Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9201 E. 2024/6881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9201
- Karar No
- 2024/6881
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/365 E., 2022/639 K. DAVA TARİHİ : 24.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında genel ticari kredi sözleşmesine istinaden tesis edilen ipoteğin kaldırılması nedeniyle tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Mis Lokma Tarım Hayvancılık Taşımacılık Ambalaj İnş. İmalat İthalat Tic. ve San. Ltd. Şti. ile dava dışı Balkoç Gıda A.Ş. ünvanlı şirkete kredi kullandırdıklarını, kullanılan kredilere teminat olarak davalı şirkete ait olan taşınmaza konulan ipoteğin davalı Sivas Tapu Müdürlüğünce kısmen kaldırıldığını, taşınmazın gerçekte hiçbir zaman satılmadığını, muvazaalı işlemler silsilesi ile devredildiğini ve 3.kişilere ipotek edildiğini, müvekkili bankanın, bu şekilde fek edilen ipoteğin değeri miktarınca teminattan yoksun kalarak zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ıslaha tabi olmak kaydı ile 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Sivas Tapu Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; alacaklı bankanın 1 nolu olarak belirttiği fabrika binasının bölünerek 1 ve 2 nolu fabrika binası yapıldığını, bu binanın ekinde 3 nolu fabrika binasının olduğunu, banka tarafından verilen muvafakatname ile işlemlerin yapıldığını, tapu müdürlüğünün taraflar arasında muvafakat alıp verme ilişkisine dahil olmadığını, tapu müdürlüğü aleyhine açılan davanın hiçbir yasal dayanağı olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Mis Lokma Tarım ve Hayvancılık Taşımacılık Ambalaj İnşaat İmalat İthalat Tic. ve San Ltd Şti. Vekili cevap dilekçesinde; açılan tazminat davasının mesnetsiz bir dava olduğunu, yapılan işlemlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2015 tarih, 2014/109-2015/252 sayılı kararı ile; davacının ipoteğin kaldırılmasından dolayı oluşan zararını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarihli 2015/15797 Esas, 2016/8230 Karar sayılı kararı ile; mahkemece alınan 12/01/2015 günlü raporda davacının gerçek zararını kanıtlayamaması nedeniyle maddi zarar hesabı yapılamadığının belirtildiği, davacı banka tarafından tanzim olunan 31.01.2013 tarihli yazıda, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kısmen kaldırılması yönünde bir ibare bulunmadığı, bu nedenle yeni oluşturulan üç nolu bağımsız bölüme ipoteğin işlenmesi gerektiğinin gözardı edilerek davanın tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece, dava konusu taşınmazda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, Sivas 1. İcra Dairesinin 2014/2902 esas sayılı takip dosyası, Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/107 esas sayılı dosyası ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, zarar kapsamı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hatalı Tapu Sicil Müdürlüğü işlemine dayalı tapu iptali, buna bağlı muvazalı işlemin iptali ve tescil ile üzerindeki davalı lehine konulan ipoteğin kaldırılarak davacıya ait ipoteğin 3 nolu bağımsız bölüme teşmili talebine ilişkin Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/107 esas sayılı dosyası ile açılan davanın sonucunda davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, iş bu dava dosyası için güçlü delil teşkil eden, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/107 esas sayılı dosyasının gerekçesinde de değinildiği üzere, davacı lehine 26.04.2011 tarihli ipotek tesis edilmiş bulunan taşınmazın 18.02.2013 tarihinde kat mülkiyeti kurulmadan önce davacı bankadan muvafakat alındığı, söz konusu 31.01.2013 tarihli muvafakatnamede "Mis Lokma Ltd. Şti adına kayıtlı Sivas ili, Merkez ilçesi, Çayboyu mahallesi, 4098 ada 3 parselde bulunan 1 nolu fabrika binası üzerinde bulunan ipoteklerimiz kalmak kaydıyla kat mülkiyeti kurulmasına muvafakat ediyoruz" ibaresinin bulunduğu, 1 nolu fabrika binası bölünerek 1 ve 2 nolu fabrika binası yapıldığı ve ipoteğin 1 ve 2 nolu fabrika binasına taşınıp 3 nolu bağımsız bölüme taşınmadığı, 3 