Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/137 E. 2024/5006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/137
- Karar No
- 2024/5006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/205 E. 2023/262 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ..., ... ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalıların kendisini darp ettiklerini, ceza yargılaması sonunda davalılardan ...’ın nitelikli kasten yaralama, diğer davalıların basit yaralama suçundan cezalandırıldıklarını belirterek olay nedeni ile tedavi, ulaşım ve kazanç kaybından oluşan maddi zararları ile manevi zararlarının tazminini talep etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş, 09.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiş, 12.04.2023 tarihinde ise, maddi tazminat talebinin 26.160,01 TL olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davacının maddi tazminat talebinin açık olmadığını, ıslahı kabul etmediklerini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, raporu hazırlayan bilirkişinin uzmanlık alanının belirsiz olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2011/24 Esas 2015/298 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 12.510,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 25.10.2017 tarihli ve 2015/13573 Esas, 2017/6361 Karar sayılı ilamıyla; "...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)...Dosya kapsamından ve özellikle dava dilekçesinden, davacının tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ulaşım giderlerine ilişkin olarak maddi tazminata hükmedilmesini istediği anlaşılmaktadır. Mahkemece tedavi giderlerinin tazminine karar verilmiş ancak kazanç kaybı ve ulaşım giderlerine dair talebe ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerektirmiştir. b)...Davaya konu olan olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi ve tarafların durumu dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.3- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğinden; Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/102 esas, 2010/173 karar sayılı ilamı ile, davalı ...’ın yüzde sabit ize neden olacak şekilde kasten yaralama suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın cezalandırıldığı, diğer davalıların basit yaralama suçundan haksız tahrik uygulanarak cezalandırılmalarına karar verildiği, ilamın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2012/3949 esas sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesinde “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Ceza dosyası kapsamı ve yukarıda anılan kanun hükmü de nazara alınarak her bir davalının eylemi ve varsa kusur oranları, bu eylem sonucu oluşan zarar miktarları ayrı ayrı belirlenmeli, kendilerine yüklenebilecek kusurun ağırlığı, bütün durum ve koşullar ile dosya kapsamındaki tüm deliller gözetilerek sorumluluk miktarları tayin edilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir. " denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 12.510,00 TL tedavi gideri, 703,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.171,88 TL tedaviye ilişkin yol-yemek gideri, 1.125,00 TL tedaviye ilişkin konaklama gideri olmak üzere toplam 18.510,01 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 12.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ... ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük hükmedildiğini, maddi tazminat taleplerinin eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulmadığını, kusur raporu alınmış olmasına ve her bir davalının kusur oranı tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece kusur oranları dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen tahsil şeklinde hüküm tesisinin hatalı olduğunu, bu durumun usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan tedavi, ulaşım ve kazanç kaybından oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51, 54 ve 56 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma ilamına uyularak yapılan araştırmalar sonucunda maddi tazminatın hesabının yerinde olmasına, manevi tazminat miktarının bozma ilamına uygun olarak artırılmış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalılar ..., ... ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalılar ..., ... ... ve ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Dosyanın incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak kusur raporu alındığı, 11.05.2020 tarihli rapora göre davalı ...'ın davacı ...'ın yaralanmasında % 75 oranında, davalı ... ...'ın % 6,25 oranında, davalı ...'ın % 6,25 oranında, davalı ...'ın % 6,25 oranında ve davacı ...'ın kendisinin yaralanmasında % 6,25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kusur oranlarına göre hangi davalının ne kadar maddi tazminattan sorumlu olduğu konusunda ek rapor alındığı, mahkemece bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda hüküm fıkrasında, davalıların belirlenen kusur oranlarına göre değil, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsil edilmesine şeklinde hüküm tesis edildiği, bu durumda bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Şu halde, mahkemece davalıların belirlenen kusur durumlarına göre hesaplanan tazminattan her bir davalının sorumlu olduğu miktar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, bu hususun gözetilmeyerek müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, "Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. " düzenlenmesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, 09.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiş, 12.04.2023 tarihinde ise, maddi tazminat talebinin 26.160,01 TL olduğunu belirtmiştir.
Şu halde, mahkemece yukarıda anılan yasal düzenleme gözetildiğinde aynı davada birden fazla kez ıslah yoluyla miktar artırımı yapılamayacağı hususunun üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, ikinci kez artırılan miktara göre hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ..., ... ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ..., ... ... ve ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.