Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2080 E. 2024/4477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2080
Karar No
2024/4477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2023/418 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl davada, 18.01.2009 tarihinde davalıların sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) olduğu minibüsün sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı istikametten gelmekte olan davacı sevk ve idaresindeki aracın bulunduğu şeride geçip çarpması ve üzerine devrilmesi suretiyle kazanın meydana geldiğini, yolcu olan nişanlısının hayatını kaybettiğini, davacının da ağır yaralandığını, uzun süre tedavi görüp tedavi süresince de çalışamadığını beyanla 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise aynı olaya ilişkin olarak yaralanıp uzun süre tedavi görmesi ve nişanlısının kaybı nedeniyle manevi zarara uğradığını beyanla, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada talebini 131.992,43 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının maddi tazminata yönelik davasının reddine, birleşen dosya yönünden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4. Hukuk Hukuk Dairesi 2021/25785 Esas 2022/16908 Karar sayılı ilamında; "...2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. İşleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. Frenin veya lastiğin patlaması, rotun çıkması gibi teknik arızalar, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Araçta teknik arıza olması, mücbir sebep değil umulmayan hal olarak kabul edilebilir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür. Eğer karşı konulamıyorsa o işletme konusunda bir eksiklik hatta düzensizlik, bozukluk var ya da o konuda gerekli dikkat ve özen noksan demektir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde, mücbir sebepten söz edilemez. İşleten kusurlu bulunmasa da araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacaktır. Somut olaya bakıldığında; davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın rotun çıkması nedeniyle, aracın kontrolünü kaybederek karşı şeride geçip davacı idaresindeki araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada, işleten sıfatıyla davalı konumunda bulunan davalı malik ...'ın işletme kusurunun bulunduğu, kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) ilkelerine göre oluşan zarardan sorumlu olduğu, rot kırılması şeklinde meydana gelen teknik arızanın kazada etken olmasının işleten sorumluluğunu ortadan kaldıran mücbir sebep mahiyetinde olmadığı yine diğer davalı trafik sigortacısının da işletenin sorumluluğunu teminat altına aldığı gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA" karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak asıl davada alınan kusur raporlarına göre kazanın oluşumunda davalıya ait aracın rotunun kırılmasının neden olduğu, rot kırılmasının aracın işleteni konumunda olan davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran mücbir sebep sayılmayacağı, davacının olay nedeni ile alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre % 7,3 oranında malul kaldığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği belirtildiği, davacının olay nedeni ile uğramış olduğu maddi zararlarının hesaplanması için alınan bilirkişi raporlarına göre davacının maddi zararlarının 131.492,43 TL olarak hesaplandığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, birleşen davada manevi tazminatın somut olay, yaralanma biçimi ve kusur durumuna göre takdir edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile, ıslah talebine göre 131.492,43 TL maddi tazminatınn davalı ... yönünden olay tarihi olan 18.01.2009 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ... bakımından poliçe limiti olan 100,000,00 TL sınırlı olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davacının davasının kısmen kabulü ile 75.00,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.01.2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının işin uzmanı olmadığından teknik arızadan sorumlu tutulmaması gerektiğini, kusursuz sorumluluğu kabul etmemekle birlikte kusur oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü/ işleteni ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2080, K. 2024/4477, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2080-e-2024-4477-k-655a6af496b1