Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8908 E. 2023/11833 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8908
Karar No
2023/11833
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/744 E., 2021/744 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü-İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 11.03.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve iş gücü kaybının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.06.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini, 133.152,00 TL sürekli iş göremezlik ve 6.848,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 140.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, kusur tespiti ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %25 oranındaki kusuru ve davacının % 26 maluliyet oranı üzerinden aktüer raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 99.655,00 TL sürekli iş göremezlik ve 6.848,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 106.503,00 TL tazminatın 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 14.067,79 TL tam nispi vekâlet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı yapıldığını, maluliyeti kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun hükme esas alınmasında usulsüzlük görülmediği, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olduğu, hatır taşımasına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli bulunduğu gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranını kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında bulunmadığını, vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.03.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas- İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde "...omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır,.." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Davacının bedensel zararı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekir. Somut olayda; hükme esas alınan 17.03.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının turist rehberi olarak çalışması nedeniyle gelirinin asgari ücretin 1,79 katı üzerinde olduğu varsayımına göre tazminat hesaplamasının yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu hesaplamaya göre hüküm kurulduğu, davalı tarafın Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tazminata esas alınan davacının gelirinin belirlenmesine ilişkin araştırma yetersiz olup, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının sürekli bir işte çalışıp çalışmadığının araştırılması ve asgari ücretin üzerinde gelir elde edip etmediğinin tespit edilmesi suretiyle davacının kaza tarihindeki gerçek gelirinin belirlenmesi (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2021 verileriyle ve işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde 2021 yılı esas alınarak yapılması) ile buna göre sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplaması, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de davacının gerçek zararının araştırılarak hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sürücü ve davacının arkadaş oldukları ve birlikte yola çıktıkları beyan edilmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 5. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8908, K. 2023/11833, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8908-e-2023-11833-k-38a4eeae8eee