Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/80 E. 2023/3495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/80
Karar No
2023/3495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1047 D.İş-2022/91062 SAYISI : KIT/2022-1067 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2019/29000 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Dairenin 17.03.2022 tarih, 2021/11331 E-2022/5206 K sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin itirazının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle , kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin desteğinin sürücü olarak bulunduğu aracın 27.07.2006 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek şimdilik 5.100,00 TL destek tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, kendi kusuruyla vefat eden sürücünün yakınlarının destek tazminatı talep edemeyeceklerini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz isteminin haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davanın ölümlü kaza olduğu için 15 yıllık ceza zamanaşımına tabi olduğu ve 15 yıllık sürenin dolmadığı, bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu, başvuran lehine tam vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle" davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kendi kusuruyla vefat eden sürücünün yakınlarının destek tazminatı talep edemeyeceklerini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 07.08.2019 tarih, 2019/İHK-9488 sayılı kararı ile; "...dava konusu olayda, müteveffanın kazaya kendi kusuru ile neden olduğu ve vefat etmiş olması nedeniyle yakınlarının da destekten yoksun kalma tazminatı talep haklarının bulunmadığı" gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11331- 2022/5206 sayılı kararı ile, "...kazanın 01.06.2015 tarihinden önce meydana gelmiş olması sebebiyle davacının talebinin mirasçılık sıfatına değil destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatına dayanması nedeniyle davalının destek tazminatından sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, teminat dışı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...bozma ilamı uyarınca, kaza tarihinin 27.07.2006 tarihinde olduğu yani 01.06.2015 tarihli genel şart değişikliğinden önce meydana gelmiş olması nedeniyle talebin teminat dahilinde olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, müteveffanın kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğinden talebin teminat dışı olduğunu, başvuranın müteveffanın desteği olduğunu ispatlaması gerektiğini, SGK tarafından davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminatın aktüer tarafından hesaplanması gerektiğini, birim ücret belli değilse asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, başvurunun reddi tarihinden itibaren avans faiz işletilemeyeceğini, ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsünün meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefatı nedeniyle talep edilen destek tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Ceza Kanunu' nun 66/1-d maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeni Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla;davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının Karar kısmının 5.3. bendindeki " 5.696,77 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine " 2.725,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 22.04.2019 tarih K-2019/29000 sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 07.08.2019 tarih 2019/İHK-9488 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11331- 2022/5206 sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin 04.11.2022 tarih KIT/2022-1067 sayılı kararı ile; bozma ilamı uyarınca, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği açık olup İtiraz Hakem Heyetinin daha önceki kararı Dairece bozulmakla infazı kabil hüküm ortadan kalkmıştır. Bozma sonrasında İtiraz Hakem Heyetince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek bozma doğrultusunda yeniden hüküm kurulması gerekirken davalı itirazının reddine şeklinde bir karar ile yetinilmesi hatalı olup kararın infaz edilebilir nitelikte olmadığı ve HMK 297 nci maddesinde belirtilen unsurları taşımadığı gerekçesiyle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/80, K. 2023/3495, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-80-e-2023-3495-k-d1dd98551eca