Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9095 E. 2023/12628 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9095
Karar No
2023/12628
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2377 E., 2023/365 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/778 E., 2022/444 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 07.07.2016 tarihinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, diğer davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı...'e çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını ve %100 malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL geçici iş görmezlik, 2.000,00 TL, sürekli iş görmezlik tazminatı ve 2.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden ticari faizi ile birlikte davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiş; 26.09.2019 tarihli artırım dilekçesi ile toplam 108.559,16 TL sürekli iş göremezlik, 121.449,54 TL bakıcı giderinin tazminini istemiş; 10.02.2020 tarihli dilekçesinde sürekli iş görmezlik tazminatı 153.540,10 TL, bakıcı giderini 144.655,72 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, dava öncesinde davalı şirkete başvuru olmadığını, kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davalı şirketin poliçe teminat limitleri kadar zarardan sorumlu olduğunu, ticari faiz istenemeyeceğini belirterek haksız davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, oluşan zarar ile davalının fiili arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığını, kazanın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığını, poliçede belirtilen limitler dahilinde hükmedilecek tazminat tutarının muhatabının sadece sigorta şirketi olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek haksız davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davacının % 85, davalının ise %15 oranında kusurlu olduğu, maluliyetin belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda ise davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının %100 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olduğunun belirtildiği, 13.05.2019 tarihli rapora göre de davacının gerçekleşen kaza nedeniyle bedensel özür oranının %97 olduğu ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, Mahkemece 02.12.2020 tarihinde "davanın kısmen kabulüne, 151.540,10 TL daimi iş görmezlikten, 141.665,00 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 296.198,82 TL maddi tazminatın 230.008,70 TL'ye davalı ... yönünden 27.10.2016, davalı ... yönünden 07.07.2016 tarihinden, 66.187,12 TL'ye ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazla talebin reddine," karar verildiği, karara karşı davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna gidilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/631Esas, 2021/1859 Karar sayılı 21.10.2021 tarihli kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, güncel asgari ücret verileri dikkate alınıp hem progresif rant hem de önceki rapordaki gibi teknik faiz uygulanmak suretiyle terditli ek bilirkişi raporu hazırlandığı, raporda güncel (2022 yılı) asgari ücret verileri dikkate alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) %1,8’e göre yapılan hesaplama sonucunda; küçük...’in sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 270.611.8 TL, bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 285.980,56 TL olduğu, güncel (2022 yılı) asgari ücret verileri dikkate alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim)’e göre yapılan hesaplama sonucunda; küçük...’in sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 417.003,57 TL olduğu, kaza tarihinde (2016 yılı) ... poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 310.000,00 TL olduğu, kalan tazminat tutarından diğer davalının sorumluluğunun devam ettiği, bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 494.231,51 TL olduğu, kaza tarihinde (2016 yılı) ... poliçesi tedavi giderleri teminat limit tutarının 310.000,00 TL olduğu, kalan tazminat tutarından diğer davalının sorumluluğunun devam ettiği yönünde görüş bildirildiği, Yargıtay’ın son içtihatları gereğince kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre ve Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kararı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli emsal kararı doğrultusunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve kullanılarak, ancak 1,8 teknik faiz uygulanmadan, iskonto yöntemi uygulanarak ve çalışma yaşında olmayan davacının reşit oluncaya kadar (18 yaş) AGİ’siz asgari ücret düzeyinde geliri olduğunun kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı, davacının ilk kararı istinaf etmediği anlaşılmakla davalılar adına reddedilen miktara ilişkin kazanılmış hak doğmakla ilk verilen karardaki miktarları aşmayarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 151.540,10 TL daimi iş görmezlikten, 141.665,00 TL bakıcı gideri toplam 296.198,82 TL maddi tazminatın 230.008,70 TL'na davalı ... yönünden 27.10.2016, davalı ... yönünden 07.07.2016 tarihinden, 66.187,12 TL'na ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin daha önceki 2016/826 Esas sayılı dosyasında 2020/571 Karar sayılı ilamında davacı lehine verilmiş bir karar olmasından hareketle dosyanın davacı tarafça istinaf edilmemiş olmasının davalılar lehine usulü kazanılmış bir hak teşkil etmediğini, mahkemeye daha önce sunulan bilirkişi raporuna 2022 yılı asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması yönünde; maddi tazminat hesapları yapılırken, rapor tarihinde bilinen en son ücretlerin esas alınması gerektiğini, tazminatının hesaplanmasında, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması gerektiğini, asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan bu hususta, hakim bu durumu doğrudan ve duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmesi gerektiğini, mahkemenin 2022 yılı asgari ücrete göre hesaplama yapması için dosyanın yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, 09.05.2022 tarihli 5. bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğunu, davacı kusurlu olmamakla birlikte Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 13.05.2019 tarih ve 1454 sayılı raporunda, davacı...’in 07.07.