Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8957 E. 2023/13644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8957
- Karar No
- 2023/13644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/84 E., 2023/46 K. DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ..., 2-Axa Sigorta A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.11.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aracı ile seyir halindeyken davalı ... yönetimindeki aracı ile tali yoldan ana yola kontrolsüz bir şekilde çıkış yapması sonucu 26.10.2012 tarihinde maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek 50.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla maddi tazminat talebini 89.747,12 TL'ye yükseltmiş ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş; maddi tazminat talebini bozma sonrası sunduğu 18.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle 225.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2016 tarihli ve 2016/170 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat davasının kabulü ile 89.747,71 TL'nin davalı ... yönünden olay tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2018/3485 Esas ve 2020/179 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Somut olayda kaza tespit tutanağında davacı araç sürücüsünün kusursuz, davalı sürücü ...'nin ise asli kusurlu olduğu tesbit edilmiştir. Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/3044 sayılı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen trafik bilirkişi raporunda davalı ... asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edimiştir. Mahkemece alınan 24.02.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise davacı %15, davalı ... ise %85 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu belirleme yapılırken davacının kusursuz olduğunu gösteren K.T.T. ve trafik bilirkişisinin raporu irdelenmemiştir. Bu haliyle kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında düzenlenen rapor ile 24.02.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki giderilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasının aslı ya da fotokopi sureti bulunduğu yerden dosya arasına getirtilerek, ceza dosyası, kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkemece alınan 24.02.2014 Tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile dosyadaki diğer delillerin irdelendiği İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları yönünden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için İTÜ trafik kürsüsünden 20.07.2022 havale tarihli kusur raporu alındığı ve anılan rapor hükme esas alınarak 25.12.2022 tarihli hesap raporu aldırıldığı, hesap raporu hükme esas alınarak 18.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden davacı ön inceleme duruşmasından sonra manevi tazminat talebinde bulunmakla, talebi iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığından süresinde olmayan bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle; maddi tazminat davasının kabulü ile 225.000,00 TL maddi tazminatın davalı .... yönünden dava tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, güncel asgari ücret verileri ile rapor alınması ve bu rapora göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, hesap raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, bozma önce hesap raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, davacı tarafça itiraz edilmediğini, davanın kabulü kararın sonrası davacı vekili tarafından asgari ücrete yapılan zammın dikkate alınmadan ve kusura ilişkin sebeplerden kararın temyiz edildiğini, kararın kusur yönünden bozulduğunu, asgari ücrete yapılan zammın dikkate alınmamasına yönelik temyiz talebinin reddedildiğini, bozma sonrası düzenlenen raporda da kusur oranları konusunda değişim yaşanmadığını, davalı şirket lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, mahkemenin bu hususu gözardı ederek karar verdiğini, bozma öncesi kararın icra takibine konu edilmesi sonucu 27.06.2016 tarihinde 145.829,46 TL ödeme yapıldığını, ödemenin dikkate alınmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Gerek HUMK'un 83 ve devamı maddesi, gerekse 6100 sayılı Kanun'un 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” HUMK'nın 74 üncü maddesinde (6100 sayılı Kanun m. 26) düzenlenmiş olup, hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. HUMK'nın 83 üncü (6100 sayılı Kanun m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. Somut olayda davacı açmış olduğu kısmi davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, 14.07.2015 tarihli birinci ıslah dilekçesi ile talebini 89.747,12 TL arttırmış, davacı bozma sonrası alınan rapora göre 18.03.2023 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 225.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece yargılama sonucu ikinci ıslah dilekçesi gözetilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği hususları gözetildiğinde, mahkemece davacı yönünden ikinci ıslah dilekçesine göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın, Mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.