Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/389 E. 2024/6860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/389
- Karar No
- 2024/6860
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/317-2021/106 Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, Muğla İl Özel İdaresine ait ambulansın yaya olarak yolda bulunan davacıların oğlu ....ye çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... için 1.000,00 TL ve davacı anne ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığı ve davalı ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.11.2014 tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki davalılardan Muğla İl Özel İdaresine ait ambulansın yaya olarak bulunan davacıların oğlu Mesut Çiftçi'ye çarpması neticesinde vefat ettiğini, bu dava ile Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/143 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı Suzan ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili; davacı tarafa 27.01.2014 tarihinde 9.253,71 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini, davacıların desteğinin tam kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekili; davacıların desteğinin kusuru sonucu kazanın gerçekleştiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili; husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2016 tarihli ve 2014/143 Esas, 2016/448 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davacı ... ... için 633,97 TL maddi ve davacı ... ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... ... için 15.000,00 TL, davacı ... ... için 12.500,00 TL manevi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... için 188,10 TL maddi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleeycek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine (sigorta şirketi yönünden teminat limiti içinde kalmak kaydı ile), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve asıl dosyada ihbar olunan/birleşen dosya davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.10.2019 tarihli ve 2016/18660 Esas, 2019/9368 Karar sayılı ilamı ile "...Davanın taraflarını davacının dilekçesinde belirttiği davacı ve davalılar oluşturmakta olup davanın tarafları dışında kararın temyizi ancak ilgili aleyhine hüküm kurulmuş olması halinde mümkündür. Bu bakımdan ...'nün asıl dava da ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiği gibi, HUMK'nun 388/3. maddesi gereğince (HMK 297/c) hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiştir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerekir. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta, mahkeme tarafından hükmün gerekçesinde “..aracın Sağlık Bakanlığına devredilmiş olması nedeni ile İl Özel İdaresinin ve Muğla Büyükşehir Belediyesinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, araç maliki olarak Sağlık Bakanlığının asıl ve birleşen davada sorumlu olduğu kabul edilmiştir.” yazıldığı halde hükümde maddi tazminat yönünden tüm davalılar aleyhine hüküm kurularak gerekçeli kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hüküm fıkrası ve hükmün gerekçesi arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı ... vekilinin manevi tazminat yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve birleşen dosya davalısı ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktar nedeniyle reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulduğu, davalılar Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla İl Özel İdaresi yönünden husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 633,97 TL, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Axa Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine (sigorta şirketi yönünden teminat limiti içinde kalmak kaydı ile), fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 15.000,00 TL manevi, davacı ... için 12.500,00 TL manevi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 188,10 TL maddi tazminatın 24.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sağlık Bakanlığı, ... ve Axa Sigorta A.Ş.'den tahsiline (sigorta şirketi yönünden teminat limiti içinde kalmak kaydı ile), fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla İl Özel İdaresi yönünden husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların desteğinin tam kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, hükme esas alınan kusur tespitinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 24.11.2013 tarihli ölümlü trafik kazası sonucu ölen yayanın desteğinden yoksun kalan davacı anne ve babanın, asıl davada destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine, birleşen davada destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.