Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14585 E. 2026/4784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14585
- Karar No
- 2026/4784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/813 D. İş, 2024/824 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 19.06.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından daha evvel kısmi ödeme yapılmış ise de müvekkilinin maluliyetinde gelişen durum söz konusu olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, başvuru sırasında sunulan raporda gelişen durumun tespit edildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığı ve maluliyetinde gelişen durum olduğu iddiasına dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya %36 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Dosyanın incelenmesinde; 07.12.2018 tarihli maluliyet raporunda meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının %36 oranında iş göremez olduğunun tespit edildiği, anılan rapora istinaden davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, incelemeye konu davada ise başvuru sırasında sunulan 05.10.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının diğer yaralanmalarından kaynaklanan iş göremezlikleri dışında anksiyete bozukluğu nedeniyle de iş göremezliği olduğu, sonuçta %48 oranında iş göremez olduğunun ve 07.12.2018 tarihli rapor ile aradaki farkın artan oran niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmektedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda ise davacının mevcut yaralanmaları nedeniyle %36 oranında iş göremezliği olduğu, anksiyete bozukluk olarak adlandırılan rahatsızlık nedeniyle iş göremezliğinde gelişen durum olmadığı belirtilmiştir. Bu hali ile davacının iş göremezliğinde gelişen durum olup olmadığı hususunda dosya kapsamında mevcut raporların çelişkili olduğu belirlenmiştir. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu ve gelişen durum olduğu belirtilen “anksiyete bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacının tedavi görüp görmediği, tedavisinin sona erip ermediği, bu rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, gelişen durum olup olmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulu tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu, davacı tarafından sunulan 05.10.2023 tarihli rapor ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapor da irdelenerek aralarındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.