Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1871 E. 2025/7853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1871
Karar No
2025/7853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/695 D.İş, 2023/695 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve % 5 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile talebini 340.170,86 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı kurumun ancak ZMSS bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan 24.07.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru ile kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 5 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 340.220,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, motosiklette yolcu olan davacının müterafik kusuru nedeniyle % 20 oranında indirim yapılması gerektiği, bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 272.176,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların soruşturma aşamasında uzlaşmış olmaları sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden farklı başvuru yapılmış olup aynı kaza nedeniyle birden fazla başvuru yapılıp mükerrerliğe sebebiyet verildiğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinin bir kısmını davacının üstlenmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan başvuru, davalı şirket tarafından tarafların uzlaşmış olması sebebiyle reddedilmiş olduğundan davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, 18.10.2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 26.07.2023 tarih ve 2023/43 Esas -2023/141 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile “04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşma sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; …” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi ve yapılan yeni düzenlemeye göre soruşturma aşamasındaki uzlaşmanın eldeki tazminat davasına etki etmeyecek olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda, dosyaya sunulan Kahramanmaraş ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 07.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince 3 adli tıp uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24.07.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazası sonrası meydana gelen ''hipertrofik skar ve keloid'' arızası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı diğer bulgularla birlikte % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (karara davacı tarafından itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b-1. maddesinde yer alan ''Sola dönüş kurallarına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusursuz, zorunlu trafik sigortası poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1871, K. 2025/7853, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1871-e-2025-7853-k-3d90a822f8e5