oluşturması sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan incelemeler sonucu bir kısım şirket çalışanlarının müvekkiline muhafaza edilmek üzere çeşitli üreticiler ve müvekkili şirket tarafından teslim edilen malları, üreticilerin ve müvekkili şirketin bilgi ve onayı olmaksızın anlaşma ve eylem birliği içinde oldukları 3. şahıslara piyasa rayicinin çok altında fiyatlarla satarak bedellerini zimmetlerine geçirdiklerinin anlaşıldığını, soruşturma sonucunda bütün işlem ve eylemlerin müvekkili şirket çalışanı sanık ........ın bilgisi ve talimatı ile gerçekleştirildiğinin belirlendiğini ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu iddia olunarak dava açıldığını, müvekkilinin davalı ... şirketlerine sigorta teminatı kapsamında bulunan bu zararın ödenmesi için başvurduğunu, hasara neden olan eylemin yargı organlarınca nitelikli dolandırıcılık olduğu belirtilmesine rağmen emniyeti suistimal olarak kabul edilerek ve söz konusu hasarın emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamında kaldığının belirtilerek kesin kararın ancak mahkeme kararı sonucunda sabit olacağı şeklinde açıklandığını, söz konusu hasarın, müvekkili şirketin davalı ... arasında akdedilen "Sınai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi" kapsamında kalan ve poliçe ile teminat altına alınmış bir hasar olduğunu, kötü niyetli hareketler klozu ile şirket çalışanı şahısların kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen teminat kapsamında olduğunun açıkça belirtildiğini, kötüniyetli hareket olduğu kuşkusuz olan eylemler sonucu müvekkili şirketin dolandırıldığını, bir an icin aksi düşünülse dahi 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 11/4. maddesi uyarınca sorumlu olması gerektiğini, ilgili maddede, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtileceği, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 8.725.777,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde bulunan Yangın Poliçesi vadesinin 24.01.2008-24.01.2009 olduğunu, anılan poliçe ile davacı tarafa ait emtialar için, yangın, sel su baskını, grev, lokavt, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler, terör ve hırsızlık rizikolarına karşı sigorta teminatı verildiğini, oysa dava konusu uyuşmazlığın bir dolandırıcılık veya emniyeti suistimal suçu ile ilgili olup poliçe ile ilgili olmadığını, poliçedeki teminatların davacı tarafın işyerindeki emtiaları için verilmiş olup, emtialara 3. kişilerin vereceği kötü niyetli hareketlerin teminat altına alındığını, bu zararların başta yangın olmak üzere hırsızlık, kötü niyetli hareketler gibi rizikolar neticesinde emtialarda meydana gelecek olan zararlar olduğunu, Sigortacılık Kanunu 11/f.4 uyarınca teminat dışı sayılmayan her türlü rizikonun teminata dahil olduğunun davacı tarafça belirtilmiş ise de Hazine Müşteşarlığı tarafından maddeye bir açıklama getirmek amacıyla 09.10.2007 tarihli 2007/17 sayılı Genelge’yi yayınladığını, maddenin ucu açık olarak yorumlanamayacağını, sigorta konusu içinde kalmak kaydıyla teminat içinde sayılacağının belirtildiğini, genelgede verilen örnekte yangın riskine karşı teminat veren bir poliçenin hırsızlık veya dolu gibi yangınla ilgili olmayan risklerin teminat dışında bırakıldığını belirtmeye gerek olmadığının belirtildiğini, dolayısıyla davacı tarafın belirttiği gibi uyuşmazlık konusu dolandırıcılık fiilinin Yangın Poliçesinde ayrıca teminat dışı hallerden sayılmaması nedeniyle teminata dahil olduğu çıkarımına varılamayacağını, dolandırıcılık gibi fiiller nedeniyle meydana gelen zararların yangın poliçesinin konusunu oluşturmadığını, diğer bir poliçenin ise 24.01.2008-24.01.2009 vadeli emniyeti suistimal sigorta poliçesi olduğunu, bu poliçe ile sigortalının emrinde hizmetinde çalıştırılan kişi veya kişilerin sigortalıya ait para veya kıymetli evrakın veya para ile ölçülebilen malların çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri sonucunda sigortalının uğrayacağı zararların teminat altına alındığını, ayrıca poliçede belirtildiği üzere emniyeti suistimal fiilinin poliçe süresi içinde ve emniyeti suistimal yapan kimsenin işyerinde aralıksız bir şekilde çalıştığı süre içinde yapılmış olması gerektiği, bununla beraber poliçenin tanzim tarihi olan 25.01.2008 tarihinden önce gerçekleşmiş olan hasarlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe çerçevesinde sorumluluk şartlarının gerçekleşmesi halinde ise sigorta bedelinin 100.000,00 TL olduğunu, tazminat tutarı üzerinden %10 muafiyet uygulanması gerektiğini, 05.02.2008 tarihinde yapılan zeyilname ile davacı şirkette çalışan ..., ............ ve ........... ‘ında teminat kapsamına dahil edildiğini, soruşturmanın devam ettiğini, aynı olay ile ilgili olarak ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/902 Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti tarafından müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, davanın birleştirilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda olduğu gibi emniyeti suistimal halleri neticesinde ortaya çıkan zararların ancak Emniyeti Suistimal Klozu ile sigorta koruması altına alınabildiğini, dava konusu olayın da Emniyeti Suistimal Klozuna uygun şekilde meydana gelmiş bulunduğunu, davacının emniyeti suistimal halleri neticesinde ortaya çıkan dava konusu zararlarını Emniyeti Suistimal Klozu haricinde başka bir sigorta sözleşmesine dayandırılabilmesinin mümkün olmadığını, poliçede öngörülen emniyeti suistimalin her halükarda poliçenin sona erme tarihini müteakip üç ay içinde ortaya çıkmış olma şartının somut olayda gerçekleşmediğini, poliçe bitim tarihinin 30.12.2007, emniyeti suistimalin ise dava dilekçesinde ifade edildiği üzere 30.04.2008 tarihinde ortaya çıktığı dikkate alındığında bu konuda bir ihtilafın söz konusu olamayacağının açık olduğunu, dava dayanağı sigorta sözleşmesinde öngörülen şartların gerçekleşmediğinin açık olduğunu, davacı taleplerinin asıl olarak Endüstriyel Paket Yangın Poliçesine ekli "Kötü Niyetli Hareketler Klozuna" dayandırmaya çalışıldığını, Yangın Sigortası Genel Şartlarının, sigortanın kapsamı başlığını taşıyan A.1 bendinde, bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararların sigorta bedeline kadar temin olunduğunun belirtildiğini, Kötü Niyetli Hareketler Klozunda, grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri klozunda belirtilen olaylarla olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füru dışındaki herhangi bir kimsenin kötü niyetli hareketi ile bu olayları önlemek ve etkileri azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç bütün zararların teminata ilave edildiğinin belirtildiğini, davacı ile müvekkili arasında imza altına alınan poliçeler incelendiğinde emniyeti suistimal halleri neticesinde ortaya çıkan dava konusu zararların kötü niyetli hareketler klozu teminatı altında bulunmadığının görüleceğini, kötü niyetli hareketler klozunun konusunun TCK’da mala zarar verme adıyla 151 vd maddelerinde düzenlenen suç teşkil eden eylemler oluşturduğunu, başkasının malvarlığına dahil bulunan taşınır veya taşınmaz malın herhangi bir şekilde yıkılması, tahrip edilmesi, bozulması veya kullanılamaz hale getirilmesinin mala zarar verme suçunu oluşturduğunu, kötü niyetli hareketler klozunda sigortalı mala sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce emniyeti suistimal dolandırıcılık suretiyle yapılan hırsızlıklar ve tahribat şeklindeki rizikoların kastedilmediğini, kötü niyetli hareketlerin amacının "mala zarar verme" kastı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket çalışanları olan... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 2009/218 Esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK’nın 155/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği ve iş bu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/11593 Esas, 2018/1130 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, davacının iddia ettiği zararın emniyeti suistimal sonucu gerçekleşmiş bir zarar olduğu, bu zararın kötü niyetli hareketler riski kapsamında olmadığı, davacı tarafın davalılar tarafından tanzim edilen Sınai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında talepte bulunamayacağından bu poliçeler yönünden davacı tarafın talebinin reddine karar vermek gerektiği, riziko konusu emniyeti suistimal de içeren Emniyeti Suistimal Poliçesi kapsamına girdiği, ancak rizikonun gerçekleştiği