Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2247 E. 2024/5038 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2247
- Karar No
- 2024/5038
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN ASIL DAVA MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/396 E., 2023/855 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi-2022/350-2022/337 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Dadaş Turizm ve Ticaret Ltd Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına karşı davacı vekili karar düzeltme yoluna başvurmuş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının farklı gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 15.05.2007 tarihinde müteveffanın yolcu olduğu araç ile davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada, müvekkilinin eşi ...'ın vefat ettiğini belirterek 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle bu sefer aracın işleteni, maliki ve sürücüsüne karşı ek destekten yoksun kalma tazminatı olarak açtığı davada 409.707,09 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili davacı ile müteveffanın boşanma davasının devam ettiğini, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kalmadığını, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Dadaş Turizm Ticaret Ltd. Şti vekili dilekçesi ile, müvekkilinin ... plaka sayılı araç maliki ve işleteni olmadığını, müteveffanın kendi kardeşinin aracında vefaat ettiğini, asıl davanın esastan, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 05.05.2015 tarih ve 2009/60 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 52.531,84 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 15.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı davacı vekili ve davalı Dadaş Turizm ve Ticaret Ltd Şti vekili ve davalı ... vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2019 tarih ve 2016/4537 Esas, 2019/69 Karar sayılı ilamı ile sayılı ilamı ile "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Davacının desteği olan..., evli ve çocuksuz olarak ölmüş, geride davacı eşi ile annesi ve babası kalmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 25/12/2012 tarihli hesap bilirkişi raporunda; desteğin ölmeyip sağ kalmış olması halinde 01/01/2009 yılında öğretmen olarak görev yapacağı, eşinin payının %45 olacağı,1 yıl sonra çocuğunun olacağı, eşinin payının %40 olacağı, 2 yıl sonra 2.çocuk olacağı ve eşinin payının %35 olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dairemiz uygulamalarına göre, evli ve çocuksuz ölen desteğin ileride en az iki çocuğunun olacağı, gelirinden davacılar ile birlikte çocuklarına da pay ayıracağı; yine, desteğin kendisine ve eşine ayıracağı pay ile anne babasına ve çocuklarına ayıracağı payın eşit olamayacağı dikkate alınarak; ölüm tarihinden itibaren ve çocuğunun olacağı varsayılan 2 yıl sonraki döneme kadar 2 pay desteğe ayrılacak, 2 pay eşe, birer pay anne babaya verilecek; ileriki yıllarda bir süre sonra ikinci çocuğun olacağı varsayılmak suretiyle çocukların olacağı süreler için desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocuklara birer pay, anne babaya birer pay ayrılarak hesaplama yapılması gerekecektir. Bu itibarla, çocuksuz olarak ölen 29 yaşındaki desteğin sadece sağ olan anne babası gözetilmeksizin hak sahiplerinin paylarının belirlenmiş olması nedeniyle de rapordaki hesaplamalar doğru olmamıştır. Mahkeme tarafından; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda açıklanan destek payları esas alınmak suretiyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi, davacı ...'un talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi konusunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın hükme esas alınması doğru değildir." gerekçeleriyle karar bozulmuştur. 3.Bozma kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2021 tarih ve 2019/5324 Esas, 2021/145 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı dairemizin 14.01.2019 gün ve 2016/4537 Esas - 2019/69 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma kararının hatalı olduğundan bahisle davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda; 1-Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan diğer karar düzeltme sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kazada vefat eden Müteveffa ..., davacı ...’ın eşidir. Müteveffanın ölüm tarihinde (kaza tarihine) davacı ile arasında boşanma davasının devam ettiği,ancak ölüm nedeni ile konusuz kaldığı,bunun üzerine mütevveffa...'in diğer yasal mirasçılarının Türk Medeni kanunu 181. Maddeye göre davaya devam ettiği ve Erzurum Aile Mahkemesince evlilik birliği ölüm ile sonuçlandığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'ın boşanma davasında ağır kusurlu olduğunu tespitine karar verildiği görülmüştür. Destek, Hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. Evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi eşler birbirlerinin desteği sayılır, boşanma halinde dahi nafaka ödeniyorsa yine destek sayılır. Eldeki davada yukarıda açıklanan husular gözetilmeden Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile Mütevvefa ... ile davacı arasında maddi yönden düzenli ve eylemli yardımın tam olarak devam etmediği bu nedenle davacı yönünden tespit edilen destek tazminatından TBK 50. maddesine dayanarak yasal miras payı olan 1/2 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle tazminatın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, dairemizin bozma ilamının gerekçesinin maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığından, davacının karar düzeltim isteminin kabulü ile gerekçenin belirtilen şekilde değiştirilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz karar gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilerek 05/05/2015 tarihli mahkeme kararının BOZULMASINA, tashihi karar peşin harcın davacıya geri verilmesine 19/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 105.063,69 TL destek yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 15.05.