Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4273 E. 2023/9954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4273
Karar No
2023/9954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/73 Esas, 2020/141 Karar HÜKÜM/KARAR : Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığı-Davanın Reddi Taraflar arasında görülen haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... ile ilgili davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların murisinin, davacı ile evlenme vaadi ile birlikte olduğunu, herhangi bir geçerli neden bulunmamasına rağmen resmi evliliğe yanaşmadığını, davalıların da bu evliliğe engel olduklarını, davalıların murisinin hastalığı süresince davacının tek başına murise destek olduğunu, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığını ve daha önce çalışmakta olduğu işine devam edemediğini belirterek 5.000,00 TL maddi tazminat ve 55.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ...; davacının iddialarının asılsız olduğunu, murisin sağlığında davacıya yeterince maddi yardımda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.02.2016 tarihli ve 2012/680 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararıyla; davacı ile davalılar ... ve ... arasında yapılan protokol çerçevesinde sulh olunduğu gerekçesiyle adı geçen davalılar ile ilgili davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... Aras yönünden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 12.03.2020 tarihli ve 2017/3331 Esas, 2020/1336 Karar sayılı ilamı ile "... mahkemenin, UYAP sistemi üzerinden alınan gerekçeli kararının hüküm kısmının 2. bendinde; “Giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına” ile “A.A.Ü.T'nin TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,” denildiği; dosya içerisinde bulunan fiziki kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde ise “Davacı tarafından yapılan 21,15 TL başvurma harcı iade edilecek harç düşüldükten sonra 29,20 TL maktu harç, 3,30 TL vekalet harcı, 0,60 TL dosya gideri, 127,00 TL 26 adet tebligat masrafı, 25,00 TL tanıklık ücreti, 135,00 TL müzekkere masrafları olmak üzere toplam 341,25 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...’dan alınarak davacıyı verilmesine” ile “Davacının davalı ... hakkında yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” ve “Davacı ile davalılar ... ve Halis arasındaki sulh anlaşması 19.06.2012 tarihinde yapıldığından ön inceleme duruşmasının da bu tarihten sonra 21.12.2012 tarihinde icra edildiği tespit edilmekle A.A.Ü.T’nin 6. maddesinin ilk cümlesi göz önüne alınarak 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine” cümlelerinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle mahkemenin, UYAP ortamında kayıtlı gerekçeli kararı ile fiziki dosyada bulunan gerekçeli kararı arasında çelişki oluşmuştur. Kararlarda farklı hükümler bulunması ileride uygulamaya dönük karışıklıklara sebep olabileceğinden ve bu durum da mahkeme kararlarına ... ilkesini zedeleyebileceğinden dosya kapsamına uygun bir biçimde fiziki karar ile UYAP ortamındaki kararın hüküm fıkraları arasındaki çelişkinin ve içerik farklılığının giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak UYAP ortamında kayıtlı gerekçeli karar ile fiziki dosyada bulunan gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davacı ile davalılar ... ve ... arasında yapılan protokol çerçevesinde sulh olunduğu gerekçesiyle adı geçen davalılar ile ilgili davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve davalı ... temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, davacı taraf ile 19.06.2012 tarihinde sulh olunduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız ... sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 49 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Kanun'un 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh de davaya son veren taraf işlemlerindendir. 6100 sayılı HMK'nın 315 inci maddesine göre “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü haizdir. Somut olayda; davacı tarafın, dava dilekçesi ile haksız ... nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği, yargılama devam ederken davacı taraf ile davalılar ... ve ... arasında 19.06.2012 tarihinde "Protokol" başlıklı sulh anlaşması düzenlendiği, bu belgenin 3 üncü maddesinde "Davacı işbu tazminat miktarı dışında davalılar ... ve ...'dan başkaca mahkeme harç masrafı-avukatlık ücreti ve sair gibi herhangi bir bedel talep etmeyecektir." şeklinde düzenleme yapıldığı, buna göre vekalet ücreti ve mahkeme masrafları konusunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığı, bununla birlikte mahkemece, davacı yararına davalılar ... ve ... yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıa karşısında mahkemece; taraflar arasında yargılama sırasında düzenlenen 19.06.2012 tarihli sulh anlaşması içeriği dikkate alınmak suretiyle davalılar ... ve ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4273, K. 2023/9954, T. 28.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4273-e-2023-9954-k-7a71cdd9811e