tarihte Axa Sigortaya ait poliçe süresinin bitmiş olduğu, dolayısıyla ... numaralı emniyeti suistimal poliçe kapsamında da talepte bulunamayacağı, ancak rizikonun gerçekleştiği tarihin davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 24.01.2008-24.01.2009 tarihleri arasında geçerli 100.000,00 TL teminat limitli ... numaralı Emniyeti Suistimal Poliçesi kapsamında kaldığı zira rizikonun ve buna bağlı zararın iş bu poliçenin süre bakımından geçerli olduğu tarihlerde gerçekleştiği, poliçenin 100.000,00 TL teminat limitli olduğu ve riziko gerçekleştiğinde %10 tenzili muafiyet kaydı içerdiği dolayısıyla bu poliçe kapsamında davacının davalı ...den 90.000,00 TL sigorta tazminatı alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, 90.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve Axa Sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın diğer itirazlarının reddi ile vekalet ücreti yönünden itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/556 Esas, 2020/67 Karar ve 23.01.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 90.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve Axa sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava açıldıktan sonra davaya konu suç teşkil eden usulsüz eylemler hakkındaki ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/218 Esas sayılı dosyasının neticesi ve kararın kesinleşmesinin beklendiğini, ceza dosyasının kesinleşmesi ile rapor ve ek rapor düzenlendiğini, ek rapora itirazlarının, müvekkili zararının KDV hariç hesaplandığı, mevzuat değişikliğinin değerlendirilmediği itirazlarının ek raporda karşılanmadığını, 2.678.977,42 TL matrah olarak deftere kayıtlı çalınan mallara ilişkin %8 KDV dahil edilmesi gerektiğini, davaya konu zararın kötü niyetli hareketler klozu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin itirazda bulunduklarını, sanıklardan...’ın suç teşkil eden sahte bono ve sahte çek düzenlemek nedeniyle işvereni davacı şirket açısından hizmet nedeniyle emniyeti suistimal fiillerinden dolayı hapis cezası alarak uzun bir süre cezaevinde kaldığını, bu sanığın bazı fiillerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu teşkil etmesine ve diğer sanıkların ...........’ın yargılamasındaki eksik inceleme sanıkların herhangi bir ceza almasını gerektirecek yeterli delil toplanamaması ya da toplanan delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi gibi nedenlerle ceza verilmemiş olmasının hukuk hakimini bağlamayacağını, sanıkların kötü niyetli hareketleri ile oluşan zararın dikkate alınması gerektiğini, huzurdaki davanın 10.09.2009 tarihinde açıldığını, dava tarihinden sonra TTK'nın değiştirildiğini ve sigorta hukuku hükümlerinin de yeniden düzenlendiğini, yeni yasal düzenlemelerin Sigortacılık Kanunu ile çeliştiğini, uygulanması gereken hükmün 6762 sayılı 1281 vd maddeleri olduğunu, TTK 1409. maddenin yürürlüğe girmesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11/4 maddesinin çeliştiğini, davaya konu sigorta poliçeleriyle müvekkili şirket depolarında bulunan malların her türlü riske karşı teminat altına alındığını, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/557 Esas sayılı dosyasında davacı olarak yer alan ... şirketi için 2.745.990,00 TL, davacı Topkapı Arsal Şirketi için 8.725.777,00 TL olmak üzere toplam 11.471.767,00 TL zarara uğrattıklarının saptandığını, söz konusu hasarın müvekkili şirketler ile davalı ... arasında akdedilen “ Sınai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi “ kapsamında kalan ve bu poliçe ile teminat altına alınan bir hasar olduğunu, poliçenin "Kötü Niyetli Hareketler Klozu" başlıklı bölümü gereğince şirket çalışanı şahısların kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğunun açıkça belirtildiğini, hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün TTK'nın 1281 madde hükmü gereğince sigortacıya düştüğünü belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş yeri sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve gerçek zararın poliçe limitinin üzerinde olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2339, K. 2025/17217, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-2339-e-2025-17217-k-63b08573e61f