Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5501 E. 2023/13643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5501
- Karar No
- 2023/13643
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/39 E., 2022/943 K. DAVALILAR : 1-Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat , Avukat ..., 2-Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 07.10.2009 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin duruşma isteminin miktardan reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan Barsan Global Lojistik ve Dağıtım A.Ş.'ye ait telefon santralinde 02.02.2009 tarihinde yüksek voltajdan kaynaklı olarak elektrikli cihazlarda hasar meydana geldiğini, hasar miktarı olarak sigortalıya 27.05.2009 tarihinde 1.960,21 TL olarak ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.960,21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın İstanbul Avrupa Yakasında meydana geldiğini, İstanbul İli Avrupa Yakası merkez olmak üzere coğrafi sınırları içinde bağlı ilçeler ile köylerindeki mevcut elektrik dağıtım tesislerini işletmek, dağıtım hizmetlerini yürütmek v.b. konuların Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı BEDAŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, 30.01.2009 tarihinde herhangi bir voltaj yükselmesi şikayeti almadıklarını, meydana geldiği iddia edilen arızanın sigortalı şirket sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirket yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, istenilen hasar bedelinin afaki olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2011 tarihli ve 2010/734 Esas, 2011/287 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketinin fiilen sigortalısına ödediği bedel nispetinde rücu davası açabileceği, işyerinin İstanbul Avrupa yakasında bulunduğu ve bu yakadaki dağıtımdan BEDAŞ tarafından yapıldığı gerekçesiyle, TEDAŞ hakkındaki davanın husumetten reddine, BEDAŞ yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı BEDAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.10.2012 tarihli ve 2011/10252-2012/16724 sayılı ilamı ile; ''....Dava mülga 6762 sayılı TTK'nun 1301 inci maddesi uyarınca açılmış bulunan sigorta rücu davası olup, uyuşmazlık esas olarak hasarın hangi nedenle meydana geldiği ve miktarı konusundadır. Olayın oluş şekli itibariyle uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği tabiidir. Mahkemece de bu husus kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiştir. Ancak uyuşmazlık elektrikle ilgili olduğu halde bu konuda ne şekilde bilgi sahibi olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan hukukçu bilirkişiden alınan rapor esas alınarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan mahkemece kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.11.2016 tarihli ve 2014/5702-2016/10724 sayılı ilamı ile; davacı vekilinin bilirkişi ücretinin davacı yana yükletilmesi ile ilgili diğer temyiz itirazının reddine karar verilerek, "Dava 07.10.2009 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK'da) yargılama avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. Somut olaya bakıldığında; Mahkemece 02.04.2013 tarihinde davacı tarafa gider avansı olarak toplam 370,00 TL miktarın depo edilmesi bakımından 2 hafta kesin süre verildiği, aksi halde açılan davanın usulen reddedileceği belirtilmiş, 18.06.2013 tarihli oturumda davanın usulden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması ve olayda dilekçelerin teati aşamasının geçip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nun 324 inci maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. '' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu olay Alçak Gerilim Enerji Dağıtım Hattının işletmesi sırasında meydana geldiğinden ve bu nedenle TEDAŞ ile BEDAŞ arasındaki 24.07.2006 tarihli İşletme Devir Hakkı Devir Sözleşmesinin 7 inci maddesine göre söz konusu olayın hattın mülkiyetine ilişkin olmayıp işletmesine ilişkin olduğundan, TEDAŞ ile olay arasında uygun illiyet bağı