Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8539 E. 2024/11267 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8539
- Karar No
- 2024/11267
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2023/28 K. Mahkeme kararı davalı... Sanayi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın, davacıların murisi Hamza İlkbaş'ın sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde 24.09.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla, maddi tazminat olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere eş için 20.000,00 TL, her bir çocuk için 5.000,00'er TL olmak üzere, toplam 35.000,00 TL maddi, eş için 75.000,00 TL, her bir çocuk için 20.000,00'er TL, anne ve baba için 10.000,00'er TL olmak üzere, toplam 155.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta poliçe ile sınırlı) olay tarihi itibariyla faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Şti.vekili cevap dilekçesinde, dava konusu olaya sebep olduğu iddia edilen ... plakalı çekici müvekkili şirket nezdinde 01.01.2006-01.01.2007 tarihleri arasında 4529186 nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, siğortalı araç sürücüsünün kusursuz olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminattan müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin faizden temerrüt tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların dava yoluyla talep edilen tazminattan mahsubu gerektiğini belirterek, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması halinde davanın reddine, müvekkil şirket poliçe limiti ile sorumlu olacağından, limiti aşan kısmın ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın, davacının murisinin otoyolda normal hızla seyir halinde olan, müvekkilin kullandığı araca arkadan çarpması neticesinde olduğunu, ceza dosyasında bilirkişinin verdiği raporda, maktülün dikkatli araç yönetmediği, yola konsantre olmadığı ve hızını mevcut koşullara göre yüksek tuttuğunun anlaşıldığını, araç içindeki yolcuların müvekkil aracını fark ettiği halde maktülün aracı fark etmemiş olmasının bu hususu doğrular nitelikte olduğunun tespitini yaptığını, yine müvekkil aracındaki çıkıntı olmasa dahi otobüsün araca çarpacağı kanaatini bildirdiğini, ceza dosyasında tanıkların dinlendiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacıların maddi ve manevi istemleri afaki olup kabul edilemeyeceğini, istedikleri manevi tazminatların çok yüksek olduğunu, manevi tazminatın Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre bir zenginleşme aracı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu kazanın oluşumunda kusurlu olmayıp söz konusu olayda Hamza İlkbaş'ın kusurlu olduğunu, müteveffanın kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeni ile kazaya sebebiyet verdiğinden manevi tazminat talep edemeyeceğini, olayda manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, manevi tazminat ile güdülen amacın talepte bulunanların duymuş oldukları acıyı bir nebze olsun dindirebilmek olduğunu, bu yolun zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, olayda yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 5.00,00 TL, ... için 5.000,00 TL, davacı Muris ... Mirasçıları; ... için 5.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL, Zeynep 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç olmak üzere diğer davalılar ... Ve ... Sanayi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili ve davalı... Sanayi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2020 tarih ve 2019/5504 Esas 2020/8178 günlü kararı ile " Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı ... Sanayi A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların desteği ...; kullandığı Halk Otobüsünde sürücü olarak çalışmakta iken davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu arkasında 2 metre demir çıkıntı olan araca (TIR) arkadan çarpması sonucu vefat etmiştir. SGK tarafından gönderilen müzekkere cevabında, davacılara iş kazası ölüm geliri bağlandığı belirtilmiş ve bağlanan gelirlere ait ilk peşin sermaye değerleri bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılara bağlanan iş kazası geliri sonucunda davacıların bakiye destek zararı kalmadığı belirlenmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.” düzenlemesi getirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalılar aleyhine Bakırköy 8.İş Mahkemesinin 2008/916 Esas sayılı dosyası üzerinden kusurları oranına denk gelecek şekilde rücuen tazminat davası açılmış, dava sonucunda davanın kabulü ile 110.584,64 TL net peşin sermaye gelirinin onay tarihi olan 10.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( Davalı ... A.Ş. poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Dolaysıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücu edilebilecek miktar artık kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece, Bakırköy 8. İş Mahkemesi kararı da dikkate alınmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalılara rücu edilen ilk peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hesaplanan tazminattan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerlerinin tamamının mahsubu sonucu davacıların bakiye tazminat alacağının kalmadığı yönünde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 3-Manevi tazminat isteme hakkı, kural olarak zarar görene ait bir haktır. Ancak, zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini izhar etmiş ise manevi tazminat isteme hakkı mirasçılarına intikal eder. Mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler veya dava henüz ikame edilmemiş ise bizzat dava açabilirler (Hukuk Genel Kurulu'nun 03.04.1963 gün ve E: 1963/4-80, K: 1963/42 sayılı kararı). Aynı şekilde maddi tazminat açısından mirasçılar davacının ölüm tarihine kadar olan sürede hak edeceği tazminat miktarını miras payları oranında talep edebilirler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dosyada bulunan Gaziosmanpaşa 8. Noterliğinin 06.11.2017 tarihli ve 32592 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinden, davacılardan ...’ın davanın devamı sırasında 25.09.2017 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları ..., ..., ... ve kendisinden önce vefat eden çocuğu Hamza İlkbaş’ın çocukları olan ..., ... ve ...’ın kaldıkları anlaşılmıştır. Mirasçılardan ...ve ... çıkarılan davetiyeye rağmen davaya katılmamış herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Diğer mirasçılar yönünden ise davacılar vekili tarafından usulüne uygun olarak düzenlenmiş vekaletname dosyaya sunularak, ... tarafından açılmış olan davaya devam ettikleri beyan edilmiştir. Yerel mahkemece, manevi tazminat hükmü kurulurken, ... mirasçıları ... için 5.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL manevi tazminata ayrı ayrı hükmedilmiştir. Mahkemece davanın devamı sırasında vefat eden ... lehine hükmedilen manevi tazminatın, davaya devam ettiğini bildiren mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde mirasçılar için ayrı ayrı hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; ... lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden ... mirasçıları eksik gösterilmiş olup ...'ın mirasçısı olarak veraset ilamında görünen ve ... tarafından açılan manevi tazminat davasına devam ettiklerini bildiren, ...'tan önce vefat eden oğlu ...’ın çocukları, davacılar ..., ... ve ... yönünden hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının kabulü ile taleple bağlı kalınarak; destekten yoksun kalma tazminatı olarak; davacı eş ... yönünden toplam 50.699,00 TL'nin davacı ... yönünden toplam 10.650,00 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 20.658,00 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 21.017,84 TL'nin, haksız fiil tarihi olan 24.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı eş ... için 40.000,00 TL, çocuklar; ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL anne ... için 10.000,00 TL mirasçıları olan davacılar (..., ..., ..., ... ve ...'a) miras payları oranında olmak üzere baba ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, mirasçıları olan davacılar (..., ..., ..., ... ve ...'a) miras payları oranında olmak üzere; haksız fiil tarihi olan 24.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı... Sanayi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi hesap raporunu ve kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminattan sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık,davalıların sigortacısı, sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıların desteği sürücünün ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ... Sanayi A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; ... Sanayi A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Sanayi A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.