Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5714 E. 2024/1179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5714
Karar No
2024/1179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/65 E., 2023/18 K. ASIL DAVADA DAVACILAR : 1-... ... mirasçıları: 2-... 3-... 4-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2-...Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.12.2013 (asıl dava), 23.05.2022 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü BİRLEŞEN DAVANIN MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2022/311 K. BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların oğlu Ferhat Bayraktar'ın 21.05.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yolcu olarak bulunduğu araçta hayatını kaybettiğini, karşı araç sürücüsü Ahmet Begiç'e karşı Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/64 Esasında açılan davanın kısmen kabul ile sonuçlanarak Ahmet Begiç yönünden 500,00 TL cenaze, 5.846,79 TL destekten yoksun kalma, 7.000,00 TL manevi tazminata, ... yönünden ise 500,00 TL cenaze, 7.000,00 TL destekten yoksun kalma, 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini belirterek karşı araç maliki ...'nin kazaya sebebiyet veren aracın işleteni, diğer davalının ise zorunlu sigortacısı olduğunu ileri sürerek değinilen ilam ile tekerrüre düşülmemesi koşuluyla toplam 13.876,79 TL maddi, 14.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 16.05.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 38.853,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin oğlu müteveffa Ferhat Bayraktar'ın davalının sahibi olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, yaşanan trafik kazası ve ölüm olayına müteakip davalı aleyhine Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/253 Esas sayılı dosyası ile bilirkişi raporunda belirlenen 24.838,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını, belirlenen bu bedel üzerinden davalarını ıslah ettiklerini, verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulduğunu, bozma sonrasında mahkemenin 2021/65 Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığını, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminat bedelinin 246.045,01 TL olarak hesaplandığını, belirlenen bu bedel üzerinden davalarını ıslah etmek için süre verilmiş ise de ıslah haklarının kullanılmış olduğu, yeniden ıslah yapılıp yapılmayacağı hususunun kesin olmadığı dikkate alınarak ek dava yoluna başvurulmasının zaruri olduğunu belirterek 2021/65 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek bakiye 221.206,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının ...'den tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekili; kaza nedeniyle davacı ... için 2.365,23 TL ve ... için 3.108,76 TL zarar bedelinin 26.08.2009 tarihli ibraname ile 25.09.2009 tarihinde davacılara ödendiğini, dava 2 yıllık süreden sonra açıldığı için ibranamenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.10.2014 tarih ve 2013/517 Esas-2014/682 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacıların...Genel Sigortaya açmış olduğu davanın dava şartı (hak düşürücü süre) yokluğundan reddine, davacılar için 500,00 TL'şer cenaze giderinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 5.846.79 TL destek tazminatının ve davacı ... için 7.000,00 TL destek tazminatının davalı ...'den alınarak adı geçen davacılara verilmesine; davacılar için 7.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine ve infazda Erzincan 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2010/64 Esas, 2013/231 no'lu ilamı ile tekerrüre düşülmemesi gerektiğinin saptanmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz istemde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarih ve 2014/24841 Esas-2017/365 Karar sayılı ilamı ile mahkemece dava konusu olayla ilgili kusur ve tazminat konusunda yeniden rapor aldırılmadığı, davacıların aynı olaya ilişkin olarak sürücüye karşı Erzincan 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2010/64 Esas, 2013/231 numaralı dosyası ile açılan davada bu hususların belirlendiği ve anılan davanın gerekçeli karar örneğinin dava dilekçesi ile beraber davalılara tebliğ edildiği için yeniden değerlendirme yapılmayıp bu dosya için de geçerli olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Öncelikle sürücüye karşı açılan Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/64 Esas, 2013/231 numaralı dosyasındaki raporlar bu davada davalılar taraf olmadığından davalıları bağlamamaktadır; kaldı ki, o dosyada verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 14.01.2016 tarih ve 2015/19190 E.-2016/366 K. Sayılı ilamı ile bozulmuştur. Her iki davanın incelenmesinde aralarında irtibat olduğu anlaşılmaktadır. Aynı yer mahkemesinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir (HMK m. 166/1). Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması, ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır (HMK m.166/4).Bu durumda mahkemece temyize konu işbu dava ile aynı davacılar tarafından sürücüye karşı açılmış dava dosyası arasında bağlantı olduğu, her iki davanın aynı sebepten doğduğu ve sonucu diğerini etkileyebileceği gözetilerek her iki davanın birleştirilerek tüm taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer bulunmamaktadır." gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.10.2018 tarih ve 2017/253 Esas-2018/867 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı ile her ne kadar Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/64 Esas, 2013/231 karar sayılı dosyası ile birleştirilmesi istenilerek bozulmuş ise de birleştirilmesi istenilen 2010/64 Esas sayılı dava dosyasının bozulması sonucu mahkemenin 2016/573 Esas numarasını aldığı ve bu dosyada yapılan yargılama sonucunda da 05.04.2017 tarihinde 2017/194 Karar sayılı kararı ile hükme bağlandığı, verilen kararın henüz tebliğe çıkartılmadığı ve kesinleşmemiş olduğu, bu nedenle birleştirilmesinin hukuken ve fiilen mümkün görülmeyerek yargılamaya devam olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 19.489,31 TL, diğer davacı ... için 24.838,42 TL olmak üzere toplam 44.327,73 TL tazminatının tahsilde tekerrür olmamak şartı ile sigorta şirketi tarafından ödenen 5.474,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye miktar olan 38.853,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Hanege yönünden kaza tarihi olan 21.05.2009 tarihinden, diğer davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile ... için 6.376,79 TL'sinin, ... için 7.500,00 TL'sinin 13.12.2013 dava tarihinden bakiye miktar olan 24.976,94 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı vekilinin cenaze yardımına ilişkin talebinin kabulü ile davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL cenaze yardımı giderinin kaza tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin ikinci kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarih ve 2019/618 Esas-2020/5946 Karar sayılı ilamı ile "1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, trafik kazası sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/573 Esas, 2017/194 Karar (Yargıtay bozma ilamı öncesi 2010/64 Esas, 2013/231 Karar) sayılı dosyasında davacılar Ahmet ve ... tarafından murisleri Ferhat Bayraktar'ın vefatı nedeniyle davalı sürücü Ahmet Begiç aleyhine 21.05.2009 tarihinde tazminat talebinde bulunulmuş, kesinleşmemiş bu dosyada alınan kusur ve tazminat raporu eldeki dava yönünden de aynen geçerli sayılmış ve hükme esas alınmıştır. Bu davada taraf olmayan davalı tarafa bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Davalı ... Henege bahsi geçen davada taraf olmadığından meydana gelen gerçek zararının eldeki davada belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece; zarar hesabı konusunda rapor alınarak belirlenecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; KTK'nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkeme hakimince re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olaya bakıldığında; davacılara davadan önce 25.09.2009 tarihinde 5.479,49 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında 26.08.2009 tarihli ibraname imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, her ne kadar sigorta şirketinin ibranamenin yapılmasından itibaren 2 yıllık iptal süresi içerisinde davanın açılmadığına ilişkin itirazı (2918 S.K. md. 111) mahkemece ceza zamanaşımı dolmadığından bahisle hatalı gerekçeyle reddedilmiş ise de davacılar tarafından imzalı 26.08.2009 tarihli ibraname bulunmasına ve davanın 13.12.2013 tarihinde açılmış olmasına göre, KTK'nın 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gözetilmek suretiyle davalı ... şirketinin davacılar ile yapmış olduğu anlaşma(ibra) doğrultusunda tüm borçtan kurtulduğu anlaşılmakla, davanın KTK 111 inci maddesinde yer alan iki yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekili ve davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik şimdilik gerek görülmemiştir.. "gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkememece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davanın Sigorta Şirketi...Sigorta A.Ş. yönünden reddine, ... yönünden davanın kabulü ile 24.838,42 TL'nin kaza tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, (ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 9.682,02 TL'nin davalı ...'den tahsili ile Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/706 Esas 2018/719 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında 21.05.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, (ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) cenaze yardımı giderlerine 500,00 TL'nin 21.