Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11408 E. 2026/3496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11408
Karar No
2026/3496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/... E., 2024/786 K.

Davacı vekili tarafından adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. 29.02.2000 tarih ve 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun ve 6100 sayılı HMK'nın 334/1. maddesi gereğince adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların önceden evli olduklarını, davalının, davacıya karşı birden fazla defa cinsel istismar eylemi nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/3 Esas ve 2014/44 Karar sayılı ilamı ile eşe karşı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, davacının, davalı aleyhine açmış olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/130 Esas, 2015/86 Karar sayılı ilamı ile tarafların boşandıklarını, davalının müvekkiline karşı gerçekleştirmiş olduğu mahkumiyetine konu suç nedeniyle davacının ruh ve beden bütünlüğünün bozulduğunu, hayatının karardığını ve yaşamının alt-üst olduğunu, davalının eylemlerinini davacının ruh ve beden bütünlüğü üzerinde yarattığı etkilerinin parasal ya da maddi değerlerle giderilebilmesinin, telafi edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının yaşadığı ve yaşamakta olduğu acı elem ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilebilmesi için Ağır Ceza Mahkemesi kararından belirtilen suç tarihi olan 03.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, zira davacı tarafın aynı iddialarla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/130 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu boşanma davasında boşanmanın fer'i niteliğinde olan manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafın dayandığı olaylar ile açılan işbu manevi tazminat davasındaki olayların aynı olduğunun görüleceğini, boşanma davasında manevi tazminata hükmedildikten sonra aynı sebeplerle yeni bir dava açılması halinde sonraki davanın kesin hüküm nedeniyle reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı ile davalının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 26.02.2015 tarih, 2014/130 Esas, 2015/86 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, davacının, davalı tarafından cinsel istismara uğradığından davalı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/2 Esas sayılı ceza dosyasının devam ettiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 26.02.2015 tarih, 2014/130 Esas, 2015/86 Karar sayılı ilamı ile davacının evlilik birliği sırasında davalı eşinin tehdit, hakaret, darp, rızası dışında davacıyla normal veya ters ilişkide bulunduğunun rapor ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle davacı lehine manevi tazminata hükmedildiği, mahkemece verilen kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 24.03.2015 tarihinde kesinleştiği, manevi tazminat istemli eldeki davanın ise boşanma kararından sonra 20.01.2021 tarihinde açıldığı, şu halde; boşanmanın feri niteliğindeki manevi tazminat talebinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 26.02.2015 tarih, 2014/130 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararı ile kabul edildiğinden, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi kararının doğru olduğu, ancak 05.07.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında, ön inceleme duruşma tutanağı imzalanmadan davanın karara bağlandığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 20. maddesine göre davalı yararına vekalet ücretinin yarısı olan 2.040,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken davalı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçeleriyle; davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulüne, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.07.20 21... /28 Esas, 2021/308 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca daire tarafından düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesin olmadığını, cinsel saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat davası olduğunu, boşanma davasının 2015 yılında, cinsel saldırıya ilişkin ceza dosyasının 2020 yılında kesinleştiğini, boşanmada hükmedilen manevi tazminatın tarafların suç olmayan eylemleri nedeniyle verildiğini, ceza mahkumiyet sonucu oluşan manevi zararı kapsamayacağını kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi Dairemizce kabul edilmiş ise de HMK 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11408, K. 2026/3496, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11408-e-2026-3496-k-fa278aa8b6d5