Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4232 E. 2024/6050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4232
Karar No
2024/6050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/253 E., 2022/1957 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili ve davalı ... Ltd.şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ...Tekstil Konf. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında kamu alacağı nedeni ile takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, davalı ...’un adına kayıtlı dava konusu taşınmazları 31.10.2007, 01.11.2007 ve 12.11.2008 tarihlerinde davalı ... Ltd. Şti'ne sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli ve 2012/300 Esas 2018/138 Karar sayılı kararıyla davalı ... ile davalı ... Turizm şirketi yetkilisi ...'in arkadaş olup, birbirlerinin durumunu bildiği ve davalı ... tarafından hakkında vergi incelemesi başlatılacağı düşüncesi ile inceleme başlatılmadan önce dava konusu iptali istenen tasarrufta belirtilen taşınmazlar ve yukarıda belirtilen mahkemenin diğer davalarına konu birçok taşınmazın 2007-2008 yıllarında birbirlerine yakın tarihlerde elden çıkarıldığı, satışların muvazaalı olduğundan gerekçesi ile davalılar ... ve... Ülkelerarası Turizm Şirketi aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil ve davalı ... Ltd.Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/812 Esas 2018/929 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinde hata yapıldığı gerekçesi ile ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın kabulü yönünde yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil ve davalı ... Ltd.şti. vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/5725 Esas, 2020/7144 Karar sayılı ilâmı ile; "..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... şirketi tarafından yapılmış bir tasarruf bulunmamasına, 1136 sayılı Avukat Kanunu'nun 5904 sayılı yasanın 35. maddesiyle değişik 168/2. madde ve bendinde "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak hükmedilmesi gerekmesine göre davacı vekilinin tüm, davalı borçlu ... ile üçüncü şirket yetkilisi ...’in aynı spor klubünde yöneticilik yapmalarına ve tanık beyanları ile arkadaş olduklarının sabit bulunmasına göre de davalı ... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava konularından, 1073 ada 149 parsel ile ilgili olarak, dava dışı ... tarafından davalılar aleyhine Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/296 Esas 2020/262 Karar sayılı ilamı ile tapu iptali tescil davası açtığı ve lehine sonçlandığı anlaşıldığından, ...’ın müdahil olarak davaya dahili sağlananıp belirtilen dosyanın kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bu parsele ilişkin bölümünün yazılı şekilde kabulü isabetsiz olmuştur. 3-Dosya içerisindeki bilirkişi davalı üçüncü kişinin sorumlu olacağı alacak miktarını 15.355.606,65 TL olarak belirlemesine ve bölge adliye mahkemesinin dava değeri olarak bu miktarı esas alınarak kıyaslama yapılmasına rağmen gerekçe gösterilmeden hüküm fıkrasında, borçlu ...'un 26.865.970,88 TL vergi borcunun tahsili için iptal kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.. " gerekçesi ile kararın bozularak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "a-) Davacının istinaf itirazlarının incelenmesinde, dosya kapsamından 3 adet taşınmazın borçlulardan ... tarafından satışının yapıldığı, diğer borçlu şirket ...Tekstil tarafından herhangi bir tasarruf yapılmadığı, tasarrufun iptali davaları tasarruf yapan borçlu ile onunla muamelede bulunan kişilere karşı açılabileceğinden mahkemece borçlu şirket yönünden davanın husumetten ret kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının istinaf itirazlarının reddi gerekir. b-)Davalılardan... Ülkelerarası Taşımacılık şirketinin istinaf itirazlarının incelenmesinde, aa-Vergi mahkemesi kararları ile mali müşavir bilirkişinin 01.04.2016 tarihli raporunda davaya konu vergi borçlarının tasarruflardan evvel 2003-2008 yıllarına ilişkin olduğu, borçluya yapılan usulünce bildirime rağmen borçların ödenmemiş olduğu, borçlu tarafından vergi dairesine teminat olarak gösterilen 3 adet taşınmazın kesinleşen vergi borcunu karşılamaktan çok uzak olduğu,davanın satışlardan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle davanın dinlenebilirlik şartları mevcuttur. Bu yöne ilişen itirazların reddi gerekir. bb-İşin esasının incelenmesine gelince; mahkemece yapılan keşif sonucu taşınmazların tespit edilen rayiç değerleri arasında her ne kadar bir mislini aşan fark bulunmasa da davalı tarafların evvelinden Denizlispor Kulübü yönetim kurulu üyeliği sebebiyle birbirlerini tanıdıkları, Denizli ilinde belli bir ciroya ulaşmış tacir oldukları, borçlu ...'un mahkeme kararıyla muhasebe evraklarına el konulması ve vergi incelemesine başlanmasından hemen sonra elindeki birçok taşınmazı elden çıkarmaya başladığı, hatta 01.11.2007 tarihinde davalı üçüncü kişi şirketin edindiği taşınmazın yanında borçlunun başka kişilere 6 parça daha yer sattığı, yine dinlenen davacı tanığın beyanlarından borçluyla üçüncü kişi davalının birbirlerini tanıyıp bildikleri, buna göre 6183 sayılı yasanın 30. maddesi uyarınca davalı üçüncü kişi şirketin borçlunun vergi borcunu