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 80.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.05.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/350 E sayılı dosyası yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B.Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini, birleşen davada zamanaşımının 15 yıl olduğunu, mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın zamanaşımına uğramadığını, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının devam eden boşanma davası nedeniyle destek tazminatı ve manevi tazminat hakkı olmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci ve 109/2 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davacı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm temyiz sebeplerinin, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki 3. bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; bozma ilamından sonra ek dava niteliğinde açılan birleşen destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada, mahkemece davalıların usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulundukları belirtilerek, davanın uzamış ceza zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Davaya konu kaza 15.05.2007 tarihinde meydana gelmiş, birleşen dava (Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi-2022/350 E -2022/337 K) ise 29.04.2022 tarihinde açılmıştır. Kazada destek ile birlikte 2 kişinin öldüğü ve iki kişinin de yaralandığı gözetildiğinde, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gereği zamanaşımı süresi 15 yıldır. Eldeki birleşen davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2 nci maddesinde yollama nedeniyle uygulama alanı bulan 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmadan birleşen davanın açıldığı sabit olup, zamanaşımı yönünden birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, birleşen davaya ait dava dilekçelerinin davalılara tebliği üzerine, davalılardan sigorta şirketi ve ... cevap dilekçeleri ile zamanaşımı definde bulunmuş, birleşen dosyanın diğer davalısı ... ise zamanaşımı definde bulunmamıştır. Ancak hükümde tüm davalılar yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.Zamanaşımının, doğmuş bir alacağa son veren sebeplerden olmadığı, sadece alacağın talep edilebilmesi imkanını ortadan kaldırdığı ve hukuki mahiyetinin de itiraz değil def'i olduğu dikkate alındığında; ancak, ileri sürüldüğü takdirde ve sadece ileri süren taraf bakımından dikkate alınabileceği açıktır. Bu kapsamda her bir davalı yönünden zamanaşımı savunmasının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği de gözetilmemiştir. 3-Davalı ... vekilinin asıl davadaki manevi tazminat hükmüne ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde; Yargıtayca bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Asıl davada mahkeme ilk kararında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Karar davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, bozma ilamında tarafların manevi tazminata ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiş, karar davacının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin temyiz sebepleri yönünden bozulmuştur. Şu halde, davacı lehine hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat yönünden, davalı ... için karar kesinleşmiştir. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, davalı ...'ın usuli kazanılmış hakkı gözetilmeden daha yüksek miktarda olmak üzere 80.000,00 TL manevi tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. 4-Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlaaının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davaya ilişkin davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise diğer temyiz sebeplerinin REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin asıl davadaki manevi tazminat hükmüne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 3-Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi KARŞI OY Ölenin eşi olduğu için destekten yoksun kalan kişinin yeniden evlenmesi hâlinde, artık desteğin yardımından mahrum kaldığından bahsedilemez ve desteği olan (eski) eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamaz. UYAP nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacının 10.12.2018 tarihinde evlendiği, birleşen davanın 29.04.2022 tarihinde açıldığı, yeniden evlenme ile destek tazminat hakkı sona ereceğinden birleşen davanın farklı gerekçeyle reddi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.