Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1232 E. 2024/5360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1232
- Karar No
- 2024/5360
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2757 -2023/2701 BİRLEŞEN DAVADA HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/270 Esas 2023/315 Karar Taraflar arasındaki yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve kaçınılmaz tedavi gideri istemine ilişkin asıl dava ve hasar tazminatı istemine ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Tur. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalılar ..., Özlem Diyarbakır Tur. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat .....ile davacı asil ... ve vekili Avukat ....geldi. Davalı ... Sigorta AŞ tarafından gelen olmadı. Davacı ... ve vekili Avukat ....., Davalılar ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.05.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracı kullanan kusursuz müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve sakat kaldığını, kaza nedeniyle davalı ...'un 21 BY 103 plakalı aracın sahibi ve şoförü olduğunu, davalı Özlem Diyarbakır Tur İnş Nak San Tic Ltd Şti.'nin aracın işleteni olduğunu, davalı ... şirketinin de aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminat alacağı için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı ihtiyacı için 1.000,00 TL, fatura edilmeyen ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tazminatı için 100,00 TL olmak üzere 3.100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan 13.09.2019 tarihinden, davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin manevi zararları için 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediği, başvuru konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanın bulunmadığını, kazaya karışan aracın müvekkil şirkete 14.03.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede maddi araç başına teminat limitinin 36.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde ... plakalı aracın pert olduğu belirtilmiş olup pert olmuş aracın trafikten çekildiğine ilişkin belgelerin mahkemeye sunulmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalılar Özlem Diyarbakır Nakliyat ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen iş bu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili ...'un kaza olayının meydana gelememesi adına üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olması rağmen, davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkillere ait araca solundan çarparak söz konusu olayın gerçekleştiğini, kaza mahallinde tutulan trafik kazası tespit tutanağında net olarak belli olmadığını, davacının trafik kurallarına uyup uymadığı hususunun dinlenecek tanık beyanları ile dosyaya kazandırılacak kamera kayıtları ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının haksız manevi tazminat talebini mutlak olarak reddettiklerini, davacılar tarafından müvekkilleri aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve güncel veriler esas alınarak denetime elverişli şekilde düzenlendiği anlaşılan 18.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı gerekçesiyle davacı lehine bedel artırımı ve ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; 4.447.102,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 24.266,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 33.942,98 TL geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri, 200.000,00 TL SGK tarafından karşılanamayan tedavi gideri olmak üzere toplam 4.705.311,32 TL tazminatın (davalı ... Sigortadan poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak) kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden ise; tarafların dava konusu olaydaki kusur durumları, davacının tespit edilebilen müterafik kusurunun bulunmayışı, davacıda kaza sonucu sürekli kalıcı sakatlık oluşması, davacının iyileşme süresinin 12 aya kadar uzaması ve sürekli bakıcıya ihtiyaç duyması, meydana gelen kazanın davacıda meydana getirebileceği fiziksel ve psikolojik etkiler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, olayın oluş şekli, ceza dosyası, tanık beyanları, meydana gelen sonucun ağırlığı, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve mütesesilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, birleşen 2020/250 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; kazaya karışan sürücülerin kesinleşen kusurlarına göre denetime ve hükme elverişli şekilde makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 06.07.2021 tarihli rapor hükme esas alınmış, hazırlanan raporda araçtaki hasarın ağır olduğu bildirilmiş olup hazırlanan rapor denetime elverişli görülmekle hükme esas alınarak birleşen 2020/250 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile; 21.000,00 TL hasar onarım bedeli tazminatının kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... Sigortadan poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak) davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve davalılar Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece tespit edilen kusur oranı ile maddi gerçeğin örtüşmediğini, somut olayda nedensellik bağının kesildiğini, her halükarda davacının müterafik kusuru dikkate alınması gerekirken yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davacının geçici ve kalıcı maluliyeti konusunda, bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bir bilirkişi heyetine; sevk edilerek tespiti yapılması gerekirken yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, yerel mahkemece fahiş miktarda yapılan hesaplamalar ve olayla örtüşmeyen bilirkişi raporları baz alınarak hükmedilen tazminatların kaldırılması gerektiğini, yeni içtihatlar kapsamında bilinmeyen dönem kazancının yıllık olarak %5 artırılıp %5 iskonto hesabıyla yapılması gerektiğini, ayrıca mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, SGK ve sigorta şirketlerince davacıya ödeme yapılmış ise ödemelerin hükmedilen tazminatlardan mahsubu gerektiğini, mahsup yapılırken peşin sermaye değerinin tamamının yapılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ve gerekçeli kararda bu hususa değinilmediğini, ceza dosyası