Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6268 E. 2023/9574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6268
- Karar No
- 2023/9574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/29091 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulüne /Davanın kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/74054 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 10.08.2014 tarihinde davalı ... nezdinde Zorunlu Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesi ile sigortalı olan aracın kavşakta davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 98.285,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Sigorta Tahkim Heyetince 2015/E.11233.42 sayı 09.11.2015 tarihli kararı ile aynı kazaya ilişkin davacının maluliyetine ilişkin kararın kesinleştiğini, karara istinaden davacıya ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığı, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin sürekli iş göremezliğine ilişkin ek talebinin kabulü ile 98.285,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; başvurunun kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, somut olaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile ödeme yapılarak zararın giderildiğini, hesaplamada artan maluliyet oranı üzerinden yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamanın PMF Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, maluliyetin kaza ile illiyetinin değerlendirilmediğini savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; artan maluliyet oranı üzerinden yeniden hesaplama yapılması gerektiğinden kesin hüküm itirazının yerinde olmadığını, ancak artan maluliyete ilişkin zararın tespiti gerektiğinden %8 maluliyet oranına göre zararın yeniden tespiti için ek rapor alınmasına karar verildiğini, davalının itirazının bu yönü ile kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile 28.514,17 TL tazminatın 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının maluliyetinin eksik hesaplandığını, olması gereken maluliyet oranının %31 olduğu, özür oranının %23'den %31'e yükselmiş kişinin özür oranının %8 olan kişi ile zararlarının aynı derecede olmasının beklenemeyeceğini, ele alınma yönteminin salt fark olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, iddia ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davacı vekili 10.08.2014 yılında meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia etmiş, sürekli iş göremezliğini bildirir 12.10.2020 tarihli adli tıp kurul raporunu dosyaya sunmuştur. Davalı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 2015 yılında kesinleşen dosyada davacının zararlarının karşılandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dosya içerisinde yer alan 12.10.2020 tarihli adli tıp kurul raporunda özellikle davacının maluliyetinin belirlenmesine ilişkin 2015 yılında düzenlenen rapordan bahsedilerek, bu raporda davacının solunum etkilenmesi arızasının dikkate alınmadığı, maluliyet oranının bu nedenle eksik hesaplandığı belirtilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya % 23 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının % 23 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor ile davacının dosyaya sunduğu 12.10.2020 tarihli sağlık kurulu raporu karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki rapor arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.