Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9624 E. 2023/13338 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9624
Karar No
2023/13338
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) DAVADA DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVADA DAVALI : ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 23.02.2015 (asıl dava), 18.04.2016 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davacıların müteveffa araç maliki ’ın mirasçıları olduğunu, davaya konu aracın davacı mirasçılara veraseten intikal ettiğini, davacıların aracının davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücü ...’ın idaresinde seyir halinde iken dava dışı sürücü idaresindeki araç ile çarpıştığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacı tarafa ait aracın kullanılamaz ... geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL araç hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda asıl davaya konu araca muadil bir aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 57.000,00 TL olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 7.000,00 TL araç hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aracın kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, araç için ağır hasar işlemi yapılması hususunun davacılara bildirilmesine rağmen ÖTV düşülerek hesaplanan tutarın davacılar tarafından kabul edilmediğini, sigortalının aracı ilk alırken engelli aracı ÖTV muafiyeti kapsamında almasına rağmen kaza sonrası müvekkili şirketten rayiç değeri talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olduğunu, sigortalının kasko genel şartlarına göre pert total işlemine tabi tutulan araçlar için aranan şartlara uymadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2016 tarihli ve 2015/77 E., 2016/247 K. sayılı kararı ile; Somut olayda kazalı aracın ÖTV istisnası ile alındığı ve davalı tarafından kasko sigortası ile sigortalanmış iken oluşan kaza sonucunda raporda belirtildiği üzere kullanılamaz olduğu, genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin incelenmesinde davaya konu aracın rayiç değer üzerinden kasko sigortası ile sigortalandığı ve bu değer üzerinden prim tahsili yapıldığı, tam hasar halinde rayiç değer üzerinden zararın karşılanacağının düzenlendiği; tüketiciye yasa ile ÖTV ödememe konusunda muafiyet getirildiği, kasko sigorta poliçesinin incelenmesinde ÖTV muafiyeti bulunduğu ve tam hasar durumunda ÖTV'siz değerin tüketiciye ödeneceği yönünde de bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin 24.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,plakalı araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasına, birleşen davanın kabulü ile 7.000,00 TL'nin 24.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli 2016/19527 E., 2019/7401 K. sayılı kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7/2-d maddesinde "ilk iktisabından sonra ...kaza sonucu hurdaya çıkarılmasında... beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı"nın ÖTV'den muaf olduğu belirtilmiştir. Yani, aracın trafik kaydının silinip aracın hurdaya ayrıldıktan sonra, aynı cinsten aracın beş yıl içindeki ilk iktisabında muafiyet hakkı devam etmektedir.Bu durumda, yukarıda anılan maddeler uyarınca; mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre, ÖTV düşülerek tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Davalı ... meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından davacı ... ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira kasko sigortasında aslolan araç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Dosyada hükme esas alındığı anlaşılan 07.03.2016 havale tarihli bilirkişi ek raporunda sigortalı aracın onarım masraflarının piyasa rayiç değerlerine ulaşması nedeni ile tamirinin ekonomik olmadığı belirtilerek pert total olarak kabul edilmesi gerektiğine değinilmiş ve aracın kazasız halde rayiç değerinin 57.000,00 TL, sovtaj değerinin 17.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak sigortalı aracın pert total kabul edilmesi gerektiği, sigortalı aracın hurdasının sigorta şirketinde kalması gerektiği gerekçesi ile araçların hurda değerleri mahsup edilmeksizin rayiç değerlerine hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.2.2 gereğince kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatının ödenemeyeceğine dair hüküm göz önüne alınarak 52 KG 332 plakalı aracın hurdasının davalı ... şirketine bırakılmasına dair karar verilirken araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin davacı tarafından davalı ... şirketine teslimine karar verilmemesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına bozma nedeni ve şekline göre davalı vekilinin yargılama giderine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda ilgili vergi dairesinden ÖTV miktarı sorularak bu hususta bilirkişi ek raporu alındığı hurda tescil belgesi davacı tarafa temin ettirilerek aracın piyasa rayiç bedeli olan 57.000,00 TL'den ÖTV tutarı olan 13.480,12 TL'nin indirilmek suretiyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 43.519,88 TL'nin 24.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 55 KG 332 plakalı araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin davacı tarafından davalı ... şirketine teslimine, 55 KG 332 plakalı araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tazminattan ÖTV indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, araç rayiç bedelinin düşük hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyulan bozma ilamına aykırı bir karar tesis edildiğini, davacılar tarafından süresinde aracın trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesi sunulmamasına rağmen hükümde araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasına karar verildiğini, söz konusu belge sunulmadan aracın davalıya bırakılmasının mümkün olmadığını, davaya konu araç üzerinde bulunan hacizler de düşünüldüğünde bu durumun fiilen de mümkün olmadığını, davacıları sebepsiz zenginleştirecek bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça bir talep olmadığı halde aracın davalıya devri yönünde hüküm tesisinin doğru olmadığını, aracın sovtaj bedelinin düşülmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğini, hesap edilen 57.000,00 TL araç piyasa rayiç bedelinin fazla olduğunu, bu bedelden mahsup edilen 13.480,12 TL ÖTV'nin ise düşük olduğunu, davacı tarafın kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın Trafik Tescil Müdürlüğünden alacağı “trafikten çekilmiştir” başlıklı yazıyı mahkemeye ibraz etmeden işbu hasarla ilgili talepte bulunma hakkı dahi olmadığını, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının temerrüde düşmediğini, dava açılmadan evvel davalı ... şirketinin ÖTV tutarı düşülerek ödeme yapmayı kabul etmesine rağmen davacıların ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, dava dışı araçla çarpışması sonucu meydana gelen hasar bedeli tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesi, Özel Tüketim Vergisi Yönetmeliğinin Geçici Madde 3, 30/04/2010 tarih ve ÖTV-2/ 2010-3 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Sirküleri/12, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.2.1. ve 2.2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma ilamı uyarınca araç rayiç bedelinden ÖTV tutarının düşülmesinin doğru olduğu, hükümde araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin davacı tarafından davalı ... şirketine teslimine, araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, davacı tarafın mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmediği, davalı vekilinin de ilk karara karşı rayiç bedel hususunda itirazda bulunmadığı, bu nedenle tarafların araç rayiç bedeline ilişkin itirazının reddi gerektiği, davalının temerrüde düştüğü, davalı aleyhine faize ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacılar 269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan Davalı 2.973,00 TL 0.H. 853,88 TL P.H. 2.119,12 TL Kalan

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9624, K. 2023/13338, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9624-e-2023-13338-k-b0de677da445