Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6524 E. 2023/9871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6524
Karar No
2023/9871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/591 E., 2021/779 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelsinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 28.07.2013 günü müvekkili sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı sürücü yönetimindeki iş makinesinin karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Yapı San. A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 11.04.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 20.786,95 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı ...vekili, öncelikle görev ve yetki itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Halk Sigorta A.Ş vekili; taraf sıfatlarının bulunmadığını belirterek taraf sıfatı olmaktan çıkarılmayı ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2014/2227 Esas, 2016/892 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davalı Halk Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/1-2 maddesi gereğince husumet nedeniyle usulden reddine, 20.786,95 TL kalıcı işgöremezlik nedeniyle maddi tazminatın davalı ... yönünden (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarih olan 27.10.2014 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... Yapı Sanayi A.Ş. yönünden ise olay tarihi olan 28.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Yapı Sanayi A.Ş.’den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/5420 Esas, 2020/3712 Karar sayılı ilamı ile; Davalı ... vekilinin husumet ve kusur oranına yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi hususunda Adana Ç.Ü. Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü) denilmek suretiyle alınan raporda; davacıda %5.1 oranında kalıcı maluliyet olduğu, geçici iş göremezliğinin 45 gün olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Kaza tarihi 28.07.2013 itibariyle yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri esas alınması gerekirken yazılış şekli gözetildiğinde tüzük hükümlerinin mi, yönetmelik hükümlerinin mi esas alındığının tespiti mümkün bulunmayan ve dolayısıyla denetime elverişli olmayan %5.1 oranında kalıcı maluliyet olduğuna dair raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. O halde mahkemece, Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre davacının daimi işgücü kaybının tespiti yönünden rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporuna göre söz konusu kaza sebebiyle davacının %5,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, bozma ilamının davalılardan Seyhan Belediye Başkanlığı'nın temyiz istemi üzerine verildiği, dolayısıyla bozmaya konu ilamda hükme esas kabul edilen aktüerya bilirkişi raporundaki veriler bakımından adı geçen davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek anılan maluliyet raporları arasında çelişki ve farklılık bulunmadığından ayrıca aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmasına ihtiyaç bulunmadığı, davacının davalılardan ... Yapı Sanayi A.Ş., ... ve Türkiye Sigorta A.Ş. (eski Halk Sigorta A.Ş.)'ye yönelik davası bakımından verilen 2014/2227 Esas - 2016/897 Karar sayılı ve 28/04/2016 günlü karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davacının adı geçen davalılara yönelik talepleri bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılardan Seyhan Belediye Başkanlığına yönelik maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile kalıcı işgöremezlikten kaynaklanan 20.786,95 TL maddi tazminatın, mahkemenin 2014/2227 Esas - 2016/897 Karar sayılı ve 28.04.2016 günlü kararı ile davalılar ... Yapı Sanayi A.Ş. ve ... aleyhine hükmedilen maddi tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere kaza tarihi olan 28.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın mahkemenin 2014/2227 Esas - 2016/897 Karar sayılı ve 28.04.2016 günlü kararı ile davalılar ... Yapı Sanayi A.Ş. aleyhine hükmedilen maddi tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere kaza tarihi olan 28.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunmalarına rağmen dikkate alınmadığını, aracın kendileri sorumluluğunda değil iş makinesini işleten sorumluluğunda olduğunu, davalı ... A.Ş. ile aralarındaki sözleşme gereği sorumluluğun adı geçen davalıda olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, dosyadaki raporların eksik olduğu ve denetime elverişli olmadığını, her iki maluliyet raporundaki geçici iş göremezlik süresi arasında çelişki olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 28.07.2013 tarihinde trafik sigortası bulunmayan, davalı şirkete ait, davalı belediyenin asfalt işinde kullanılan iş makinesi ile davacı sürücünün kullandığı motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığına yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6524, K. 2023/9871, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6524-e-2023-9871-k-472ac2317453