Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10668 E. 2026/289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10668
Karar No
2026/289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/133 Esas - 2014/248 Karar

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.06.2001 tarihli inceleme raporu ile Adalet Bakanlığı personeli, ... Medikal ve ... Medikal Firmaları'nın ortakları ve temsilcileri olan davalılar tarafından, sahte sağlık kurulu raporu, sahte reçete, sahte fatura ve vekaletnamelerin Adalet Bakanlığı ... Saymanlığına ibraz edilmesi sureti ile haksız kazanç elde edildiğinin belirlendiğini, davalıların oluşan kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.899.470,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan; 5.628.020,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan; 9.007.220,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan; 6.906.120,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan; 7.958.300,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan zararın doğduğu tarihlerden itibaren yasal faizi ile beraber tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; ... Medikal Firması ile bir ilgisinin ve bağlantısının olmadığını, sahte evraklarla Hazineyi zarara uğratma iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dolandırıcılık suçundan açılan ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğini, olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adalet Bakanlığı personeli olan davalılar ..., ... ve ...'in yakınları adına düzenlenen hastane sevk kağıtlarını davalı ...'na menfaat karşılığında vermeleri akabinde diğer davalılar tarafından düzenlenen sahte sağlık kurulu raporları, sahte reçeteler, sahte faturalar ve vekaletnamelerin Adalet Bakanlığı ... Saymanlığına ibraz edilmesi sureti ile tüm davalıların haksız kazanç elde ettiklerinin sabit olduğu, 02.05.2012 tarihli bilirkişi heyet raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu, davalıların teftiş raporu ve bilirkişi raporu ile belirlenen kurum zararından sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulü ile 7.895,47 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen 18.04.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 5.628,02 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 9.007,22 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen 26.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 6.906,12 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen 19.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 7.958,30 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen 27.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesine karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; hakkında dolandırıcılık suçundan beraat kararı verildiğini, davacı tarafından aynı dava konusuna ilişkin dava açıldığını, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/1 40... /38 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, bu ilamın eldeki dosyada kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; davacı tarafından aynı dava konusuna ilişkin daha önce dava açıldığını, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/666 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, eldeki kararın mükerrer tahsilata neden olacağını, hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düştüğünü belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Adalet Bakanlığı personeli, ... Medikal ve ... Medikal Firmalarının ortakları ve temsilcileri olan davalılar tarafından, sahte sağlık kurulu raporu, sahte reçete, sahte fatura ve vekaletnamelerin Adalet Bakanlığı ... Saymanlığına ibraz edilmesi sureti ile haksız kazanç elde edildiği ve davacı kurumun zarara uğratıldığı iddiası ile alacak istemine ilişkindir. 1.Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile [1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) madde 237; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 114/1-i] çözümlenmemiş olması dava şartıdır. Bu şart, olumsuz dava şartı olarak adlandırılır.

6100 sayılı HMK’nun 303/1. maddesi de “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde benzer bir tanımı içermektedir. Kesin hükmün ilk koşulu, her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması; ikinci koşulu, müddeabihin aynılığı; üçüncü koşulu ise, dava sebebinin aynı olmasıdır. Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değil demektir. Davacı tarafından davalı ... aleyhine Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/1 40... /38 Karar sayılı dosyasında eldeki dava konusu bedel olan 7.958,30 TL yönünden aynı dava sebebine dayalı dava açıldığı, 13.02.2013 tarihli kararla davanın esastan reddine karar verildiği, hükmün 25.06.2015 tarihinde onanarak kesinleştiği; davacı tarafından davalı ... aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/6 66... /174 Karar sayılı dosyasında eldeki dava konusu bedeller olan 9.007,20 TL ve 6.906,12 TL yönünden aynı dava sebebine dayalı dava açıldığı, 14.05.2008 tarihli kararla davanın kabulüne karar verildiği, davalı ...'un temyizi üzerine mahkemece 11.08.2010 tarihinde adı geçen davalı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek karar verilerek hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki bu davada ise aynı dava sebebine dayanılarak aynı davalılar aleyhine aynı talepler ile dava açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

V. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10668, K. 2026/289, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-10668-e-2026-289-k-a86efbff008f