Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4000 E. 2025/11515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4000
Karar No
2025/11515
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/214 E., 2024/214 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-12282 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEMİ KARARI SAYISI: K-2024/52641 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.08.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... ile 14.07.2021 tarihli arabuluculuk anlaşmasının yapıldığını, davalının davacıya arabuluculuk anlaşması gereği 12.08.2021 tarihinde 52.154,00 TL tazminat ödediğini, ancak davacının 05.09.2022 tarihinde ameliyat olduğunu, bu ameliyat nedeniyle davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşması kapsamında davalının 12.08.2021 tarihinde davacıya 44.018,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.974,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.162,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 52.154,00 TL tazminat ödendiğini, davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün bulunduğunu, davacı taraf ile davalı tarafın tahkim yargılamasından önce arabuluculuk kapsamında sulh olduğunu, bu nedenle eldeki davada 6100 sayılı HMK’nın 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi, aksi kanaatte olunması halinde ise davacıda artan maluliyet olup olmadığının tespit edilmesi için yeni bir sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, davacının sunduğu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEMİ KARARI Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama devam ederken davacı vekilinin 08.01.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği, 6100 sayılı HMK’nın 307 nci maddesinde “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”, aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.”, 2 nci fıkrasında ise “Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.” hükmünün bulunduğu, davacı vekilinin davadan feragat etmesi sebebiyle başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince usulüne uygun olarak sunulan feragat beyanına istinaden Uyuşmazlık Hakemince başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşması kapsamında davalının 12.08.2021 tarihinde davacıya 44.018,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.974,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.162,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 52.154,00 TL tazminat ödediğini, davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün bulunduğunu, davacı taraf ile davalı tarafın tahkim yargılamasında önce arabuluculuk kapsamında sulh olduğunu, bu nedenle eldeki davada 6100 sayılı HMK’nın 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya sulh anlaşması kapsamında hataen 22.08.2023 tarihinde 127.073,99 TL ödeme yapıldığını, ilgili ödemenin davacıdan istirdadı amacıyla İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/180 Esas sayılı dosyasında istirdat davası açıldığını, her ne kadar davacı tarafça sulh sebebiyle davadan feragat edilmişse de, sulh nedeniyle hataen ödenen tazminatın davacıdan istiradının söz konusu olması sebebiyle eldeki başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise davacıda artan maluliyet olup olmadığının tespit edilmesi için yeni bir sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, davacının sunduğu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacıda artan maluliyetin söz konusu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun gelişen maluliyet iddiası ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4000, K. 2025/11515, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4000-e-2025-11515-k-83d8c192a76c