Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8772 E. 2023/12743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8772
- Karar No
- 2023/12743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/807 D. İş, 2021/807 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ İtirazın reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 08.01.2021 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasarlandığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 14.646,00 TL hasar bedeli ile 354,00 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla hasar bedeline ilişkin talebini 41.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu kazanın meydana gelip gelmediğinin kesin delillerle ispatlanamadığını, taraflarınca alınan ekspertiz raporunda davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile gerçekleştiği iddia edilen başvuruya konu kaza arasında uyumsuzluk olduğunun tespit edildiğini, davacıdan talep edilmesine rağmen kazaya ve onarıma ilişkin fotoğrafların müvekkil şirkete iletilmediğini, davacının hesaba ve ödemeye esas olacak tüm belgelerle başvuru yapması gerekirken bunları yerine getirmediğini dolayısıyla müvekkili tarafından tespit yapılamadığını, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde komisyona başvuruda bulunulması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının zararının Kasko Poliçesinden karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesi gerektiğini, zira taraflarınca yapılacak ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, aksi durumda da sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, araçtaki hasar konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, eksper ücretinden sorumlu olmadıklarını, avans faizi isteminin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...başvurunun 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ve ek raporda; ibraz edilen evraklar ve tramer sorgulama ekranında yer alan kaza yeri fotoğrafları incelendiğinde ani frene ait lastik izinin görülmemesi, olay yerinde kırık parçaların görülememiş olması ve her iki araç üzerindeki hasar izlerinin örtüşmemesi, davacı araçtaki hasar izlerinin daha ağır bir çarpışmaya ait olabileceği kanaatiyle kazanın kurgusal olabileceği kanaatinin oluştuğu, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1421 inci maddesi ile 1409 uncu maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde yapılan bilirkişi incelemesi ile başvuran tarafından başvuranın kazanın oluşu ile ilgili doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiğinin anlaşılması ve başvuranın aracında meydana geldiğini beyan ettiği hasarların dava konusu trafik kazası sonucunda meydana gelmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği ve davacı tarafından hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığının başkaca delillerle de ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporunun dosyadaki belgelerle uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan hasar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, TTK'nın 1409 uncu ve 1421 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.