Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8216 E. 2023/11248 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8216
Karar No
2023/11248
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/874Dİ-2022/865 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1364 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ Davacının İtirazının Kabulü ile Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI :2019/27622-2019/56983 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda,İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.01.2018 tarihinde müvekkilinin murisinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ... şirketine zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının kızının vefat ettiğini, davalı tarafından başvurudan önce kısmi ödeme yapıldığını ancak yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve ileride bedel artırımı yapılmak üzere şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 51.826,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödemeyle sorumluluğun yerine getirildiğini, SGK'dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, temerrüd faizini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin davalıdan müştereken müteselsilen talepte bulunmadığı, davalının davadan önce yaptığı ödeme ile kusur oranına göre bakiye borcu kalmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi kararında; kaza tespit tutanağında kazaya karışan her iki aracın da kusurunun bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen başvuran tarafça ıslah aşamasına kadar müteselsil sorumluluk ilkesine göre başvuru yapıldığına dair herhangi bir beyan bulunmadığından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 15.02.2022 tarih ve 2021/8750E-2022/2445K sayılı kararı ile; "..kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının desteğinin ise, yolcu olduğu ve kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, zararın tümünü davalı ... şirketinden talep etmiş yine ıslah dilekçesi ile müşterek müteseslil sorumluluk gereği zararının tamamını davalı ... şirketinden istemiştir. Davacı yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kusur oranına dayandığı ileri sürülemeyeceği gibi 6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesi gereği hukuk hakimi ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup , ceza yargılaması sonucunda da davalıya sigortalı aracın da kazanın oluşumunda kusurunun bulunduğu kesinleşmiş karar ile sabittir. O halde İtiraz Hakem Heyetince, davalının, zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmasına, davacı vekilinin karara itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve başvuranın talebinin kabulü ile 51.286,00 TL’nin 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafın ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini ,hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, ıslaha konu edilen kısım için ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, kararda avans faizine hükmedilemeyeceğini, hesaplamada %1,8 teknik fazin kullanılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararından sonra hükmedilen 51.286,00 TL tazminat miktarının, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne ilk başvurulduğu 2019 yılında alınan 31.05.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlendiğini, daha önceki kararın davacı tarafından temyizi üzerine bozulduğunu, tazminatın güncel tarihe göre tespiti için yeniden bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bu hususun göz ardı edilerek eski tarihli bilirkişi raporuna göre hükmedilen tutarın hatalı olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvurunun kendisine tebliğ edildiği tarihi takip eden 15. gün sonunda temerrüde düştüğünü, bu tarihten yani 05.12.2018'den itibaren avans faiz işletilmesi gerekirken, davalının ödeme yaptığı 31.12.2018 tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmesine karar verilmesinin de hukuka uygun düşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairece, dava dilekçesinde ve bedel artırım dilekçesinde, müşterek müteselsil sorumluluk gereği zararın tamamının davalı ... şirketinden talep edildiği, davacının yasanın tanıdığı, müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kusur oranına dayandığının ileri sürülemeyeceği, ayrıca, 6098 sayılı TBK'nun 74.maddesi gereği hukuk hakimi ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup , ceza yargılaması sonucunda da davalıya sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurunun bulunduğunun kesinleşmiş karar ile sabit olduğu, bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davalının, zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı yararına bozulmuştur. TBK'nun 53/3. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Bu düzenleme ışığında, mahkemece hüküm tarihindeki duruma göre zarar hesaplanmalı ve buna göre de hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret destek hesabında nazara alınmalıdır. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İtiraz Hakem Heyetince, Dairenin bozma kararı öncesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyetinde alınan 31.05.2019 tarihli ek hesap raporu karara esas alınarak, 51.286,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak kararın davacı lehine bozulduğu gözetildiğinde, gerçek zararın hesabında, güncel ücret verileri üzerinden değerlendirmeye gidilmesi gerekmektedir. Netice olarak, karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütler (asgari ücret) kullanılmadan hüküm tesis edilmiştir. O halde ilk hükmün davacı tarafın temyizi sonucu bozulmuş olduğu gözetildiğinde, bilirkişiden ek rapor alınarak gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması (asgari ücret) ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olmuştur. 3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin davacının bedel artırım dilekçesine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle belirtilen yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3-Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle belirtilen yöne ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8216, K. 2023/11248, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8216-e-2023-11248-k-eace898cfdec