Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12982 E. 2026/3808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12982
- Karar No
- 2026/3808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1168 Değişik İş – 2024/1187 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.01.2024 tarihinde davacı ...'ün eşi, diğer davacıların annesi olan yayaya davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın çarpması ile oluşan trafik kazasında davacıların desteklerini yitirdiklerini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 600,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 15.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı eş ... için talebini 1.025.939,61 TL'ye, davacı çocuk ... için talebini 10.496,10 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ... ile ... için ödeme yapıldığını sorumluluğun bu şekilde yerine getirildiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, başvuranların müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalıp kalmadıklarının araştırılması gerektiğini, erkek çocukların 18 yaşında, kız çocukların 22 yaşında destekten çıktıklarının dikkate alınması gerektiğini, kusur oranının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, faiz başlangıcına ve oranına ilişkin taleplerin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... için 1.025.939,61 TL, davacı ... için 10.496,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.036.435,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinden 28.03.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacılar ..., ... ve ... ... 'ün 100,00' er TL olmak üzere toplam 300.00 TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, tüm davacıların toplam 100,00 TL cenaze ve defin masrafı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağı ile alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, kazada trafik işaretlerinin bakım ve oranımını yapan kuruluşun da kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin olayın oluşumuna uygun olmadığını, progresif rant yöntemi ile hesaplamanın hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunun hatalar içerdiğini, eşin evlilik ihtimalinin bulunmadığı kabulünün hatalı olduğunu, pay dağıtımında hata bulunduğunu, hatalı bilirkişi raporuna göre yapılan ıslahı da kabul etmediklerini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden yayanın eş ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin gideri talebine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen İtiraz Hakem Heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonunda davacı ... yönünden davaya konu edilip hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 10.496,10 TL olup İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Davalı vekilinin davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağı ile davacıların murisi yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-b kuralını ihlal ettiği, sigortalı araç sürücüsünün ise 52/1-a maddesini ihlal ettiği ve kusurlu olduğunun belirlendiği; soruşturma evresinde alınan kusur raporunda yayanın kural ihlali bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün ise 2918 sayılı Kanunun 52/1-a kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kök kusur raporunda yayanın 68/1-b kuralını ihlal ettiği ve %25 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise 52/1-a maddesini ihlal ettiği ve %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ek raporda ise yayanın kusursuz olduğu ve sürücünün 52/1-a maddesini ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu ek rapora göre sürücünün %100 kusurlu olduğu belirlemesi ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, varsa kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturma dosyası eksiksiz olarak celp edilip incelenerek ve dosyadaki tüm raporlar dikkate alınarak, dosyanın ... Kürsüsünden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik ... Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, kusur raporları ve tüm dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.