Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/493 E. 2025/4123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/493
- Karar No
- 2025/4123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1319 -2022/1625 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/161 E. -2022/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat .... geldiler, diğer davalı ... adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.03.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2016 tarihinde davalının sürücüsü olduğu tescilsiz motosikletin müvekkili ...'nin kullandığı motosiklete çarpması nedeniyle müvekkili ...'nin ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, önce talebini 92.069,00 TL’ye yükseltmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından sonra 04.01.2021 tarihli dilekçesiyle 500.00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini toplam 22.455,64 TL'ye, 500,00 TL olan sürekli maluliyet tazminatı talebini toplam 228.985,59 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmadan önce KTK 97. maddesi uyarınca gerekli belgelerle usulüne uygun şekilde müvekkiline başvurmadığını, kazaya sebebiyet veren motosiklet 50 cc altında ise müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, davacının ehliyetsiz olmasının kusura eklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... beyanında, kendisinin kusuru olmadığını savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2019 tarih 2016/448 Esas 2019/62 Karar sayılı kararı ile; benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıda %14.0 oranında maluliyetin meydana geldiği, davalı ...'ın % 100 kusuruyla kazanın gerçekleştiği gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulü ile 92.069,10 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... yönünden dava tarihinden, davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 05.06.2020 tarih 2019/2192 Esas 2020-584 Karar sayılı ilamı ile; davalı ... Hesabına davadan önce başvurulduğu, ancak, yasal sürede cevap verilmemesi üzerine davanın açıldığı yönündeki davacı iddiası ile davalı ...'nın eksik belge ile başvurulduğu iddiasının değerlendirilerek, davada, davalı ... yönünden başvuru dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin öncelikle saptanması, kazaya neden olan motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması gerekip gerekmediği yönünden inceleme yapılması, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe genel şartlarının değiştiği için davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliğine göre ilgili kuruluşlardan maluliyet raporu alındıktan sonra, TRH-2010 Yaşam Tablosu esas alınmak suretiyle hesaplama yaptırılması gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. C.KALDIRMA KARARINDAN SONRA VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Hesabına 29.08.2016 tarihli iadeli taahhütlü mektupla tazminatın ödenmesi için başvurduğu, iadeli taahhütlü mektubun 01.09.2016 tarihinde usule uygun tebliğ edildiği, kazaya neden olan motosikletin silindir hacminin 50 cc üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğu, kazanın davalı ...'ın % 100 oranında kusuruyla gerçekleştiği, davacının %12.6 oranında malul kaldığı, 18 ay geçici iş göremezlik zararı oluştuğu, 16.11.2021 tanzim tarihli rapor ile geçici ve sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 251.441,23 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının geçici iş göremezlik zararı olan 22.455,64 TL ile sürekli iş göremezlik zararı olan 228.985,59 TL toplamda 251.441,23 TL maddi tazminatın davalılar ... yönünden olay tarihi olan 10.07.2016 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından sigortaya başvuru tarih olan 08.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, toplam 16.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ..., istinaf yoluna başvurmuş ise de daha sonra istinaf talebinden vazgeçtiğine dair dilekçe vermiş olması karşısında istinaf başvurusu incelenmemiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2022 yılı için yeni asgari ücret açıklandığından yeni asgari ücrete göre maddi tazminatın hesaplanması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, manevi tazminatın ruhsal zararı karşılamadığını beyan etmektedir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın tescilsiz olduğunu, sigortalanmasının mümkün olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili kuruma başvuru sırasında kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun maluliyet raporu sunulmadağını, 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar için % 1,8 teknik faizin uygulanması icap ettiğini, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğu için ehliyeti bulunmadığını, kask takmaması vs koruyucu ekipman takmaması nedeniyle % 40 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle 18 yaşından önce çalışarak gelir elde edemeyeceği için geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediği için dava öncesi tarihten itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının kazaya sebebiyet veren tescilsiz motosikletin sürücüsü ve Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan aktüer bilirkişi raporunun 16.11.2021 tarihli olması nedeniyle asgari ücrete dair 01.01.2022 tarihli düzenlemenin uygulanmasına dair talebin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'na yükletilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekil ile temsil olunan davalı ...'na verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ile karar verildi. KARŞI OY Bedensel zarara ilişkin tazminat belirlenirken Yargıtay’ca istikrarlı olarak kabul edilen en önemli ilke tazminata esas alınacak gelirin karara en yakın bilinen gelirin esas alınmasıdır. Zira bedensel zararlar, haksız fiil tarihinde doğar kişinin sürekli iş göremezliğinin bulunması durumunda bakiye ömrüne kadar devam eden zararlardır. Bu kapsamda sakatlanan kişinin tazminatı belirlenirken maluliyeti olmasaydı kaza sırasında yaptığı iş nedeniyle ne kadar gelir elde edecekse o miktarda kişinin zararı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece son karar 15.03. 2022 tarihinde verildiğine göre karar tarihinde davacının bilinen 2022 yılı asgari ücretine göre tazminatının belirlenmesi gerekir. Zira bilinen bir gelir varken varsayıma dayalı olarak tazminat hesabı yapılamaz. Mahkeme işlemiş (bilinen) dönem zararını haksız fiil tarihinden itibaren en son asgari ücrete kadar asgari ücrette ki artışlar dikkate alarak hesaplamalıdır. Mahkeme işlememiş (bilinmeyen) dönem zararını ise bilinen en son asgari ücrete göre progresif rant formülüne göre hesaplatması gerekirken mahkeme karar verdiği 15.03.2022 tarihinde yeni asgari ücreti bildiği halde bir önceki senenin asgari ücretinin esas alınarak yapılan tazminat hesabına göre karar vermesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekirken onanması yönünde verilen çoğunluğun kararına katılmıyoruz.