Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2299 E. 2025/10793 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2299
- Karar No
- 2025/10793
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/665 E., 2023/2248 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2015 tarihinde ... 'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken ... 'in sevk ve idaresindeki araca çarpmak suretiyle kazaya ve motosiklette yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kalmasına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren motosikletin zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, davalının sorumluluğundaki rizikolar gerçekleştiğinden muaccel hale gelen tazminatı davalı yanın ödemesi gerektiğini ve tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.15.05.2019 tarihli dilekçesi ile talebini 283.314.96 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada kanunda ...'nın sorumluluğuna sebep olacak şartları sağlamadığını, müvekkil kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya sebebiyet veren motosikletin cinsinin tespit edilerek işbu duruma göre trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunun ... Yönetmeliği uyarınca yalnızca bedensel zararları kapsadığını, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle müvekkil kurumun sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 2015/779 Esas 2019/587 karar nolu ilamı ile; davanın kısmen kabulüne, 163.988,97 TL sürekli ve geçici iş göremezlik zararının dava tarihi olan 24.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurunda bulunmuştur. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. H.D 2019/2336 Esas 2021/2000 karar sayılı ilamı ile; motosikletin silindir hacminin belirlenmesi gerektiği, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, davacının 18 yaşından küçük olmasına rağmen geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu ve davacı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 283.314,96 TL'nin dava tarihi olan 24.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi 14.06.2015 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının iş bu davada uygulanması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespit edilmediğini, kazanılmış haklar gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, güncel rapor alınmak yerine, usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk karara dayanak olan hesap raporunun %7 maluliyet oranına uyarlanarak hüküm kurulması gerektiğini, ... Genel Şartları EK-3 maddesinde, maluliyet tazminatının hesaplanmasında dikkate alınması gereken hususlar belirlenmiş olup söz konusu düzenlemeye göre tazminat hesaplamalarında TRH-2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak ayrıca, hesaplamalarda teknik faiz (iskonto) oranı %1,8 olarak hesaplanması gerektiğini, Yerel Mahkemenin karar verirken bu hususu dikkate almadığını, hükmedilen tazminat miktarında hata yapıldığını, 15.05.2019 tarihli ıslah dilekçesindeki tutar üzerinden hüküm kurulmuş ise de bu ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de ıslah olduğunu, oysa ki Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 15.5.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ıslah edilen 5.555,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı dikkate alınmadan hüküm kurulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.