Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3404 E. 2024/4078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3404
- Karar No
- 2024/4078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/464 E., 2022/464 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-12182 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi/ İtirazın Kabulü ile Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/191196 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.07.2017 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 4.500,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 39.600,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyete itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyeti ile trafik kazası arasında illiyetin kurulamadığı, verilen kesin süre içerisinde çelişkiyi giderir rapor sunulamadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ara karar doğrultusunda rapor sunulmasına rağmen yeniden rapor istenmesinin yerinde olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan 25.01.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak düzenlendiğinden hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, kaza tespit tutanağı ile esas alınan kusur oranlarının yerinde olduğu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, 39.600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 339,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 39.939,99 TL'nin 25.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti için rapor alınmamış olduğundan en yetkili kurumlar olan ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişi heyet raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun tek taraflı olup sundukları medikal rapor ile çelişkili olduğunu ve kaza ile illiyeti açıklar mahiyette olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, davacı ev hanımı olup gelirin AGİ'siz asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25.01.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda; davacının trafik kazası sonrası travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 15 olarak belirlenmiştir. Hakem Heyetince alınan 15.07.2021 tarihli adli tıp uzmanı raporunda ise; davacının tedavi sürecine ilişkin yeterli evrakın sunulmadığı, sunulması halinde ise davacının maluliyetinin kaza ile illiyeti, sürekli olup olmadığı hususunda bilimsel, objektif rapor hazırlanabileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça son olarak sunulan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi 29.08.2021 tarihli Adli Tıp Anabilim Dalı raporu ile de; davacının trafik kazası sonucu travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 25 olarak belirlenmiş, söz konusu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun ise de adli tıp uzmanı raporunda belirtilen eksiklikler giderilmediği gibi heyette psikiyatri uzmanı bulunmayıp bizzat muayene yapılmamış ve dosya kapsamındaki raporlar da irdelenmemiştir. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “ travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan Adli Tıp Kurumu'ndan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.