Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4169 E. 2026/2135 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4169
Karar No
2026/2135
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2210 E., 2022/2205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/908 E., 2021/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın eşi ...'ın 01.05.2017 tarihinde davalının bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiğini, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/2 63... /15 karar sayılı kararı ile mahkumiyetine kararı verildiğini, gerçekleşen talihsiz olayın ardından maktulun ailesi halen ölümünün verdiği acıyı atlatamadıklarını, çocuklarının yanı sıra anneleri, eşini kaybetmekle maddi ve manevi anlamda tam bir çöküş yaşadığını belirterek destekten yoksun kalan eş ... için 40.000,00 TL, çocukları ... için 30.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL toplamda 90.000.00 TL manevi tazminat ve ... ile ... için ayrı ayrı 1.000.00 er TL destekten yoksun kalma tazminatının maktulun ölüm tarihi olan 01.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin sigortalı bir işte çalışmadığını, borca batık vaziyette olduğunu, davacı ...'ın 16 yaşında olduğunu, Yargıtay kararlarına göre 18 yaşında destekten çıkacağını, davalının eyleminin haksız tahrik altında gerçekleştiğinin ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiğini, haksız tahrikin zarara uğrayanın bölüşük kusurunu ifade ettiğini, muris ile davalı arasında hiç bir husumet bulunmadığını, murisin de kusurlu olduğunu, davalının murisin hem akrabası hem de köylüsü olarak murisin yüksek meblağlı borçlarına kefil olduğunu, kefaletten kaynaklı icra takipleri ve maaş kesintilerinin davalı için dayanılacak boyutu aştığını, 2-3 yıl boyunca murisin borçlarını ödediğini, evini geçindiremez hale geldiğini, davalının davacıların murisi tarafından çok büyük bir çaresizliğin içine düşürüldüğünü, murisin ölümü nedeniyle davacılara kalan bir miras veya maaş var ise bu gelir kalemlerinin destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiğini, davacıların talep ettikleri manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu tazminat miktarının yaşanan üzüntüyü tatmin amacını aştığını asıl amacın davalıyı cezalandırmak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacılar vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı gerekçesiyle ıslahla artırılan fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile maddi tazminata yönelik istinaf talebinin reddine, manevi tazminata yönelik istinaf talebinin kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için ise 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminatlar bakımından ıslah talepleri gözetilerek kabul kararı verilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğini, davacıların mirası reddettikleri için manevi tazminat alamayacağını, manevi tazminattan hakkaniyet gereği indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin üçüncü fıkrasında" Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." düzenlemesi ile 177. maddesinin birinci fıkrasında "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." düzenlenmesi yer almaktadır. Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ancak açıkça 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açtığını açıklamamıştır. Buna göre başvuru dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu, belirsiz alacak davası olarak tanımlanamayacağı açıktır. Davacılar vekili, 25.12.2019 tarihinde davacı ... ve ... için maddi tazminat taleplerini ıslah ettiğini belirtmiştir. Yukarıdaki yasal düzenlemelere göre, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4169, K. 2026/2135, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4169-e-2026-2135-k-82bb1ae2baf5