nolu bağımsız bölümün davalı şirket ortaklarından Burhan'ın kardeşi Hamit'e satıldığı ve üzerine Garanti Bankası lehine ipotek tesis edildiği, taşınmazın ipotek tarihindeki niteliği tek katlı karkas fabrika binası olup yapı kullanma izin belgesinde 2 adet bağımsız bölüm taşıdığı ve projesinin 3 adet fabrika binası şeklinde çizilip onaylandığı, 30/05/2012 tarihinde ise proje kapsamında 3. fabrika binasının yapıldığı, söz konusu ek binanın ipotek tarihinden sonra ve fakat muvafakat tarihinden önce yapılmış olduğu ve muvafakat tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde ek binanın mevcut olduğu, davacı tarafın muvafakatının taşınmaz üzerindeki söz konusu ilk fabrika binası olarak değerlendirilip ipoteğin bu binaya isabet eden 2 nolu bağımsız bölümüne taşınıp 3 nolu bağımsız bölüme taşınmadığı, buna göre; basiretli şekilde davranma yükümlülüğü bulunan davacı bankanın taşınmazın ipotek tarihindeki yapısı ve projesini ve sonrasında projeye uygun şekilde yapılan değişiklikleri bilebilecek durumda olduğu ve bilmesi gerektiği gibi verdiği muvafakatname içeriğindeki 1 nolu fabrika binası şeklindeki ayırıcı ifadesi doğrultusunda zeminde muvafakat tarihi itibariyle birden fazla yapı olması nedeniyle oluşturulan bağımsız bölümlerden bu fabrika binasına ilişkin 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlere ipoteğin taşınarak bunun dışındaki 3 nolu bağımsız bölüme taşınmamasının yerinde olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacı bankanın muvafakat verirken ayırt edici herhangi bir ibare kullanmaksızın taşınmaz üzerindeki ipoteğin baki kalması şeklindeki bir beyanın ipoteğin tüm bağımsız bölümlere teşmilini sağlayabilecekken belirtildiği şekildeki bir ibarenin, ipoteğin sadece belirtilen taşınmazla sınırlı olarak devamı yönünde bir irade ortaya koyduğu ve söz konusu iradeye uygun şekilde tapu sicil müdürlüğünce yapılan işlemlerin de yerinde olduğu, sonuç olarak ipoteğin 3 nolu bağımsız bölüme teşmil edilmemesinde davalıların kusurunun bulunmadığı, davacının kendi kusurundan da yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bankanın tapu müdürlüğüne hitaben göndermiş olduğu yazıda hiç bir şekilde ipoteğin fekkine dair bir irade bulunmadığını, kat mülkiyeti kurulmadan önce var olan ipoteğin, kat mülkiyeti kurulduktan sonra oluşacak tüm bağımsız bölümlere sirayet ettirilmesinin zorunlu olduğunu, 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümler üzerinde devam eden ipoteğin 3 numaralı bağımsız bölüm üzerinde devam ettirilmemesinin açıkça Tapu Müdürlüğünün kusurundan kaynaklandığını, tapu müdürlüğünün ipoteğin kaldırılıp kaldırılmayacağını değil; ipotekli taşınmazda kat mülkiyeti kurulmasına muvafakat edilip edilmediğini sorduğunu, bozma ilamı öncesinde de aynı gerekçeyle reddedilen davanın bozma ilamına uyulduğu halde aynı gerekçeyle reddedildiğini, davayı takip etmeyen avukata yapılacak tebligat usulsüz olduğundan, gerekçeli kararın taraflarına tebliği gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerine davacı banka lehine konulan ipoteğin hatalı tapu işlemi sonucu kaldırılması nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 nci maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle bozma kapsamına uygun olarak alınan bilirkişi raporlarıyla; " bir teminat kaybı veya teminat açığı veya zarardan söz etmenin mümkün olamayacağı, zarar tespiti kavramının en az iki somut veri üzerinden, maliyet edinme ve satış/ gelir tutarlarının bilinmesi ve aleyhe fark olması durumunda tespit edilerek hesaplanacak bir kavram/durum olduğu, dava konusu somut olayda zarar tespili ve hesaplamasına yönelik herhangi bir somut verinin bulunmadığı, herhangi bir zarar hesaplamasının/tespitinin yapılmasının meycut haliyle mümkün olmayacağının" belirlenmiş olmasına ve aynı olaya ilişkin olarak Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/107 esas sayılı dosyası ile davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine 17. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ıncı maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.