Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7080 E. 2024/2858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7080
- Karar No
- 2024/2858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/274 E., 2023/189 K. ASIL DAVADA DAVACILAR :1-... 2-... vekili Avukat ... DAVALILAR :1-Türkiye Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2-Sompo Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... BİRLEŞEN DAVADA DAVACILAR :1-... 2-... vekili Avukat ... DAVALILAR :1-Türkiye Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2-Sompo Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : Asıl Dava-11.07.2013 Birleşen Dava 07.02.2019 HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Birleşen Davanın Reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların trafik sigortacısı oldukları motosikletlerin çarpışmasıyla oluşan kazada, davalı... Sigorta A.Ş. tarafından trafik sigortası yapılan araçta yolcu olan davacıların oğlu ...'in öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, davalılara yapılan başvuru üzerine kısmi ödeme yapılmışsa da ödenen bedellerin gerçek zararı karşılamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 03.07.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam taleplerini 52.306,22 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; ilk davada davacılar için destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını ve bu miktara göre davayı ıslah ettiklerini, bozmadan sonra karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücretlere göre yeniden hesaplama yapıldığını, ek bilirkişi raporunda davacı ... için 11.138,11 TL, davacı ... için 11.310,55 TL ilk yapılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan tazminat ile sonraki bilirkişi incelemesinde belirlenen rakam arasında fark bulunduğunu, ıslahı aşan bu kısımların kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların başvurusu üzerine...e karşılığı 6.899,90 TL. ödeyip poliçeden doğan sorumluluklarını yerine getirdiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere poliçe limiti ile sınırlı biçimde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacılar desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı ve ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binmekle müterafik kusurlu olduğu gözetilip tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların başvurusu üzerine...e karşılığı 5.750,00 TL. ödeyip poliçeden doğan sorumluluklarını yerine getirdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli 2014/1572 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararı ile; "...Destekten yoksunluk tazminatı aktüerya bilirkişisine hesaplattırılmış, itiraz olmakla ek rapor da alınmış, ölenin geliri ile ilgili başkaca bir iddia olmadığından asgari ücret miktarları esas alınmış, Yargıtay içtihatları ile benimsenen PMF beklenen ömür tablosuna göre mütevefanın muhtemel ölüm tarihi ile desteklerinden mahrum kalan davacıların aynı tabloya göre hesaplanan ömürleri, destek göreceği sürede, işlemiş dönem ve işleyecek dönemler de göz önüne alınarak hesaplama yapılmış davalı ... şirketlerince yapılan kısmi ödemeler güncellenmek sureti ile hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş, dosyadaki verilere uygun denetlenebilir karar vermeye yeterli olmakla, 03.11.2014 tarihli ek rapora itibar edilmiş, davacı ...'ın 25.378,62 TL, davacı ...'ın 24.871,24 TL destek tazminatı olduğu, dava dilekçesi ve ıslahla talep edilen miktarın sigorta teminatı poliçe limiti dahilinde olmakla, davalı ... şirketlerince kısmi tazminat ödeme tarihlerinin temerrüt tarihi itibariyle 02.07.2013 tarihinden itibaren araçların motosiklet olup, haksız fiil olmakla yasal faizi ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 25.378,62 TL, davacı ... için 24.871,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 02.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalı ... A. Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli 2015/9268 Esas, 2018/3904 Karar sayılı ilamı ile; "...Bu durum karşısında mahkemece; kazaya karışan motorsikleti kullanabilmek için gerekli olan ehliyetnameye sahip olmayan sürücünün aracına bilerek binen davacılar desteğinin, zararın doğumu ya da artması bakımından müterafik kusurlu olduğu dikkate alınıp BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir..." ve "...Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre mahkemece; davacılar desteğinin, davalı... Sigorta tarafından trafik sigortalı araçta yolcu olduğunun tarafların kabulünde olduğu; yolcu olunan araç sürücüsünün ceza yargılamasındaki ifadesinde, destek ile yakın arkadaş olduklarını ve motorsikletle gezerlerken kaza olduğunu beyan ettiği hususları da dikkate alınmak suretiyle, destek ile sigortalı aracın malik/ sürücüsü arasındaki ilişki ve desteğin araçta hatır için taşınıp taşınmadığının irdelenmesi, hatır için taşındığının anlaşılması halinde, 818 sayılı BK'nun 43. maddesinin (6098 sayılı TBK md. 51) uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılması (hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimden sadece hatır taşıması yapan araç sigortacısı olan davalı... Sigorta'nın yararlanacağı da dikkate alınıp) ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli 2018/682 Esas, 2019/798 Karar sayılı kararı ile; "Destekten yoksunluk tazminatı bilirkişiye hesaplattırılmış, ölenin geliri ile ilgili başkaca bir iddia olmadığından asgari ücret miktarları esas alınmış, Yargıtay bozması sonrası alınan ek raporda daha önceki raporda bilinmeyen dönemle ilgili yapılan değerlendirmeler, geçen süre içerisinde “Asgari Ücret” değişiklikleri bilinir dönem ve asgari ücret kamu düzenine ilişkin olmakla, değişen asgari ücret esas alınarak olay tarihi itibari ile Yargıtay içtihatları ile benimsenen PMF beklenen ömür tablosuna göre müteveffanın muhtemel ölüm tarihi ile desteklerinden mahrum kalan davacıların aynı tabloya göre hesaplanan ömürleri, destek göreceği sürede, işlemiş dönem ve işleyecek dönemlerde göz önüne alınarak hesaplama yapılmış, davalı ... şirketlerince yapılan kısmi ödemeler güncellenmek sureti ile hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş, davalı... Sigortaya sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'nun motosiklet kullanabilmek için gerekli olan (M sınıfı, A1-A2) ehliyetnamesi olmadığı (B sınıfı ehliyeti olduğu) ve bunun araca binen ölen desteğin bilebilecek durumda olduğunun kabulü ile BK 52 mdsi gereği ölen için müterafik kusur olarak değerlendirilmiş ve tazminattan %20 indirilmesi, yine aynı araçta ölenin yolcu olup hatır için taşındığı anlaşılmakla BK 51 mdsi gereği davalı... sigorta yönünden %20 hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, Birleşen dava yönünden; Bilirkişi ...'ın Yargıtay bozmasından sonra alınan 07.01.2019 tarihli ek rapor dosyadaki verilere ve denetime uygun olmakla itibar edilmiş, ölenin geliri asgari ücret kabul edilerek ve kamu düzenine ilişkin olup, rapor tarihi itibari ile asgari ücretteki artışlar dikkate alınarak hesaplama yapılmış, asıl davada kabul edilen kısımdan fazlası olan, birleşen dava için sürücünün motosiklet ehliyeti olmadan kullanımı ile ilgili olarak motosiklete yolcu olarak binen ölen yönünden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri yapılarak kalan hesaplamada davacı ... için 11.138,11 TL; ... için 11.310,55 TL hesaplanmış olmakla, asıl davada yargılamanın devam ettiği, hesaplanan tazminatın davacı yana halen ödenmediği ve asgari ücret değişimlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle asgari ücretin artışlarına bağlı olan bu kısmın talep edilebileceği kanaatine varılmakla birleşen davanın da kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleri ile; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı baba ... için 19.162,74 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... Sigorta yönünden sorumluluğu 15.433,21 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihinden (ödeme tarihi) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 18.329,60 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... Sigorta yönünden sorumluluğu 14.404,62 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihinden (ödeme tarih) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada davacı ... için 11.138,11 TL ile davacı ... için 11.310,55 TL'nin ödeme tarihi 02.07.2013 tarihinden (ödeme tarihi) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2021 tarihli, 2020/997 Esas, 2021/1305 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkeme tarafından, önceki bozmamızdan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 03.11.2014 tarihli aktüerya raporunda, 2014 yılı verilerine göre davacılar için toplam 50.249,86 TL. destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış; davacı taraf, sadece bu raporda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini bildirmiş ve rapordaki bedeller üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalıların kararı temyizi üzerine, Dairemizin bozma ilamında, maddi tazminatın hesabının uygun bulunduğu belirtildikten sonra, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi gerekip gerekmediğinin tartışılması için, hüküm davalılar yararına bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önce hükme esas alınan hesap raporunun üzerinden zaman geçtiği ve kamu düzenine ilişkin olan asgari ücrette değişiklik olduğu, işlemiş/ işleyecek devrenin değiştiği gerekçesiyle (hesabı yapacak olan bilirkişiye, rapor tarihi verileriyle hesaplama yapılması talimatı da verilerek) yeniden hesap raporu alınmış; 07.01.2019 tarihli ve 07.10.2019 tarihli ek raporlar ile (2019 verileriyle hesaplama yapan) belirlenen miktarlar kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa; sadece, davalılar lehine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 03.11.2014 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 03.11.2014 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 03.11.2014 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, anılan raporda usulünce hesap edilen tazminatlardan, sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılarak, oluşacak sonuca göre (davacı lehine davalı ... Japan Sigorta A.Ş. yönünden oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleri ile bozma kararı verilmiş, bu karara karşı davacılar vekilinin karar düzeltme istemi ise reddedilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Mahkememizce aktüer bilirkişiden seçenek raporlar temin edildiği gibi Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde: ilk hükme esas alınan 03.11.2014 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, anılan raporda usulünce hesap edilen tazminatlardan, davacılar desteğinin yolcu olduğu aracın sürücüsü olan Aşkın'ın, motorsiklet kullanabilmek için gerekli olan M sınıfı ya da A1-A2 sınıfı ehliyetnamesi olmadığı ve B sınıfı ehliyetle aracı sevk ve idare ettiği, destek ile sürücünün yakın arkadaş olmaları nedeniyle sürücünün ehliyetsizliğini desteğin bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığından kazaya karışan motorsikleti kullanabilmek için gerekli olan ehliyetnameye sahip olmayan sürücünün aracına bilerek binen davacılar desteğinin, zararın doğumu ya da artması bakımından olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakla BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan uygun bir indirim yapmak; desteğin karşılıksız taşınmış olması karşısında hatır taşıması ilişkisi karşısında 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak indirim yapmak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2018 tarih, 2015/14540 Esas, 2018/8140 Karar sayılı ve 24.02.2021 tarih 2020/2634 Esas,2021/1905 Karar sayılı karar ve içtihatlarında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yüzde yirmi müterafik kusur ve hatır taşıması nedeni ile yüzde yirmi hatır taşıması indirimi yapmak suretiyle hesaplamalar sonucu davacı baba ...'