kurulamayacağından, bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiği, dava konusu depo alanı ve müştemilat 400 kVA'lık trafo ile beslenmekte ve bu trafonun C 1 (0G) Yüksek Gerilim Abonelik Sözleşmesi var olup bunun bu şekilde yapılmasının nedeni sayaç okunmasının BEDAŞ için kolay olması, bu kısmın nispeten daha korunaklı olması ve trafo kayıplarının da okunan endekslerin içinde olmasından dolayı olduğu, söz konusu tesisatın abonesi dava dışı Barsan Global Lojistik firması olup C1 Tip Abonelik Sözleşmesinin tesis edilmiş olmasının yüksek gerilim ve alçak gerilim tesisatın arıza giderme, onarım ve periyodik bakım işlerinin Barsan Global Lojistik Firması tarafından yapılacağı anlamına gelmediği, söz konusu sözleşme dosyada mevcut olup sözleşme maddeleri incelendiğinde periyodik bakım, onarım ve arıza gidermenin abone Barsan Global Lojistik Firmasına yüklendiği şeklinde herhangi bir ibare olmadığı, sözleşme dışında dosyadaki geri kalan resmi bilgi ve belgelerde de anılan arıza giderme, onarım ve periyodik bakım işlerinin Barsan Global Lojistik Firmasına ya da başka bir firmaya ait olduğunu gösteren bir ikili anlaşma da olmadığı, söz konusu bölgede çok sayıda orta gerilim hattı da mevcut olup tüm bu hatların bakım ve onarımların özel müşteriler tarafından yapılmasının ancak anlaşmalar ile olabileceği, BEDAŞ'ın elektrik enerjisi dağıtımında ve işletilmesinde ağır özen yükümlülüğü bulunduğu, Barsan Global Lojistik Firması söz konusu yüksek gerilim hattı, trafo, yüksek gerilim ve alçak gerilim hattının bakım ve onarımından sorumlu olsaydı, bir elektrik mühendisini görevlendirip BEDAŞ'a bildirmesi gerektiği, bu bildirimin yapılmaması durumunda BEDAŞ'ın bu işletmeye sağladığı enerjiyi anında kesmesi gerektiği, havai hat üzerinde meydana gelen kısa devre rapor içinde verilen tariflere göre dağıtım şebekesine ait bir noktada meydana geldiği, dağıtım şebekesinin işletme, arıza, onarım ve bakım sorumluluğunun Bedaş'a ait olduğu, meydana gelen hasar bedelinin doğru bir inceleme ile 1.258,64 USD olarak hesaplandığı, bedelin TL karşılığının da o günkü kur ile 1.960,21 TL olduğu gerekçesiyle; davanın davalılardan TEDAŞ Elektrik Dağıtım A.Ş yönünden husumet nedeniyle reddine, davanın davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ yönünden kabulü ile 1.960,21 TL tazminatın 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasında üç farklı raporun alındığı, ilk iki raporda davalı şirketin kusur ve sorumluluğunun olmadığı belirtilmesine karşın son raporun müvekkili aleyhine olacak şekilde düzenlendiği ve rapor doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğu, raporlar arasında çelişkiyi giderecek nitelikte yeni rapor alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, arızanın meydana geldiği trafonun dava dışı sigortalı şirkete ait olduğu ve arızadan da kendisinin sorumlu olduğu, C1 Tip Abonelik Sözleşmesinin tesis edilmesinin yüksek gerilim ve alçak gerilim tesisatının arıza giderme, onarım ve periyodik bakım işlerinin kullanıcı tarafından sağlanacağı anlamına gelmeyeceği, olayın yaşandığı kısmın sorumluluğunun kullanıcı tarafında kaldığı ve kullanıcı sorumluluğunda olduğunun açık olduğu, tesisin enerji almasına kadar olan tüm süreçte dağıtım şirketi tarafından gerekli kontrollerin yapıldığı, ardından kullanıcı tarafından enerji kullanımına dair perakende şirketi aboneli sözleşmesi imzalandığı, yapılan sözleşmeler tek taraflı olmadığından kusurdan kaynaklı kullanıcı üzerindeki yükümlülüklerin ortadan kaldırmayacağı, bilirkişi raporunda görevin aşılması suretiyle hatalı hukuki değerlendirmenin yapıldığı, hasar bedelinin objektif ve denetime elverişsiz olarak belirlendiği, ödeme tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi kapsamında davacı ... tarafından sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 6762 sayılı Ticaret Kanunu 1301 inci (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci) maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 269,85 TL 0.H. 80,70 TL P.H. 189,15 TL Kalan