soruşturma aşamasında dinlenen ve olayı ayrıntısıyla belirten tanıkların beyanları dosya arasına alınmadan ve göz ardı edilerek eksik araştırma ile kusur tespiti yapıldığını ve hüküm verildiğini, dosyada tanık beyanları açıkça ortada iken ve uzman görüşü de taraflarınca alınmışken tek rapora itibar edilerek Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) kusur raporu alınmamasının hukuken kabul edilemez olduğunu, sadece yerel hastanelerden alınan rapor ışığında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesabına dayanak olarak kabul edilecek maluliyet oranının poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, ceza dosyasının akıbeti beklenmeden mahkemece karar verildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin yaralanmasına göre dava konusu tüm alacaklarının az hesaplandığını, hükmedilen tazminatın az olduğunu, araç hasarından kaynaklı tazminatın da az hesaplandığını, kararın herhangi bir nedenle kaldırılması halinde davalılar lehine kazanılmış hak oluşmaması yönünden kararı istinaf ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile müvekkili lehine hükmedilen tazminatların artırılmasını ve davalılardan olay tarihinden avans ticari faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Karayolları Fen Heyetinden alınan ve hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu, haksız fiil tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık olmadığı, aktüerya raporlarına ilişkin olarak da Genel Şartlar ile getirilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanma ihtimali kalmadığı, davacının koruyucu ekipmanlarının bulunmadığının kabulüne yarayan bir delilin olmadığı, belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumluluklarının devam ettiği, alanında uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, aracın perte ayrılmasının daha ekonomik olup sovtaj bedelinin rayiç değerinin mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesinin yerinde olduğu, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, davalının olayda tam kusurlu olup davacının kusursuz oluşu, davacının kaza nedeniyle % 100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin 12 ay olduğu gözetilip, olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekili ile davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın az olduğunu, maddi tazminat olarak sürekli iş göremezlik, geçici, bakıcı ve tedavi gideri hesabının eksik olduğunu, kararın herhangi bir nedenle bozulması kaldırılması halinde davalılar lehine kazanılmış hak oluşmaması yönünden kararı temyiz ettiklerini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2-Davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyası soruşturma aşamasında dinlenen ve olayı ayrıntısıyla belirten tanıkların beyanlarının dosya arasına alınmadığını, tanık beyanlarından aracın hızlı olmadığı ve yavaş seyir halinde olduğu açık olup takograf bilgileri de olmadığını, kaza tespit tutanağında da kusur tespiti yapılamadığını, maddi vakıa incelendiğinde davacının kırmızı ışık ihlali yaptığı anlaşılmakla birlikte, kimin ışık ihlali yaptığı tespit edilemediği ihtimalde müvekkilinin kusurlu sayılamayacağını, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, davacının tedavi evrakları ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 3. İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırılması, kalıcı maluliyet konusunda ihtisas kurulundan rapor aldırılması gerektiğini, müterafik kusurun dikkate alınmasını, davacının sürücü olarak yer aldığı araçta, emniyet kemerini takmadığını bu hususta herhangi bir indirim yapılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilmediğini, raporda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aktüer hesabı yapılırken arttırımsız temel yıllık gelir; arttırımlı yıllık gelir ve iskontolu yıllık gelirin üç ayrı sütun halinde ayrı ayrı gösterilmediğini, ceza dosyasının akıbeti beklenmeden karar verildiğini, davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıları sürücü ve işleten olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Birleşen davalarda davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin birleşen davaya dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Birleşen davada aracın maliki olan davacı ... tarafından, aracının kaza sonucu hasara uğradığı belirtilerek hasar nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsili talebinde bulunulduğu, yerel mahkemece kazaya karışan sürücülerin kesinleşen kusurlarına göre makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 06.07.2021 tarihli rapor denetime elverişli görülmekle hükme esas alınarak birleşen davanın kabulü ile; 21.000,00 TL hasar onarım bedeli tazminatının kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... Sigortadan poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak) davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verildiği, davalıların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece birleşen dava yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. Buna göre adı geçen davalıların birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Asıl davada davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin asıl davaya dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 13.09.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda Mahkemece davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan aktüer raporunda; PMF Yaşam Tablosu’na göre tazminat hesabı yapıldığı; bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada PMF 1931 Tablosu’nun kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle birleşen davada davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle asıl davada davacı vekilinin ve davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle asıl davada davalılar ... ve ... vekilinin; (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ...'ne ve ...'a verilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... ve Özlem Diyarbakır Turizm İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl davada davacıya ve asıl ve birleşen davada davalılar ... ve Özlem Diyarbakır Tur. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.