ın 19.162,74 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... Sigorta yönünden sorumluluğu 15.433,21 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihi (ödeme tarihi) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı Anne ... için 18.329,60 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... sigorta yönünden sorumluluğu 14.404,62 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihi (ödeme tarih) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek ve birleşen Ankara 12. Asl. Tic. Mahkemesinin 2019/39 Esas 2019/661 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davacı baba ...'ın 19.162,74 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... Sigorta yönünden sorumluluğu 15.433,21 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihinden (ödeme tarihi) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 18.329,60 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı... Sigorta yönünden sorumluluğu 14.404,62 TL ile sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihinden (ödeme tarih) itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tüm bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini, davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğunun bu nedenle kabulünün mümkün olmadığını, verilen karar ile 2015 yılındaki mahkeme kararına dönüldüğünü, bu durumda 2015 yılından bugüne kadar davacının hak etmiş olduğu faiz, tazminat haklarının usul ve yasaya aykırı şekilde verilmediğini, oysa asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu, karara en yakın tarihteki gelir unsurunun baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bunun bir çok Yargıtay içtihadında da açıklandığını, davacıların tazminat hakkının karara en yakın tarihteki asgari ücret baz alınarak belirlenmesi gerektiğini, iki ayrı davacı olduğundan her iki davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu desteğini yitiren anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararını davalı ... şirketleri temyiz etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... yönünden müterafik kusur indirimi yapılmaması nedeniyle, davalı... Sigorta yönünden ise müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmaması nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bu bozmaya uyulmuş, yeniden hesap bilirkişi raporu alınmış, bu hesap bilirkişi raporunda rapor tarihi itibariyle geçerli veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmış, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri de yapıldıktan sonra belirlenen rakamlar doğrultusunda, 06.11.2019 tarihinde asıl ve birleşen ek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı... Sigorta temyiz talebinde bulunmuş, karar ikinci defa, ilk karar sadece davalılar tarafından temyiz edilmiş olmasına göre ilk rapor tarihi olan 03.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen rakamlar üzerinden müterafik kusur ve hatır indirimi yapılarak çıkan sonuca göre karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur. Bozma kararında ayrıca temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararını davalı ...' nın temyiz etmediği, davacının davalı ... yönünden oluşmuş kazanılmış haklarının dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği de belirtilmiştir. Mahkemece ikinci bozma kararına uyulmuş, 03.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen rakamlar üzerinden davalı... Sigorta yönünden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi, davalı ... yönünden ise müterafik kusur indirimi yapılarak bulunan rakamlar doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen ek davanın ise reddine ilişkin 15.03.2023 tarihli karar verilmiştir. Bu kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Temyize konu edilen İlk Derece Mahkemesi kararı hatalıdır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararını sadece davalı... Sigorta temyiz etmiş, ilk karardan daha fazla miktar içeren kararı davalı ... temyiz etmemiş, bu şekilde kararı bu hali ile kabullenmiştir. Bozma ilamında bu husus davacının davalı ...' ya karşı usuli kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiği şeklinde belirtilmiş olmasına göre açıkça bu yön gözetilmeden, ikinci karardaki miktarların davalı ... yönünden kabullenildiği, davacı yönünden usuli kazanılmış hak olduğu, davacının bu husustaki usuli kazanılmış haklarına riayet edilmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi yerinde değildir. Kararın bu nedenle bozulması gereklidir. 3. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan her bir davacı için kabul edilen maddi tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bozma öncesi mahkeme kararlarında da vekalet ücreti bu şekildedir ve bu hususta bir bozma da yoktur. Bu durumda her bir davacı lehine kabul edilen miktar yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.