Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4345 E. 2024/5049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4345
- Karar No
- 2024/5049
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/4419 E., 2022/1884 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İstinaf Başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/682 E., 2019/195 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali, olmadığı takdirde muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .... ile davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalı borçlu ...'dan olan alacağı sebebiyle taraflarınca İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11207 Esas sayılı ve 2017/21254 Esas sayılı dosyalarından icra takiplerine girişildiğini ve takiplerin bu dosyalar üzerinden derdest olduğunu, borçlu adresinde tatbik edilen hacizlerde borçlunun borca yeter haczi kabil malına rastlanmadığını, icra dosyasından Bayrampaşa ve Fatih Tapu sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap ve tapuda gerçekleştirdikleri inceleme neticesinde ...'ın 2 adet taşınmazını kardeşi ...'a devrettiğinin tespit edildiğini, bu devirlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığını belirterek İİK 277 vd maddelerine istinaden davalı tarafından diğer davalı kardeşi lehine yapılmış olan tasarrufun iptaline, talebin kabul görmemesi halinde terditli olarak yapılmış olan satış işlemlerinin muvaazalı olması sebebi ile müvekkili açısından iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davalıların Artaç Madeni Eşya şirketindeki ortaklıklarının 2005 yılına kadar devam ettiğini, 2005 yılı Eylül ayında davalıların ortaklıklarını ve ticari kazançları ile edindikleri taşınır ve taşınmaz mallardaki ortaklıklarını tasfiye ettiklerini, dava konusu taşınmazların da tasfiye sonucunda davalı ...'a kaldığını, müvekkilinin devir işlemlerinin yapılması için dava dışı ...'ye vekaletname verdiğini, tasfiye işleminden sonra taşınmazlara ilişkin tüm hak ve yetkilerin davalı ... tarafından kullanıldığını, davalı ...'ın taşınmazın vergilerini ödediği gibi taşınmazları kiraya verdiğini ve kira bedellerini aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı ...'ın ağabeyi olduğunu, Artaç Madeni Eşya Ticaret ve San. Ltd. Şti.'nde 23.09.2005 tarihine kadar 1/2 paya sahip olarak birlikte ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, hisselerinin tamamını bu tarihte diğer davalı kardeşi ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin Artaç Madeni Eşya Ticaret ve San. Ltd. Şti.'ndeki 1/2 payının devri ve işletmenin mevcut malvarlığı ve demirbaşların borç ve alacakların paylaşımına ilişkin 30.09.2005 tarihli protokolün taraflarca tanzim edilerek imzalandığını, işbu protokolün 20 inci maddesine istinaden dava konusu taşınmazların, demirbaşlardaki ... payına karşılık müvekkili ...'a devredilmesine taraflarca karar verildiğini belirterek tasarruf işleminin davalı ...'ın borcunun doğumundan 11 yıl öncesine dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar kardeş iseler de daha önce birlikte yürüttükleri ticaret hayatını ayrı ayrı yürütmeye karar verdikleri, bu amaçla tasfiyeye giriştikleri, davaya konu her iki taşınmaza ilişkin olarak, davalı ... üzerindeki tapu kaydının diğer davalı kardeş ...'a devir konusunda anlaştıkları bu işlemin yapılması için, Büyükçekmece 4 Noterliği'nin 02.01.2016 tarih 28 ve 30 yevmiye nolu düzenleme şeklinde özel vekaletnamenin davalı ... tarafından kardeşi diğer davalı ...'a satışı için ...'na özel vekalet verdiği, bu nedenle tapudaki devirlerin bu amaca yönelik olarak yapıldığı konusunda tam bir kanaatin hasıl olduğu, tasarrufun iptaline ilişkin koşulların oluşmadığı gibi terditli açılan TBK 19 uncu maddesine dayalı açılan davanın koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gayrimenkullerin borç ödemek amacıyla devredilmesinin mutad ödeme vasıtası olmaması nedeniyle İİK m. 279/2 gereğince iptali gerektiğini, taşınmazların protokolün düzenlendiği 30.09.2005 tarihinden 11 yıl sonra devredilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalıların resmi devir işlemini yaparken dava açılma ihtimalini öngördükleri için 10 yıl önce düzenlenen vekaletname ile işlem yaptıklarını, taşınmazların rayiç değerlerinin devir bedellerinden 3 ve 4,5 misli fazla olmasının devrin mal kaçırma kastı ile yapıldığını gösterdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar tapudaki satış bedeli ile iptali istenen tasarrufa konu taşınmazların tasarruf tarihindeki rayiç değeri arasında mislini aşan fark bulunmakta ise de, davalıların evvelinde dava dışı Artaç Madeni Eşya Tic. San. Limited şirketinin hissedarı iken davalı ...'ın şirketteki hisselerinin 124.000,00 TL'sini davalı ...'a, 1.000,00 TL'sini dava dışı .....'a devrederek 23.09.2005 tarihinde adı geçen şirket ortaklığından ayrıldığı, davalılar arasında yapılan protokolde davalı ...'ın şirketteki hisselerine karşılık dava konusu taşınmazların devrinin kararlaştırıldığı ve taşınmazların devri sırasında davalı ... adına kullanılan 02.01.2006 tarihli vekaletnamenin içeriğinde dava konusu taşınmazların bilgilerine yer verildiği, taşınmazlara ait geçmiş yıllara ilişkin vergi borçlarının davalı ... ve davalı adına dava dışı oğlu tarafından ödendiği, dinlenilen tanık beyanlarına göre taşınmazların tasarruf yetkisinin davalı ... tarafından kullanıldığı, yapılan devir işleminin alacaklılardan mal kaçırma kastı ile yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali, olmadığı takdirde TBK'nın 19 uncu maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.