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu ve kişinin bedensel özür oranının % 97 olduğu tespiti ile 2022 asgari ücrete göre sürekli iş görmezlik tazminat tutarının 417.003,57 TL olarak hesaplandığı, bakıcı giderinin ise 494.231,51 TL olduğu belirlenmesine rağmen mahkeme tarafından daha önceden dosyayı istinaf etmemeleri sebebiyle davacı taraf yönünden kesinleştiğinden dolayı daha önce verilen kararın verildiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen her iki teminat limitleri tutarları üzerinde hesaplanan bilirkişi 5.ek raporu doğrultusunda karar verilmesini talep ettiklerini, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının aracı ile seyir hâlindeyken, davacı...'in, yolun kenarında aynı yöne doğru araca arkası dönük olarak yürümekte iken; davalı yanından geçmekte olduğu anda arkasında bakmadan yola fırlaması ve önüne atlaması üzerine aracın davacıya çarptığını, davacının karşıdan karşıya geçmeden önce herhangi bir şekilde yolu kontrol etmediğini, karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı noktada, trafik raporunda da açık olarak görüldüğü üzere, trafik ışığı, yaya geçidi yahut yaya geçişine yarar herhangi bir trafik ögesi bulunmadığını, asıl kusurun karşıdan karşıya, kontrolsüz olarak geçiş yapmaya çalışan davacıda olduğunu, mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarih ve 2021/631 Esas, 2021/1859 Karar Sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiğini, davacı taraf istinaf kanun yoluna başvurmadığından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sair istinaf sebeplerinin şimdilik değerlendirilmediğine yer verildiğini, mahkemece bilirkişiden güncel asgari ücret verileri nazara alınarak hem progresif rant hem de teknik faiz uygulanmak suretiyle iki yöntemle hesaplama yapılması için ek rapor aldırıldığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir olmadığını, bilirkişi raporu alınmasına dahi ihtiyaç bulunmadığını, davacı taraf 26.09.2019 tarihli dilekçesi ile kısmî dava olarak açmış olduğu işbu davayı tam eda davasına dönüştürdüğünü, talep sonucunu nihaî olarak artırdığını, HMK hükümleri nazara alındığından tam ıslahın dava açısından yalnızca bir kere yapılabileceğini, davacı da davasını tam ıslah ettiğinden, temin edilen her bilirkişi raporuna göre yeni bir ıslah dilekçesini (her ne kadar adına başka isimler verilse de) verme imkânı olmadığını, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2997 Esas. 2021/331 Karar.) Mahkemece bu husustaki itirazlara rağmen karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıya kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamış olduğu gerekçesi ile kusur verildiğini, ancak bu kuralı ihlal etmiş olduğunu gösterir hiçbir somut delil bulunmadığını, kusur konusunda tekrar değerlendirme yapılması gerektiğini, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplamada hatalar bulunduğunu, hem teknik faiz hem progresif rant hesaplaması nazara alınmışsa da bilinen dönem, bilinmeyen aktif dönem ve bilinmeyen pasif dönem açısından hesaplamanın gün üzerinden yapılması gerektiğini, ay olarak yapılan hesaplamada çalışılmayan günler hesaba dahil edildiğinden (askerlik, tatiller vb.) tazminat miktarı hukuka aykırı olarak hesaplandığını, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları Sürekli Sakatlık Tazminat Hesaplaması Başlıklı Ek 3'ün 6. maddesine atıf yapılarak bakıcı tazminatında net asgari ücretin nazara alınacağı ifade edildiğini, bilirkişi raporunda hatalı olarak brüt asgari ücretin esas alındığını, davacı tarafından hâlihazırda bakıcı çalıştırıldığına ilişkin dosyaya sunulmuş bir belge de bulunmadığını, manevî tazminat açısından da fahiş değerlendirme yapıldığını, kabul edilen %15'lik kusur manevî tazminat miktarını fahiş hâle getirdiğini, davacının asli kusurlu olduğu nazara alındığında miktarın fazla olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 02.12.2020 tarihinde verilen ilk kararda davanın kısmen kabulüne, 151.540,10 TL daimi iş görmezlik tazminatı ve 141.665,00 TL bakıcı gideri toplam 296.198,82 TL maddi tazminatın 230.008,70 TL'ye davalı ... yönünden 27.10.2016, davalı ... yönünden 07.07.2016 tarihinden, 66.187,12 TL'ye ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Japan Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/631Esas, 2021/1859 Karar sayılı 21.10.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının davacı için tazminat belirlenirken yapılan hesaplamada 18 yaşına kadar agisiz asgari ücret uygulanması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına, sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Mahkemece istinaf kararından sonra aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış, 04.02.2022 tarihli raporda 18 yaşına kadar agisiz asgari ücret esas alınarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre bilinen dönem 31.12.2020 tarihi verileri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 151.467,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 144.655,72 TL bakıcı gideri belirlenmiş, davacı vekilinin güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılmasını talep etmesi üzerine alınan 09.05.2022 tarihli ek raporda güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada bilinen dönem 31.12.2022 tarihi verilerine göre 417.003,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 494.231,51 TL bakıcı gideri hesaplanmış, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan hesaplamada ise 270.611.81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 285.980,56 TL bakıcı gideri belirlenmiş, davacı vekili tarafından 09.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile belirlenen tazminatlar üzerinden karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, davacı tarafın ilk hükme ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapmadığı, ilk karar ile belirlenen tazminatın davacı yönünden kesinleştiği, Mahkemece davalı yararına oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davanın kısmi dava olduğu, kısmi davada ikinci kez ıslah yapılmayacağı gözetilmeden davacı tarafça verilen ikinci dilekçeye göre karar verilmiş olması isabetli görülmediği, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığından sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminat kesinleşmiş olmakla kesinleşen yönler korunarak ve maddi hatalar düzeltilerek davacının yaralanması nedeniyle 26.09.2019 tarihli ıslah dilekçesine göre 108.559,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 121.449,56 TL bakıcı giderinin davalı ... Biçiciden tahsiline dair yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21.10.2021 tarihli 2021/631 E., 2021/1859 sayılı kararı ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli, 2016/826 Esas, 2020/571 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra hesaplamada güncel asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, davanın kısmi değil belirsiz alacak davası olduğunu belirtmiştir. Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı giderinin sakatlık teminatından alınması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden ve genel şartlardaki indirim oranı ile hesaplanması gerektiğini, kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin dikkate alınmaması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusuru olmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden ve genel şartlardaki indirim oranı ile hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339 uncu maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 269,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9095, K. 2023/12628, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9095-e-2023-12628-k-e0664b94f36c