Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6056 E. 2023/10855 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6056
Karar No
2023/10855
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1455 E., 2021/2210 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/355 E., 2020/279 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.11.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı ... vekili Avukat ......., geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.10.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davalı...'ın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine 405.853,93 TL alacağından dolayı Samandağ İcra Müdürlüğü'nün 2015/573 sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takip dosyasında borçlu ile ilgili tüm haciz işlemleri uygulandığını ancak adına hiçbir mal varlığı tespit edilemediğini, ...'ın ilçe merkezinde kuyumculuk işi yapmakta iken tüm insanları dolandırdığını, adına kayıtlı bulunan Samandağ ......, Mah. Kain 796 parsel sayılı taşınmazını 23.06.2015 tarihinde davalı ...'a devrettiğini, ...'ın da 9 gün sonra bu taşınmazı davalı ...'ya devrettiğini, yine borçlunun ......, Mah. Kain 3452 parsel sayılı taşınmazdaki 3/8 hissesini davalı annesi ...'a devrettiğini, bu tasarrufların mal kaçırmak amacıyla yapıldığını belirterek tasarrufların iptali ile bu taşınmazların icra yoluyla haciz ve satışına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin herhangi bir muvazaalı işlemin tarafı olmadığını, aksine davalı borçlu oğlu Razık'ın müvekkilini mağdur ettiğini ve zarara uğrattığını, borçlu ile davacı arasında gerçek bir borç ilişkisi olmadığını ve müvekkilini zararlandıran tasarruflardan elde edilmiş olan bedelin bizzat davacı lehine aktarılan bedellerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın gerek harici satış ve gerekse tapuda devir gördüğü tarih itibariyle satıcısı davalı ...'ın ortaya çıkmış ve bilinebilir herhangi bir ödeme güçlüğü bulunmadığını, yapmakta olduğu kuyumculuk faaliyetini genişletip davacı ile ortak iş faaliyetinde bulunacağını ve bu nedenle gelir getirisi bulunmayan taşınmazını satıp başka yatırımlara çevireceğini söylediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adı geçen kişilerle herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, resmi tapu sicil ve kayıtlara güvenerek ve taşınmazın gerçek değerinde olan satış bedelini ödemek suretiyle 796 nolu taşınmazı 3.kişiden satın aldığını, bu satın almanın yasal prosedüre uygun şekilde kurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan ...'ın davalı ...'ın annesi olduğu, devir tarihleri ve devir bedelleri dikkate alındığında devirlerin muvazaalı olduğu, diğer parselin ise davalı ... tarafından komşusu ...'a devredildiği, komşuluk ilişkileri ve tanık beyanları dikkate alındığında yapılan tasarruf bakımından ...'un iyi niyetli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı ...'un taşınmazı satın aldıktan dokuz gün sonra davalı ...'e sattığı, her ne kadar resmi kayıtlarda davalı tarafından yüksek meblağlı satım alımı mevcut olsa da dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve davalı tanıklarının da davalı ... ve davalı ...'in önceden tanıştığı ve taşınmazı birlikte almalarına rağmen davalı ... adına tescil edildiği yönündeki beyanları dikkate alındığında ...'un borçlunun komşusu olması ve maddi ve ekonomik durumunu biliyor olması ve iyi niyetli olmasının dosya kapsamında ispatlanamaması, davalı ...'in de durumdan haberdar olduğu ve satın alma işlemlerinin bir bütün halinde gerçekleştirildiği ve muvazaalı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu olan ..... İli, Samandağ İlçesi, ......., Mahallesinde kain 3452 parsel sayılı taşınmaz için muvazaalı olduğu tespit edilen ve 3/8 hisse yönünden davalı ... ile davalı ... arasında 23.06.2015 tarihinde gerçekleştirilen tasarrufun iptaline, dava konusu olan Hatay İli, Samandağ İlçesi ...Mahallesinde kain 796 parsel sayılı taşınmaz için muvazaalı olduğu tespit edilen ve davalı ... ile davalı ... arasında 23.06.2015 tarihinde ve yine davalı ... ile davalı ... arasında 03.07.2015 tarihinde gerçekleştirilen tasarrufun iptaline, davacıya Samandağ İcra Müdürlüğü'nün 2015/573 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere dava konusu olan Hatay İli, Samandağ İlçesi, ...Mahallesinde kain davalı ... adına kayıtlı olan 3452 parsel sayılı taşınmazın 3/8 hissesi üzerinde ve Hatay İli, Samandağ İlçesi ...Mahallesinde kain davalı ... adına kayıtlı 796 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ayrı ayrı haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline devri yapılmış olan payın müvekkilinin ölen eşinin müşterek konutu olan pay olduğunu, dava konusu taşınmazın kendilerine ortak muristen kaldığını, davalı ...'nin eşinden kalan hisselerini oğlu Razık'a devrettiğini, buna karşılık oturduğu evin 3/8 hissesini kendisine verdiğini, söz konusu durumun mahkemece araştırılmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile davalı borçlu arasında gerçek bir borç ilişkisi ve buna bağlı gerçek bir alacağın bulunmadığını, alacağın gerçek bir alacak olduğu saptanmadan tanık beyanları değerlendirilmeden eksik hüküm kurulduğunu, 4. kişi konumundaki müvekkili yönünden davacı taraflarca iddia ve ispat edilmeyen ve dosya kapsamında dayanağı bulunmayan değerlendirmelerle müvekkili yönünden kabul kararı verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki nüfus kayıtlarından davalı borçlu ....., ile davalı 3. kişi .....,'nin anne oğul olması nedeni ile davalı 3. kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması, dava konusu taşınmazın tapudaki devir bedeli ile gerçek değeri arasında mislinden fazla fark olması nedeniyle İİK278/3-2 maddesine göre de iptale tabi olduğu gerekçesiyle, dava konusu ...Mah. 796 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 23.06.2015 tarih 3869 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...'a 68.100,00 TL bedel karşılığında devredildiği, akabinde yaklaşık 10 gün kadar sonra davalı ...'ın dava konusu taşınmazı 03.07.2015 tarih 4151 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...'ya 600.000,00 TL bedel karşılığında devrettiği, tüm davalıların Hatay Samandağ Merkez'de esnaf olarak çalıştıkları, 06.09.2017 günlü araştırma tutanağına göre tarafların aynı mahallede oturduklarının belirlendiği, davalı ...'un 23.06.2015 gününde satın almış olduğu taşınmazı yaklaşık 10 gün kadar sonra satış bedelinin yaklaşık 9 kat fazlası bir bedel ile 4. kişi İlker'e devretmiş olması ve bu kadar kısa süreli aralıklarla fahiş fiyat farkı ile taşınmaz devri yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, taraflar arasındaki tanışıklık da dikkate alındığında İlker yönünden de tasarrufun iptali ile taşınmaz üzerinde cebri satış yetkisi verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetmek zorundadır. Somut olayda, dava dayanağı olan icra takip dosyasında İİK'nun 105. maddesinde belirtildiği şekilde borçlu davalı ...'ın adresinde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi, İİK'nun 143. maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Bu durumda, davalı borçlu ...'ın aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine, Davalı ... adli yardım talepli olduğu için harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6056, K. 2023/10855, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6056-e-2023-10855-k-e5d6ab3df239