Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/799 E. 2024/3693 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/799
Karar No
2024/3693
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/24 E., 2022/489 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı .... ve davalı... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada, davalı... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, yaralanması nedeniyle tedavi süresi boyunca çalışamadığı için maaşını ve ek ödemeleri eksik aldığını, tedavi amaçlı medikal giderler ve yol gideri yaptığını, kazada davacının gözlüğü- bilgisayarı telefonunun da hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik süresindeki kazanç kaybı ile diğer maddi zararları için 8.650,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İşl. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği vakıaların varid olmadığını, gerçeklerle örtüşmediğini, kabul etmediklerini, davaya konu talebin esasını teşkil eden trafik kazasında müvekkil şirket sürücüsü ...'ın dolayısıyla müvekkil şirketin kusurunun olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile ortaya çıktığını, müvekkile izafe edilecek bir kusur olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının talep ettiği maddi ve manevi zararların gerçekten var olup olmadığını, var ise miktarlarının tespit edilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin davanın konusunun tespiti bakımından izaha muhtaç olduğunu ve talebin açıklattırılmasını gerektiğini öncelikle beyan ettiklerini ancak anlayabildikleri kadarıyla davacı tarafın 29.04.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı nedeni ile zarara uğradıklarını iddia ettiklerini, sigortacının zarar giderinin yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1 inci maddeleri sigortacının, zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya yeterli ve gerekli belgelerle ihbarından itibaren 8 işgününde ödenmesi gerektiğini hükme bağlandığını, bu hükümlerin esasen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299 uncu maddesinin tekrarı niteliğinde olduğunu, davacının dava konusu olayla ilgili olarak dava öncesinde müvekkil sigorta şirketine yeterli evraklarla müracaatı olmadığından bu yolda bir ödemede yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın maluliyet hali oluşmadığından maluliyet durumuna bağlı tüm taleplerinin reddine, davanın geçici iş gücü kaybına ilişkin talep kısmının müvekkil şirket bakımından poliçe teminatı altında olmayan dolaylı zararlardan olması sebebiyle reddine, reddedilen kısım için yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, davacı tarafın müvekkil sigorta şirketinin teminatı altında olmayan manevi tazminat taleplerinin reddine ve reddedilen miktar kadar masraf ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, davacı müterafik kusurunun araştırmasına, sigortalının kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.01.2015 tarihli ve 2011/23 Esas 2015/24 Karar sayılı kararıyla; kamyon sürücüsü ...'ın "kırmızı ışıklı trafik işaretlerinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme" kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, davacının %68 oranında uzuv zaafına maruz kalması nedeniyle (daimi iş gücü kaybı) 1.667.768,26 TL maddi tazminat alacağının mevcut olduğu, ancak davalı .... tarafından 11.10.2013 tarihinde davacıya ödenen 224.500,00 TL ve bu ödemeye ödeme tarihinden hesap tarihine kadar işlemiş olan 19.026,38 TL yasal faizin tavan tazminattan mahsubu ile bakiye 1.424.241,88 TL maddi tazminat alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile geçici ve tam iş göremezlik miktarı olan 8.650,00 TL'nin sigorta şirketleri açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak ve dava tarihinden geçerli diğer davalı ... açısından ise haksız fiil tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve Afyonkarahisar Otobüs İstasyonu Turizm A.Ş. davada kusursuz olması nedeniyle hakkında açılan davanın reddine, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı .... ve davalı... Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/9294 Esas-2018/4125 Karar sayılı 16.04.2018 tarihli kararı ile; keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; kısmi dava olarak açılan davada dava değeri üzerinden, davacı taraf için, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine uygun biçimde vekalet ücretinin saptanmış olmasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, dava konusu edilen zarar geçici iş göremezlik süresinde elde edilemeyen kazançlara ilişkin olduğu halde, davacının geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olduğu yönünde bir rapor alınmadığı, esas alınan hesap bilirkişi raporunda da, davacının %68 oranındaki sürekli maluliyetine ilişkin zarar hesaplamasının yapıldığı; davaya konu edilen eşya zararları için hiçbir delil toplanmadığı ve değerlendirme yapılmadığı, belirlenmiş bir geçici iş göremezlik zararı olmadığı halde geçici iş göremezlik tazminatı adıyla tazminata karar verilmesi suretiyle, davacı talebinden farklı bir şeyin hüküm altına alınması; ayrıca, davacı tarafın geçici iş göremezlik zararı adıyla istediği bedel 5.000,00 TL olmasına rağmen, miktar yönünden de davacı talebi aşılarak 8.650,00 TL'lik bedele hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği, davacının yolcu olduğu aracın trafik sigortacısı olan... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunun mahkemenin kabulünde olduğu halde, davalı... Sigorta A.Ş.'nin zarardan sorumluluğuna karar verilmesinin de hatalı olduğu, davalı .... tarafından sakatlık teminatına ilişkin limitin tamamı ile fer'ilerinin davacı yana ödenip ibraname alındığı; davalının ödeme iddiasına davacı tarafça itiraz edilmediği; davaya konu edilen geçici iş göremezlik zararının da poliçedeki sakatlık teminatı kapsamına dahil olduğu ve yapılan ödeme ile davalının limitini tükettiği dikkate alınmak suretiyle, davalı ....'nin hukuki durumunun takdiri gerekirken, bu hususta hiçbir gerekçe de gösterilmeden davalının sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 29.12.2020 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren on sekiz aya kadar uzayabileceği,on sekiz ay geçici iş göremezlik durumunda kalması nedeniyle 80.847,58 TL maddi tazminat alacağının mevcut olduğu, ancak kendisine bu süre zarfında Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından 80.847,58 TL ödeme yapıldığından davacının geçici iş göremezlik alacağının mevcut olmadığı kişisel eşyaları nedeniyle 3.650,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de 20.09.2020 tarihli açıklama dilekçesinde ve aşamalarda zarar gören eşyaların bedellerinin tespitine elverişli, marka model bilgileri ya da faturaları sunulmadığından varsayıma dayalı olarak tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıklar Ana Bilim Dalı öğretim üyesi doçent doktor olarak Nisan 2010-Mart 2011 arası ek ders ücreti alamadığını, bilirkişi raporunda Nisan, Mayıs ve Haziran 2011 tarihleri hesaplandığını, performans gelirlerinde kayıp olduğunu, döner sermayeden 4 ay için hesaplama yapıldığını, kaza nedeniyle maddi zararlarının 29.04.2010 tarihli tutanakta eşyaların belli olduğunu, bu konuda tanıkların dinlendiğini, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya davacının uğradığı geçici iş göremezlik tazminatı ile zarar gören eşya bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin davalı ... dışındaki davalılara karşı olan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Dosya kapsamından, mahkemenin 21.01.2015 tarihli 2015/9294 Esas ve 2018/4125 sayılı kararına karşı davalı ...'ın temyiz isteminde bulunmadığı, davacı vekili ve davalı .... İle davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin temyizi üzerine hükmün davalı .... ile davalı... Sigorta A.Ş. lehine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarihli 2015/9294 Esas 2018/4125 sayılı kararı ile bozulduğu, davacının davalı ... yönünden hükmedilen 8.650,00 TL yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Şu hâlde; 22.06.2022 tarihli 2020/24 Esas ve 2022/489 Karar sayılı mahkeme kararı davalı.........., tarafından temyiz edilmediği için davacı yararına 8.650,00 TL yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma sonrası davalı ... yönünden davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/799, K. 2024/3693, T. 24.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-799-e-2024-3693-k-6f3a949b0ae1