Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7561 E. 2026/4093 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7561
- Karar No
- 2026/4093
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/... E., 2023/788 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.08.2021 tarihinde davacılardan ...'in eşi, ...'in annesi olan ...'ın yolcu konumunda olduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle taleplerini davacılardan ... yönünden 273.078,91 TL'ye, ... yönünden 30.679,44 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluk sınırının sigortalının kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti açısından dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevki gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanamaması halinde gelirin asgari ücret olarak esas alınması gerektiğini, aktüer hesabı yapılması gerektiğini, kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, faiz talebinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini, kazada müterafik kusur olup olmadığı hususunda araştırılarak var ise bu yönüyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik kazası tespit tutanağına ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... soruşturma numaralı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 15.09.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, 17.11.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı eş ... için 591.544,88 TL, davacı çocuk ... için 66.457,96 TL, davadışı anne ... için 146.358,25 TL, davadışı baba ... için 127.107,02 TL olmak üzere toplam 931.468,11 TL tazminatın hesaplandığı, kaza tarihinde ölüm teminatının 430.000,00 TL olması sebebiyle garameten yapılan hesaplama sonucu, davacı eş ... için 273.078,91 TL, davacı çocuk ... için 30.679,44 TL tazminatın hesaplandığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/196 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu, müteveffanın sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde sigortalı araçta seyahat ettiği göz önüne alındığında müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varıldığı, emniyet kemeri noktasında net bir tespit yapılamamakla birlikte birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde tek bir indirim oranı uygulanacak olması da gözetilerek aktüer bilirkişi raporunda tespit edilen gerçek tazminat miktarları üzerinden %20 oranında indirim yapıldığı, gerçek zarar üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması sonrası bulunan miktarın garemeten yapılan hesaplama sonucu bulunan tutarların üzerinde kaldığı, bu nedene müterafik kusur indirimi yapılmasının sonuca etkili olmadığı, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı ... şirketine 13.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığına ilişkin evrakların dosya içerisine sunulduğu, davalı ... şirketinin bu tarihin 8 iş günü sonrasına tekabül eden 24.09.2021 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 273.078,91 TL'nin 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 30.679,44 TL'nin 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; hükme esas alınan aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre yapılan tazminat hesabı esas alınarak garame hesabı yapılmak suretiyle karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıların desteğinin alkollü sürücünün aracında seyahat ettiğini, davacıların desteğinin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda sendika tarafından bildirilen gelire göre hesaplanan toplam tazminat tutarının kişi başı ölüm teminat tutarını aşmakta olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu gelirin esas alınması halinde davalının yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, bu nedenle garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada pay oranlarında müteveffanın oğlu destekten çıktıktan sonra çocuğun payının müteveffa ve davacı eşine paylaştırıldığını, anne ve babanın paylarının aynı kaldığını, daha sonra baba destekten çıkınca babanın payının da anneye verilmiş olduğunu, davacı eşin %2 oranında yeniden evlenme şansı olduğunun kabul edildiğini, ancak bu yönde bir indirimin yapılmadığını, müteveffanın anne ve babası tarafından ikame edilen destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/790 E., 2022/360 K. sayılı ilamı ile kabul edildiğini, davalı müvekkil tarafından istinaf yoluna başvurulduğunu, dosyanın istinaf incelemesinin halen devam etmekte olup işbu hükmün de dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kaza tarihinde geçerli olan ZMSS ölüm teminatının 430.000,00 TL olduğunu, davacılar ve davadışı baba için hesaplanan tazminat tutarının teminat limitini aşması sebebiyle garameten hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığı, davacılara davaya konu kaza nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi, davacılara gelir bağlandıysa ödenen miktarın hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 veya %1,65 teknik faize göre hesaplanması, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davalı davadan önce temerrüde düşmediği için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi, aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 30.679,44 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece müterafik kusur indirimi yapıldığı, ancak sonuca etkili olmadığının anlaşıldığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki desteğin gelirinde ve pay dağılımında hata bulunmadığı, davacı eş için %2 oranında yeniden evlenme indiriminin yapılmış olduğu, garameten hesaplamanın yapıldığı, teminat limitinin aşılmadığı, eldeki dosyada hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin anne ve babasına pay ayrıldığı, bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinde bahsi geçen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/790 E., 2022/... K. sayılı ilamının sonuca etkili olmadığı, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, SGK tarafından davacılara davaya konu kaza nedeniyle ödeme yapılmadığı, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının isabetli olduğu, temerrüt tarihinde hata olmadığı, yasal faize hükmedildiğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılardan ... yönünden miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.