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a 500,00 TL'nin ise ... mirasçılarına Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/706 Esas 2018/719 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine, (ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) manevi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen 2022/211 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile 221.206,59 TL'nin kaza tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebebleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece davalı ... şirketinin ibra edilmesi nedeniyle sigorta şirketi yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca ek dava olarak açılan ve birleştirilen davanın reddi gerektiğini, çünkü asıl davanın tam ... davası niteliğinde olduğunu, ölen desteğin kazada müterafik kusurlu olduğunu, olayda hatır taşıması olduğunu, ayrıca hesaplamada desteğin askerlik süresinin düşülmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların maliki ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yolcunun ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1-Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısı, 818 sayılı BK.'nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı TBK. madde 42 ve 43) gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 818 sayılı BK.'nun 141 ve 142 nci maddelerine (6098 sayılı TBK. madde 120 ve 121) göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 maddesinde müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Borçlar Kanunu'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. 818 sayılı BK.'nun 145 inci maddesine (6098 sayılı TBK. madde 166) göre, davalı ... şirketinin limiti kadar, diğer borçlu işletenin de borçtan kurtulduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacılar ile davalı ...Ş. arasında davadan önce 26.08.2009 tarihinde ibraname imzalanmış, ibraname kapsamında desteğin annesi ...'a 3.108,76 TL, desteğin babası ...'a 2.365,73 TL 25.09.2009 tarihinde ödenmiştir. Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarih ve 2019/618 Esas-2020/5946 Karar sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, eldeki davanın, 26.08.2009 tarihli ibranamenin üzerinden KTK'nın 111 inci maddesinde öngörülen 2 yılık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 13.12.2013 tarihinde açılmış olması karşısında davalı ... şirketinin davacılar ile yapmış olduğu anlaşma (ibra) doğrultusunda tüm borçtan kurtulduğu gerekçesiyle davanın sigorta şirketi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. ZMMS poliçesine baktığımız zaman ölüm halinde şahıs başına teminat limiti 150.000,00 TL'dir. Davacılar poliçe limitinin altında yapılan ödemeyi davadan önce verilen ibraname ile kabul etmişler ve bu kapsamda dava müştereken müteselsilen sorumlu sigorta şirketi yönünden hak düşürücü süreden reddedilmiştir. Davalı sigortalı ... de ibra nedeni ile BK.'nun 145 inci maddesine (6098 sayılı TBK. madde 166) göre poliçe limiti kadar sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Bununla birlikte mahkemenin 17.10.2018 tarih ve 2017/253 Esas ve 2018/867 Karar sayılı kararı davacılar tarafından temyiz edilmemiş, kararın davalılar ... ve sigorta şirketi tarafından temyiz edilmesi üzerine davalılar yararına karar bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece, temyiz eden davalının (...) usulü kazanılmış hakkı gözetilmeksizin güncel veriler ile hesap yapılarak ölü davacı ... için 9.682,02 TL ve davacı ... için 246.045,01 TL destek zararı tespit edilmiş, bunun üzerinde ... tarafından eldeki birleşen ek dava açılarak (asıl davada 2 nci kararda hükmedilen 24. 848,42 TL düşülerek) 221.206,59 TL davalı malik ...'den talep edilmiştir. Sonucu itibariyle de mahkemece eldeki temyize konu karar ile asıl davada ve birleşen Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (ek dava) 2022/211 Esas sayılı davasında davaların kabulüne karar verilmiştir. Ancak az yukarıda açıklanan sebeplerle davacıların ikinci kararı temyiz etmediği, hükmün davalıların temyizi üzerine bozulduğu gözetildiğinde kararın eksik incelemeye dayandığı açıktır. Kaldı ki mahkemenin ikinci kararında belirtilen miktarlar teminat limiti olan 150.000,00 TL'nin altında kaldığından ve sigortacının davadan önce ibra edilmesi nedeni ile davalı sigortalı ...'nin de poliçe limiti kadar sorumluluktan kurtulacağı gözetildiğinde asıl ve birleşen davada destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davaların reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde her iki davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlrının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendine açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 2-.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5714, K. 2024/1179, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5714-e-2024-1179-k-1977f414ef6a