Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2798 E. 2025/16805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2798
- Karar No
- 2025/16805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2583 E., 2023/2369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/298 E., 2023/1014 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi müteveffa ....n rahatsızlığı nedeniyle ......Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'ne başvurduğunu, davalı doktor ... ... gözetiminde murise gastroskopi işlemi gerçekleştirildiğini, sonuç olarak mide gastriti tespit edilerek ilaçla evde tedaviye geçildiğini, 27.10.2020 tarihinde müteveffa ........'un sırtında ve karnında oluşan ağrılar nedeniyle muayene edilerek operasyon yapılmasına karar verildiğini ve murise bilgi verilmeden hatalı tedavi uygulandığını, murisin 10.11.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalı hastanenin organizasyon ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı doktorun da görevinin gereklerine uygun hareket etmediğini belirterek fazlaya dair talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile, müteveffanın eşi ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, her bir davacı için 100.000,00'er TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı, husumet ve esasa ilişkin itirazları olduğunu, yargı yolunun hatalı belirlendiğini, esasa ilişkin olarak davalı doktorun kusurunun bulunmadığını, hastanenin üzerine düşeni yaptığını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların eş ve babası olan muris ............ işlem yapan... Üniversitesi ..... Hastanesi'nin vakıf üniversitesi hastanesi olduğu, özel hastanelerin sağlık hizmeti sunmasından kaynaklanan zararın tazmin sorumluluğunun doğup doğmadığı hususunun idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişisi niteliğinde olup, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermelerinden dolayı davalı hastanenin eylem ve işlemlerinin de kamusal nitelikte olduğu, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle görev hususu yönünden usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakıf üniversitesi hastaneleri aleyhine açılan bu tür sağlık hizmetlerinden kaynaklı davaların idari yargıda görülmesi gerektiğine yönelik kararın yerinde olduğu, ancak davalı doktor hakkında verilen yargı yolu nedeniyle usulden red kararının isabetli olmadığı, vakıf üniversitesinde görev yapan doktorun da kamu görevlisi olduğu, kamu görevlileri aleyhine doğrudan dava açma imkanının olmadığı, Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, vekalet ücretinin de hatalı takdir edildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 05.07.2023 tarih, 2021/298 Esas, 2023/1014 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davalı ... yönünden yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davalı üniversitenin gelir ve kâr sağlama amacı taşıyan bir ticari işletme olduğunu, bu nedenle kamu kurumu sayılamayacağını, davalı doktorun da öğretim üyesi olmadığını, esasa girilerek karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin hatalı hükmedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hatalı tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.