Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6944 E. 2024/9841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6944
- Karar No
- 2024/9841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/854 E., 2023/535 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/477 E., 2021/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici ikinci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, ikinci fıkrasında ise, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki dava ilk olarak 29.03.2012 tarihinde Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup mahkemesince verilen 09.10.2012 tarihli 2012/172 Esas 2012/417 Karar sayılı ilamı ile yargı yolu nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, bu nedenle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı vekili temyizi üzerine Dairenin 22.06.2013 tarih 2013/2192 Esas 2013/3091 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Daha sonra idari yargıda açılan dava ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2014/733 Esas 2014/788 Karar sayılı ilamı ile adli yargının görevli olduğuna karar verilmesi üzerine eldeki davada İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce İlk Derece Mahkemesince karar verilmiş olmakla dosyada, esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyizdir. Buna göre, istinaf başvurusu üzerine verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2023 tarihli ve 2022/854 Esas, 2023/535 Karar sayılı kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmakla ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu temyiz başvurusu olarak kabul edilip anılan kararın temyiz incelemesine geçilmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Balıkesir Bakım Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı emrinde Bakım Kademeli Başçavuş olarak görev yaptığını, çalıştığı kurumdan kendisine verilen Balıkesir'den İzmit'e evrak götürme görevi nedeniyle ..... Tic. Ltd. Şti.'ye ait yolcu otobüsüyle yolculuk yaptığını, otobüsün 09.03.2011 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını, maddi ve manevi tazminat alacaklarının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince idare tarafından karşılanması gerektiğini belirterek belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak kazanın meydana gelmesine yoğun kar yağışının neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde idarenin kusuru olmadığından husumetin yöneltilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminata olay tarihinden faiz isteminin yersiz olduğunu, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.10.2012 tarihli 2012/172 Esas 2012/417 Karar sayılı ilamı ile; yargı yolu nedeniyle mahkemenin görevsizliğine ve bu nedenle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı vekili temyizi üzerine Dairenin 22.06.2013 tarih 2013/2192 Esas 2013/3091 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı tarafın idari yargıda dava açması üzerine, AYİM Yüksek İdare Mahkemesince davanın görev ve çözüm yerinin adli yargı olduğuna karar verilmiş, ileri sürülen olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2014/733 Esas 2014/788 Karar sayılı ilamı ile davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna bu nedenle Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.10.2012 tarihli 2012/172 Esas 2012/417 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; maddi tazminat davasının kabulü ile 213.760,32 TL tazminatın olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersizliği sebebiyle kararı temyiz ettiklerini, dava dilekçesi ile davacı ... için talep edilen manevi tazminat miktarının 25.000,00 TL olduğunu ancak ilk derece mahkemesince davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, davacının çalışma gücünü %13,1 oranında kaybettiğini, bu miktarın kendisini zenginleştirmeyeceğini belirterek hükmedilen tazminat miktarına ilişkin olarak kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu kazanın 09.03.2011 tarihinde meydana gelmiş olup dava ve ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... Turizm Şirketinin %100 kusurlu olduğunun belirtildiği ve meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil idarenin bir sorumluluğu bulunmadığı tespit edildiği halde İdare aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat hesapları büyük ölçüde ihtimal kurallarına dayalı olmakla, bu durumda ihtimal dahilinde olan elde edilecek gelirin gerçek zararmış gibi hesaplamaya esas alınmasının hakkaniyet kurallarına usul ve yasalara aykırı olduğunu, varsayımla tazminat hesaplanmaması gerektiğini, davacının muayenesi yapılmadan evrakların tetkiki ile tespit edilmiş olan maluliyet oranı esas alınarak fahiş tazminata karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarı da çok yüksek olup manevi tazminatın karşı tarafın zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek ölçüde olması gerektiğini, davanın 22.11.2019 tarihinde ıslah edilmiş olup mahkemece ıslah edilen alacaklar bakımından olay tarihinden itibaren faize karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harc alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.