Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/611 E. 2025/16762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/611
Karar No
2025/16762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1755 E., 2022/1685 K.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı S........ sevk ve idaresindeki araçla 12.11.2016 günü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu kaza sebebiyle müvekkiline ait ferforje atölyesinin önünde bulunan işleme demirlerin hasar gördüğünü ve müvekkilinin maddi zarara uğradığını, davalı ...'nun aracın işleteni, davalı ... AŞ'nin ise aracın ZMSS olduğunu, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin yaptığı iş hasebiyle işleme demirlerin devamlı işletmenin önünde olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine dava açılmadan evvel yapılmış bir hasar başvurusu bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere gerçek zararın tazmin edilmesi ile sınırlı olup mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususların tespitinin gerektiğini, talep edilen faizin haksız olduğunu, uyuşmazlığa avans faizi değil, ancak yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kısmi dava olarak açılamayacağını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalı ...'in meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğunu, müvekkili ...'na sorumluluk yüklenebilmesinin mümkün olmadığını, kazaya ilişkin davacı tarafından sunulmuş olan fotoğraflar incelendiğinde, davacı tarafından zarar gördüğü iddia edilen dükkan önündeki işleme demirlerin dükkanın hemen önündeki kaldırımda bulunduğunun görüldüğünü, bu durumun davacı dükkan sahibinin de sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini gösterdiğini, zira dükkana veya işletmeye ait olan malların muhafaza edilmesinden sorumlu olan kişinin dükkan sahibi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, ........ işletmesi maliki davacının, işletmesinin önündeki yol üzerine demir ferforje malzemeleri koyarak 2918 Sayılı KTK’nın 16. maddesini ihlali ile %30 oranında tali kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının zararının tespiti bakımından, davacı tarafından sunulan, 20 16... dönemlerine ait yasal süresinde açılış tasdikleri yapılmış işletme defteri uyarınca zarar miktarının en fazla 7.841,37 TL olabileceği, ancak yapılan inceleme sonucu davacının gerçek zararının 1.800,00 TL, %30 kusuru oranına göre 1.800,00 TL x %70 = 1.260,00 TL olduğu, TBK’nın 49. maddesi uyarınca haksız fiil sorumlusu davalı sürücü ... ile KTK'nın 85. maddesi uyarınca işleten davalı ...’nun kusursuz sorumluluğu nazara alınarak kaza tarihinden itibaren, ZMSS Genel Şartlar gereği davalıya davadan önce müracaat edilmediğinden, başvuruya ilişkin ön şart yargılama aşamasında tamamlandığından, dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.260,00 TL hasar bedelinin davalılardan ... ile ...'dan 12.11.2016 kaza tarihinden, davalı ... şirketinden 09.03.2018 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 3.740,00 TL isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ile davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas bilirkişi ek raporunda, kök raporla çelişik ve belirsiz olan, kabulü mümkün olmayan hususlar olduğunu, raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, öncelikle harici alınmış tekliflerin bu dosyaya tesiri olmadığını, zira zarar gören emtiaya ait faturaların zaten dosyaya sunulduğunu, maddi delil yerine kurgusal hesaba değer verilmesinin doğru olmadığını, mahkemenin hüküm tesis ederken, bilirkişinin 'hurdaya ayırmaya gerek yok' önermesine itibar etmesinin yerinde olmadığını, dava konusu malzemelerin sipariş üzerine yapıldığını, ağır hasara uğradıktan sonra tamir ve değişimle müşteriye satılmasının mümkün olmadığını, bunun en hafif deyimiyle müşteriyi dolandırmak olacağını, olağan hayat akışında, hangi müşterinin sipariş üzerine hazırlanmış ferforje ağır hasara uğradıktan sonra tamirli şeklini kabul edecek olduğunun düşünülmesi gerektiğini, bilirkişinin tamir, boya masrafını değil, fotoğraflarla ziyan olduğu anlaşılan emtianın tam bedelini hesaplaması gerektiğini, zaten kök raporda bunu kısmen yapmış olduğunu, fakat ek raporda önceki raporla da çelişkiye düşüldüğünü, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, defter kaydında bulunan emtiaların kazada ziyan olduğunun açık olduğunu, zarar konusunda bir tereddüt olmadığını, eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/611, K. 2025/16762, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-611-e-2025-16762-k-b6a2b867b8e0