Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/955 E. 2023/9566 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/955
Karar No
2023/9566
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/323 E., 2022/1993 K. HÜKÜM/KARAR : Davacıların istinaf başvurusunun reddine/ davanın zamanaşımı nedeni ile reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/49 Esas, 2021/215 Karar Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.03.2005 tarihinde davalı ...Ş. tarafından trafik sigortası ile sigortalanmış, davalı ... Turizm Sey. Org. ve Tic. A.Ş.'nin işleteni olduğu yolcu otobüsünün, davacıların desteğinin yolcusu olduğu, davalı ...Ş. (eski adı Genel Sigorta) tarafından sigortalanmış olan araç ile çarpışması sonucu davacılar desteğinin hayatını kaybettiğini, davalıların araçların kusurları oranında temerrüd tarihinden itibaren sorumlulukları olduğunu, ... Turizmin ise hem adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde hem de otobüsün ticari işleteni olması sebebiyle maddi-manevi tazminatın tümünden kaza tarihinden itibaren faizi ile sorumluluğu olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik sigorta şirketlerinin kusurları oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak ... Turizm'in tamamından sorumlu olması kaydıyla ... için 8.710 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ...'a velayeten ... için 50.548 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketlerinden temerrüt, ... Turizm'den kaza tarihinden itibaren faizi ile alınarak davacılara verilmesini, ... için 50.000 TL, ...'a velayeten ... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalı ... Turizm Sey. Org. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mahkeme nezdinde huzurdaki davayı ikame etmeden önce kendilerine hasar başvurusunda bulunmamış olması ve bu bağlamda 2918 sayılı Kanun’da düzenlenen dava şartının noksanlığı gerekçesiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne veya İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle huzurda görülen davanın reddi gerektiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, kazanın araç sürücüsünün asli kusuruyla meydana geldiğini, müteveffanın kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurlu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde dava dosyasının yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece kusur ve maluliyet incelemesi yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin çok yüksek olduğunu, müteveffanın 5/8 oranında asli kusurlu hareketleriyle kazaya sebebiyet verildiğini, müteveffanın emniyet kemerini takmadığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, bu sebeple taleplerin reddinin gerektiğini, öncelikle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesini, bu talepler yerinde görülmez ise pasif husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talepler de yerinde görülmez ise davanın müvekkili şirket yönünde reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 13.03.2005 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle tazminat davası açtığı, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK md. 455/2 ve md. 102/3 uyarınca belirtilen fiilin uzamış ceza zamanaşımının 10 yıl olduğu, aynı yasanın 104. Maddesinde belirtilen ‘yarı oranında uzama’ kuralının hukuk davalarında uygulanamayacağı, eldeki davanın 10 yıl geçtikten sonra 25.02.2020 tarihinde açıldığı, davalılar ... Turizm A.Ş, Ak Sigorta A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş. yönünden davanın tefrik edilerek yargılamaya devam olunduğu, işbu davalıların süresi içerisinde sundukları cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulundukları, her ne kadar davalı ... Turizm yönünden yapılan 22.06.2020 tarihli tebligat üzerinde "tüzel kişiliğin temsilcisinin tebliğ anında adresinde bulunamaması- toplantıda olması nedeniyle daimi işçisi- memuru Derya imzasına tebliğ edilmiştir." ibaresi bulunmakta ise de tebligatın usulsüz olduğu, tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan iş yeri çalışanına tebligat yapıldığı, Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında tebligatın usulsüz olduğu, davalı ... Turizm yönünden de süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı başlangıcının zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağını, çünkü bedensel zarara uğrayanın işgöremezlik derecesi, kusura katılımı, işgörebilirlik (aktivite) süresi, gerçek veya olası kazançları gibi hesap unsurları gözetilerek maddi zararın belirleneceğini ve sorumlulardan maddi tazminat isteneceğini, İlk Derece Mahkemesince kusur raporu alınmadığını, zararda gelişen bir durum söz konusu ise zamanaşımı zararının tam olarak belirlendiği anda başlayacağını, 765 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu tarihte henüz zararın belli olmadığını, 5237 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde belli olduğunu, işbu davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğunu, davalıların hem borç ikrarında bulunması hem de zamanaşımı definde bulunmalarının yersiz olduğunu, davalı ... Turizmin cevap dilekçesini süresinde vermediğini, zamanaşımı define itibar edilmemesi gerektiğini, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 455/2 maddesi ve aynı kanunun 102. maddesi gereği zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemediği, davalılardan ....'ye yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, böylece zamanaşımı itirazının yasal cevap süresi içinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni olduğu ve davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı ve 13.03.2005 tarihli çift trafik kazası sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybettiği kazada davacıların uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacıların desteğinin hayatının kaybettiği kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda geçerli zamanaşımı süreleri dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, davalıların usulüne uygun zamanaşımı definde bulundukları anlaşılmakla; karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/955, K. 2023/9566, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-955-e-2023-9566-k-49b04faa3b99