Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5045 E. 2024/3514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5045
Karar No
2024/3514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/454 E., 2022/325 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının sevk ve idaresinde bulunan araçlar arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını pek çok defa ameliyat olduğunu, çalışamadığını belirterek 15.000,00 TL manevi tazminat, 20.000,00 TL maddi tazminat tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlardan doğan alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, duruşmada kazanç kaybına ilişkin zarar talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.990,00 TL tazminatın 12.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesi 27.06.2018 tarih ve 2015/12314 Esas 2018/6455 Karar sayılı ilamında; "...1-Dava niteliği itibariyle cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle, tedavi süresince çalışamayıp kazanç kaybına uğradığından bahisle, geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş; mahkeme tarafından, davacı tarafından ibraz edilen iş yerinden alınan yeminli tercüme evrakında hastalık nedeniyle işe başladığı tarihe göre geçici işgöremezlik süresi hesaplayan aktüerya bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Haksız fiil nedeniyle işgöremezlik iddiası ve zarar talebinin bulunduğu durumda, talebin sağlıklı biçimde karara bağlanabilmesi için, olay nedeniyle oluşan yaralanmanın niteliği, tedavi süresinin ne kadar olacağı ve iyileşme süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Anılan bu tespitlerin yapılması ise, teknik bilgiyi gerektirmektedir. Davacının kazadaki yaralanması nedeniyle oluşan iş göremezlik süresinin belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar verilemeyeceği açıktır. Tüm bu nedenlerle, davacının maddi tazminat istemi yönünden, mahkemenin yaptığı araştırma yetersizdir. Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin tedavi belgelerinin incelenerek, yaralanmanın mahiyetine göre iyileşme süresinin ne kadar olacağı ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına," karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak 24.11.2021 havale tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu(maluliyet), 07.07.2022 havale tarihli hesap bilirkişi raporu ile 23.06.2014 havale tarihli bilirkişi raporu(kusur) dosya kapsamına ve uyuşmazlığa uygun olup denetime elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, 07.07.2022 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanın maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat bakımından davacı ve davalının kusur oranları, davacının ciddi şekilde yaralanması ve bu süreçte kaygı ve korku yaşaması, tedavi süreci, tarafların dosyaya yansıyan sosyal durumları, paranın satın alma gücü, olay tarihi ve davacıda uyandıracağı tatmin duygusu ile caydırıcılık unsurları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak ve davacı tarafça manevi tazminatın düşük belirlenmesine ilişkin temyiz yoluna başvurulduğu gözetilerek manevi tazminat miktarı aleyhe bozma yasağına tabi olmayacağı değerlendirildiği gerekçesiyle davacının tedavi gideri, kazanç kaybı, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlardan alacak nedeniyle talep ettiği 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça manevi tazminatın düşük belirlenmesine ilişkin temyiz yoluna başvurulduğu gözetilerek manevi tazminat miktarı aleyhe bozma yasağına tabi olmayacağından tarafların sosyal ekonomik durumları dikkate alınarak 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; raporu hazırlayanın avukat olduğunu, işgüvenliği uzmanından rapor alınması gerektiğini, bilirkişice Almanca sigorta şirketi evrak tercümeleri ile hesaplama yapıldığını, apostil şerhleri olmadığını, ayrıca davacının iş gücü kaybı ile ilgili Türk makamlarından alınmış rapor olmadığını, davacının tedavi giderlerinin Almanya'dan sağlık sigortasından karşılandığını, aynı giderlere ilişkin talep yapıldığını, davacıya işten kaldığı günler için Alman Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapıldığını, davacının TRW isimli işyerinden aldığı belge ile gelir belirlendiğini, uluslar arası istinabe yoluyla maaşının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya maddi tazminat kalemlerinin nelerden ibaret olduğu açıklattırılmadan bilirkişi incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56 ıncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmiş olmasına ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. HMK'nın 26 ncı maddesinde "...Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." düzenlenmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 27.06.2018 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada; 03.12.2014 tarihli duruşmada davacı tarafın dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000,00 TL olan maddi tazminat talebinin kazanç kaybı tazminatına yönelik olduğunu beyanla bu hususta hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk hükümde de geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmış, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairenin bozma ilamında, geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi için karar davalı taraf yararına bozulmuş, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan sonra hükme esas alınan 07.07.2022 havale tarihli aktüer ve doktor bilirkişi heyeti raporu ile 18.161,74,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 471.843,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.349,44 TL bakıcı gideri ve 930,55 TL tedavi gideri hesaplama yapılmış, mahkemece taleple bağlı kalınarak söz konusu tazminatlar hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafın talebinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik olduğu ve mahkemece verilen ilk hükümde geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alındığı ve davacı tarafın bu hususu temyiz etmediği halde bozmadan sonra geçici iş göremezlik tazminatı yanı sıra diğer maddi tazminat kalemlerine hükmedilmesi davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali olacaktır. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; sadece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde 07.07.2022 havale tarihli aktüer ve doktor bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmasıyla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5045, K. 2024/3514, T. 18.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5045-e-2024-3514-k-33c07ac1e37c