ödememek amacıyla taşınmazlarını elden çıkardığını bilerek hareket ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece yazılı gerekçeyle davaya konu Denizli ili ... mahallesi Değirmen mevkii 142 ada 115 parsel 17 numaralı ve Denizli ili Kuşpınar mahallesi ... mevkii 1905 ada 14 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak Yargıtay bozma kararında da belirtildiği ve dairemizce de tespit edildiği üzere tasarrufların yapıldığı tarihteki 15.355.606,65 TL'lik vergi borcunun tahsili amacıyla tasarrufun iptali kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle hüküm düzeltilmelidir. c-Yine 1073 ada 149 parsel sayılı yere ilişkin; bu taşınmaz tapu iptal ve tescili davası neticesinde borçlunun elinden çıktığı, böylece borçlunun bu yere ilişkin bir tasarrufunun hüküm tarihi itibariyle olamayacağı nazara alındığında bu yere ilişkin davanın da reddi gereken yerde yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle de istinaf başvurusunun kabulü gerekir. Davacı ... Hazinesi dava açarken anılan taşınmazın davalık olduğunu bilmemesi, kaldı ki bilse dahi davanın kabul edilebileceğini kestirmesinin kendisinden beklenememesi sebebiyle bu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davası ikame etmekte bir kusuru olmadığı görülmekle red sebebiyle kendisini vekille temsil ettiren davalılar ile asli müdahil yararına avukatlık ücreti takdir edilmemiştir. cc-Ancak, 1136 sayılı Avukat Kanunu'nun 5904 sayılı yasanın 35. maddesiyle değişik 168/2. madde ve bendinde "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir." hükmüne rağmen davacı yararına 81.739,00 TL nispi vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur. Bu yönden davalının başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekir. c-)Kamu düzenine ilişkin incelemede, tasarrufun iptali davalarında alacak miktarı ile tasarrufun yapıldığı tarihteki değerinden hangisi az ise harç o miktar üzerinden alınır. Dava konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki değerlerinin toplamı 1.640.000,00 TL, kamu alacağının miktarı ise 15.355.606,65 TL'dir. Buna göre, karar ve ilam harcının daha az olan tasarruf değerinden yani 1.640.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerekir. Ancak ne var ki, mahkemece, taşınmazların tasarruf tarihindeki değerleri üzerinden değil, dava tarihindeki değerleri üzerinden harç alınmasına karar verilmiştir. Harcın doğru olarak belirlenmesi kamu düzenindendir. Dolayısıyla, taraflarca ileri sürülmese bile resen dikkate alınması gerekir. Hüküm bu yönüyle de usul ve yasaya aykırıdır. 4-)HMK 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanununun olaya uygulanmasında ve delillerin taktirinde hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilebilir. 5-)Buna göre; davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar gözetilerek HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün yeniden tesisi kapsamında, davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketi hakkındaki davanın husumetten reddine, Davalılar ... ve... Ülkelerarası Taşımacılık şirketi yönünden davanın kabulü ile davalılar arasındaki Denizli ili, ... mahallesi, Değirmen mevkii 142 ada 115 parsel ve Kuşpınar mahallesi, ... mevkii 1905 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tasarrufların iptaline, taşınmazlar üzerinde davalı borçlu ...'un 15.355.606,65 TL vergi borcunun tahsili için davacıya cebri icra yetkisi verilmesine, Denizli ili Saraylar Mahallesi 1073 ada 149 parsele ilişkin davanın reddine, karar verilmesi gerekir." gerekçesi ile davacının başvurusunun reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve yeniden tesisine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Ltd.Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükümde belirtilen Kuşpınar mahallesi, ... mevkii 1905 ada 15 parsel olarak belirtilen taşınmazın 1905 ada, 14 parsel olarak düzeltilmesi gerektiği, dava konusu 1073 ada 149 parsel yönünden de davanın bedele dönüşmesi gerektiğini, ...Konf. Paz. San. Ltd.Şti. yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, davacı kurumun harçtan muaf olmasına rağmen, hükmün 4. bendinde harçtan sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde, ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığını, müvekkilinin alım gücünün mevcut olduğunu, davalı şirketlerin aynı sektörde faaliyetlerinin olmadığını, yargılama harcının maktu olması gerekirken nisbi hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa'nın 24 devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun'un 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... Ltd.Şti. vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı idare 492 sayılı Harçlar Kanunun'un 13/J. maddesi gereği harçtan muaf olduğu halde hüküm fıkrasında yargı harcından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Ltd.Şti. vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının III. bend 4. fıkrasında yer alan " ile 274,70 TL istinaf başvuru harcının " ibaresinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Ltd. Şti'den alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4232, K. 2024/6050, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4232-e-2024-6050-k-b96cd1d83911