Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/809 E. 2023/13625 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2023/13625
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/724 E., 2022/944 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait büyükbaş hayvanlara kaçak olduğu iddiasıyla kolluk güçlerince 01.12.2000 günü el konularak yediemine teslim edildiğini, açılan kamu davasında Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesince sanık davacının beraatine ve yedieminde bulunan hayvanların iadesine karar verildiğini, buna rağmen iadenin gerçekleşmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah yoluyla talebini 108.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Hazinesi temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, husumet yokluğundan reddi gerektiğini ve talebin zamanaşımına uğradığını belirterek esastan da reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2014 tarihli ve 2012/312 Esas, 2014/95 Karar sayılı kararıyla; davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 54.000,00 TL tazminat bedelinin dava konusu hayvanlara filli el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2014/8355 Esas, 2015/5915 Karar sayılı ilamıyla; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Davaya konu olayda, davacıya ait 39 adet büyükbaş hayvana kaçak oldukları iddiası ile 01.12.2000 tarihinde kolluk güçlerince el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı şahsa teslim edilmiştir. Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/517 Esas ve 2000/612 Karar sayılı dosyasında sanıkların beraatine ve el konulan hayvanlarınn sahiplerine iadesine karar verilmiş, karar Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 20.06.2002 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece el konulan hayvanların sahibine fiilen teslim edilip edilmediği, teslim konusunda davacının müracaatının bulunup bulunmadığı hususlarının yediemin beyanı da alınarak usulünce araştırılması gerekmektedir. Sözkonusu büyükbaş hayvanlar davacıya teslim edilmemiş ise, hayvanların el koyma tarihindeki değerleri belirlenerek davacının zararı hesaplanmalıdır. Ayrıca davacının denetim sırasında ve sonrasında el konulan hayvanlara ait menşei şehadetnamesini ibraz edememesi, beraat ve iade kararının 20.06.2002 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 28.08.2012 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacı kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 43 ve 44 (TBK52) maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş davalılar vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/12197 Esas, 2016/1912 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.04.2018 tarihli ve 2016/122 Esas, 2018/297 Karar sayılı kararıyla, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi de yapılarak davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 14.625,00 TL tazminat bedelinin fiili el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davanın davalı ... yönünden pasit husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 30.09.2019 tarihli ve 2018/4229 Esas, 2019/4217 Karar sayılı ilamıyla; "...Yerel mahkemenin 26.02.2014 gün ve 2012/312-2014/95 sayılı ilk kararı davalı ... Hazinesi tarafından temyiz edilmiş ise de davalı ... yönünden ret kararı temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiş ve Dairemiz temyiz incelemesinde de hükmün davalı ... yönünden pasif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle reddine dair olan bendi temyize konu edilmemiş ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Yerel mahkemece, bu durum gözetilmeksizin davalı ... yönünden yeniden hüküm tesisi usul ve yasaya uygun düşmemiş bu durum bozmayı gerektirmiştir... Dairemiz bozma ilamında, davaya konu büyükbaş hayvanların el koyma tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bu hususta alınan 02.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda, hem daha önce alınan bilirkişi raporlarındaki istatistiki verilerin hem de Van İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Hakkari ve Van Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği verilerinden yararlanıldığı belirtilmiştir. Ancak ilgili bilirkişi raporunda fiyat tespitinin dayanağı bilgi, belge ve rakamlar açıkça yazılmadığı gibi Yüksekova Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü yazısında belirtilen fiyatın yaklaşık üç katı kadar bedel tespitinin gerekçesi de açıklanmamıştır. Şu halde mahkemece; davaya konu hayvanların el koyma tarihindeki değerinin, devletin ilgili kurum ve kuruluşlarından, özellikle Yüksekova Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü, Hakkari Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Van İli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden sorulup cevabi yazılar dosyaya eklenerek, konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, özellikle Hakkari ve Van Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği verileri ile oluşturulan ve farazi değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporuna dayanılarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı ... Hazinesinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davacının 39 adet büyükbaş hayvanının zayi olduğu, davacının denetim ve yargılanması sırasında hatta sonrasında hayvanlara ait menşei şehadetnamesi ibraz edememiş olduğu, 01.06.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda tespit edilen 8.190,00 TL bedelin dosya kapsamına ve denetime uygun olduğu, davacı vekilince de 08.09.2022 tarihli duruşmada bilirkişi ek raporuna bir diyeceklerinin olmadığının belirtildiği hususları bir bütün olarak düşünüldüğünde ek rapor doğrultusunda davalı ... Hazinesi adına açılan davanın 8.190,00 TL tazminat bedeli üzerinden fiili elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kısmen kabulüne karar vermek gerektiği her ne kadar davacı, ... aleyhine de dava açmışsa da, mahkememizin 26.02.2014 tarihli kararıyla ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığı, bu şekilde ... aleyhine açılan davanın kesinleştiği, kaldı ki bu hususun Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli bozma kararında da belirtildiği görülmekle davalı ... hakkında ayrıca hüküm tesis edilmediği gerekçesiyle davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 8.190,00 TL tazminat bedelinin fiili el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davalı ... hakkında daha önce pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmaya uyulduğu halde gereğinin yerine getirilmediğini, ayrıca bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ilçe tarım cevabi yazısında büyükbaş hayvan değerinin 819-1000,00 TL arasında olduğu belirtilmesine rağmen bunun dikkate alınmadığını, belirlenen tazminatın çok düşük olduğunu, kararın bu haliyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu belirtmiştir.
2. Davalı ... Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ve yediemine karşı açılması gerektiğini, davacının malları teslim almadığına dair bir şikayeti de bulunmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait büyükbaş hayvanlara kaçak oldukları iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda hayvanların davacıya iadesine karar verilmesine rağmen iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle, oluşan zararın davalı idareden tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayı8lı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kararın bozmaya uygun olmasına, bozma ilamı dışında kalarak kesinleşen hususların temyiz incelemesine konu edilememesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı davalı ... Hazinesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas ve 1988/89 Karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut dava değerlendirildiğinde; mahkemece verilen ilk karar Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2014/8355 Esas, 2015/5915 Karar sayılı ilamıyla "...davacının zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 43 ve 44 (TBK 52) maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı zararı olarak hesaplanan tazminattan, davacının müterafik kusuru da gözetilerek indirim yapılmak suretiyle karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulması ile birlikte davalı yararına usulî kazanılmış hak oluşmuş olup mahkemece davalının usulî kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde hesaplanan tazminattan indirim yapılmaksızın bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarına aynen hükmedilmesi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... Hazinesi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı ... Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.