Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9261 E. 2025/4865 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9261
- Karar No
- 2025/4865
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/397 D.İş., 2023/399 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.05.2021 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yolcu olan müvekkilinin yaralanarak %12 oranında malul olduğunu, maluliyet oranında artış olması halinde artışa ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, zira gerekli belgelerin eksiksiz şekilde iletilmediğini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, raporda belirlenen oranın fahiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kabul etmemek kaydıyla aleyhe karar verilmesi halinde müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcu ve kazanın tek taraflı oluşu dikkate alınarak sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminatın hesaplanmasına karar verildiği, davacı yolcu olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, maluliyet raporunda oranın olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri kapsamında belirlenmiş olduğu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu, başvuru sahibinin muayene edilerek ve tıbbi evraklar tetkik edilerek raporun düzenlendiği ve hükme esas alındığı, dava konusu kaza öncesinde KTK m. 97'de öngörülen başvuru şartının gerçekleştiği, hesap yönteminde hata bulunmadığı, araç sürücüsünün davacının dayısı olduğu gözetilerek hatır taşıması indirimi yapılmadığı, kaza tespit tutanağına göre başvuranın kaskının bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında tazminatın 548.511,10 TL olması gerektiği hesaplanmış ise de bu miktarın teminat limiti üzerinde kalması nedeniyle poliçe limiti üzerinden karar tesisi gerektiği, tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya tahkim öncesi yapılan başvuruda kaza tarihi 31.05.2021 olduğundan maluliyet raporunun temin edilemediğini belirterek dosyanın medikal firma incelemesine gönderilip oranın belirlenmesini talep ettiği, pandemi dönemi olması nedeniyle raporun dosyaya temin edilemediği sonucuna varıldığı, daha sonra yargılama sürecinde dosyaya sunulan %12 oranlı raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan ÇÖZGER atfı ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği ve hüküm tesis edildiği, tahkim öncesi taraf vekilleri arasında sigorta tazminatıyla ilgili olarak anlaşılmaya çalışıldığı, ancak anlaşmaya varılamadığının görüldüğü, açıklanan nedenlerle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiği ve maluliyet raporunun geçerli olmadığına yönelik itirazın reddine karar verildiği, resmi görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağı delil niteliğinde olup tutanaktaki tespitin aksini gösteren somut bir delilin davalı tarafça ortaya konulmadığı, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün tek taraflı kazada tam kusurlu olduğu, hesap yönteminde hata bulunmadığı, ancak maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun ÇÖZGER'e aykırı düzenlendiğini, raporun gerek formatı gerekse heyet teşkili bakımından ÇÖZGER'e uygun olmadığını, tek taraflı olarak alınan maluliyet raporunun içeriği teyit edilmeden hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, davacı kask kullanmadığından müterafik kusur indiriminin poliçe limiti üzerinden yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 31.05.2021 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; 31.05.2021 tarihli kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Tokat Gaziosmapaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.07.2022 tarihli raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te oran belirtilmemesi, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı çocuğun maluliyeti %12 olarak belirlenmiş, İtiraz Hakem Heyetince ise %12'lik bu oran hükme esas alınmıştır. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK'3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kaza tarihinde 17 yaşında olan davacının yaralanması nedeniyle başvuruda sunulan Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 01.07.2022 tarihli raporun değerlendirme bölümünde ÇÖZGER hükümlerinde engel oranı belirtilmediğinden Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %12 olarak belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkânı kalmamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı tarafından kararın yalnızca vekalet ücreti yönünden temyiz edildiği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza nedeniyle maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, davacının ikametine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.