Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4173 E. 2023/9822 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4173
Karar No
2023/9822
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/190 E., 2021/694 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı tüm taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; meydana gelen çift taraflı kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını, davalıların ise zarara neden olan karşı aracın işleteni ve sürücüsü olarak sorumlu olduklarını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL hasar tazminatı ve araç değer kaybının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 80.00,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İdareye ait aracın kazada kusursuz olduğunu, tespit bilirkişi raporunda davacıya ait aracın hasarının yüksek tespit edildiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2011/248 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 33.660,80 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2016/7458 E-2019/3732 K sayılı ilamı ile "... kaza 21.03.2011 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda davacıya ait araç hasarlanmıştır. Kaza tarihi olan 21.03.2011 tarihinden başlayarak ıslah tarihi olan 06.05.2013 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçeyle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2019/5135 Esas, 2021/2341 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün davalı lehine bozulduğu, bu halde davacı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığı gözetilerek Dairenin bozma ilamının (2) numaralı bendinde yer alan duruşma vekalet ücretine ilişkin ibarenin ortadan kaldırılmasına, bozma ilamının geri kalan kısımlarının aynen muhafazasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi olan 21.03.2011 tarihinden başlayarak ıslah tarihi olan 06.05.2013 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 21/03/2011(kısa kararda sehven 21/03/2014 yazılmıştır.) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki dava bakımından hukuken ıslah müessesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda talep miktarının artırılabileceğini, olaydaki mobese kayıtları cd çözümünün yapılamadığından kusur raporunun geç tanzim edildiğini, müvekkilimin kazanın oluşumunda kusurlu olmadığının ancak en son raporla ortaya konulduğunu, hal böyle iken başlangıçta zarar tam olarak belirlenebilir olmayıp ancak HMk 107. madde gereğince belirsiz alacak davası hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması ile davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; olaydaki kusuru kabul etmediklerini, vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı ve 21.03.2011 tarihli trafik kazasında zarar gören davacı aracının hasar bedeli ve değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89 ve 109 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4173, K. 2023/9822, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4173-e-2023-9822-k-ae37dd2941ae