Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5050 E. 2024/1926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5050
- Karar No
- 2024/1926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/335 E., 2022/919 K. İHBAR OLUNAN : ... DAVA TARİHİ : 14.07.2011 HÜKÜM/ KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...Ev Donanım Sistemleri Paz. Tic. Ltd. Şti.'ye ait olan işyerinde 25.02.2008 tarihinde hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz sonucunda meydana gelen zarar için sigortalısına 9.037,00 TL hasar bedeli ödendiğini, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/392 esas sayılı dosyasında hasar ile ilgili olarak alınan raporda %75 kusurun Belediye’ye ait olduğunun belirtildiğini, söz konusu hasardan ASKİ'nin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.700,00 TL’nin ödeme tarihi olan 31.03.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.05.2015 tarihli ve 2011/1069 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/5714 Esas, 2019/10646 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda; dava konusu rizikonun 25.02.2008 tarihinde gerçekleştiği, davacı vekilinin 11.07.2011 havale tarihli dilekçe ile aynı tarihte harcını yatırarak davasını açtığı, davalı vekili tarafından davaya karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğü, mahkemece riziko tarihi 25.02.2008 tarihinden itibaren mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nunda haksız fiiller için öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesi ile davanın zamanaşımından reddine karar verildiği, olayla ilgili olarak ilk önce eldeki dosya davacısı tarafından Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/392 E. sayılı ile açılan davada hasım olarak bina maliklerinin gösterildiği, sonrasında bahsi geçen dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen rapora göre, hadisedeki kusur oranı dağılımının %75 kadarının Çubuk Belediyesi’nde olduğu tespit edildiği, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/392 E. sayılı dosyasından 21.07.2010 tarihli duruşmasında anılan bilirkişi raporu davacı tarafa elden tebliğ edildiği ve fail davacı tarafından 21.07.2010 tarihli celsede öğrenildiği, failin öğrenilme tarihi olan 21.07.2010 ile eldeki dava tarihi 11.07.2011 arasında 1 yıllık süre geçmemiş olduğundan dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı süresi dolmadığından işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, davacı sigorta şirketi tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...Ev Donanımları Sistemleri Tic. Ltd. Şti.'ye ait olan işyerinde 25.02.2008 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalı işyerinde meydana gelen zarar için sigortalıya ödenen 9.037,00 TL hasar bedelinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.700,00 TL alacaklarının ödeme tarihi olan 31.03.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketinin 25.02.2008 tarihinde bir eksper görevlendirdiği, eksperin aynı gün iş yerinde inceleme ve tespitlerde bulunduğu, 10.03.2008 tarihinde ekspertiz raporu tanzim ve imza ederek ibraz edildiği, 10.03.2008 tarihli ekspertiz raporu ile "bodrum kat giriş kapısından içeri giren pis sulardan dolayı hadisenin meydana geldiği," şeklinde beyanda bulunulduğu, bilirkişi raporunda işyeri sigorta poliçesi ile bodrum kattaki otoparkın depo olarak sigortalanmadığı, kiraya veren ..." ile kiralayan "..." arasında 01.01.2007 tarihinde imzalanan "Kira Kontratosu" içeriğinde, bodrum kattaki otoparkın depo olarak kiralanmadığı, mimari projede de bodrum katın depo olarak kullanıma tahsis edilmediği gerekçesiyle davacının taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı sigorta şirketinin ödediği riziko bedelini, halefiyet ilkesi dışında alacağın temliki hükümlerine göre davalıdan rücuen talep hakkı bulunduğunu, 2008 yılından beri yapılan yargılamalar ile davalı kurumun söz konusu hasardan dolayı kusurlu olduğunun tartışmasız olduğunu, bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından işyeri sigorta poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde su basması sonucu oluşan hasar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın temyiz edenin sıfatına göre ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 arihinde oy birliğiyle karar verildi.