Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7906 E. 2023/12880 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7906
- Karar No
- 2023/12880
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/376 E., 2020/541 K. HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu, davacıların babası sürücü 'ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kazası sonucu davacıların babası ile annesi ile kardeşlerinin de vefat ettiğini, bu nedenle davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini için 1.548,52 TL, Elife için 8.183,94 TL, nin için 8.183,94 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi itibari ile geçerli olan kanunlar çerçevesinde Trafik Sigortası Genel Şartlarının C-8 maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi hükmünce motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin davaların maddi tazminat yönünden iki yıllık, bedeni tazminat yönünden beş veya 8 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi bulunduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasında Hasan Kaplan’ın kendi kusuru ile vefat ettiğini, bu sebeple davacı tarafın tazminat talep hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2014/714 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararı ile; davalı kurumun poliçedeki limit aşılmamak kaydıyla ... ve ... için ayrı ayrı 8.183,94 TL, ... için 1.548,52 TL olmak üzere toplam 17.916,40 TL'nin dava tarihindeki yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir, 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2020 tarih ve 2019/3682 Esas - 2020/1229 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin davacı ... yönünden verdiği temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, diğer davacılar için sunduğu temyiz itirazlarının incelemesinde; mahkemece, davalı vekilinin süresi içerisinde yapmış olduğu zamanaşımı defi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, "... davaya konu trafik kazasının 06.04.2003 tarihinde gerçekleştiği, davacılar murisinin öldüğü ve birçok ölümün olduğu olayda ceza zamanaşımı süresi 765 sayılı TCK'nın 455/2 ve 102/3 maddelerine göre 10 yıl olup davanın 10.11.2014 tarihinde açıldığı, 765 sayılı TCK'nın 455/2 ve 102/3. maddesine göre kaza tarihi olan 06.04.2003 tarihinden itibaren dava tarihi olan 10.11.2014 tarihine kadar uzamış zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin dolduğu, bu nedenle davalı vekilinin süresi içerisinde yaptığı zamanaşımı definin yerinde olduğu..." gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 5237 sayılı TCK’nın 66.maddesine göre ceza zamanaşımının ölü ve yaralı durumuna göre 8 ila 15 yıl olarak belirlendiğini, davalı tarafça ileri sürülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin yalnızca araç hasarlarında söz konusu olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava; tek taraflı trafik kazası sonucu davacıların annesi ve babasının vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 uncu ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 109 uncu maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Somut olayda 11.02.2020 tarih ve 2019/3682 Esas, 2020/1229 Karar sayılı bozma ilamında davalı vekilinin davacı ... yönünden sunduğu temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına göre mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacı ... yönünden verilen ilk hükmün kesinleştiği dikkate alınrak, davacı ... dışındaki diğer davacılar yönününden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.