Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3688 E. 2025/8948 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3688
- Karar No
- 2025/8948
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/954 E., 2022/1724 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/658 E., 2021/985 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı ve tavzih kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki ve işleteni olduğu aracın 07.06.2011 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, travmaya bağlı olarak otobüs seyahati yapamayacak derecede psikiyatrik araz oluşması sonucu acı ve ıstırap duyduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Seyahat Taşımacılık ve Petrol Ürn. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, görev ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, görülmekte olan davaya konu olayın meydana gelmesine sebep olan şoför olduğunu, Konya merkezli olarak firmalarının hizmet içi eğitimlere önem vererek gerek şoför gerekse diğer hizmet birimlerinde çalışan görevlilerin üst derece hizmet verebilmesini amaçlandığını, kendilerinin de aynı olaydan dolayı mağduriyet yaşadıklarını, talep edilen tazminat miktarının taraflarının yok olmasına sebep olabilecek nitelikte olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, tarafların sosyal ekonomik durumları ile davacının başka ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 30.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın 07.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile ayrı ayrı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkemece kazadaki yaralanmaya bağlı gelişen yeni durum olup olmadığının tespiti, tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği konularında rapor alınması, zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği değerlendirilip buna göre zararın öğrenilmesinden (zararın kesinleşmesinden) itibaren işleyecek iki yıllık ve genel olarak olaydan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisinin doğru görülmediği, kabule göre de; davanın niteliği gözönüne alınarak hüküm altına alınan maddi tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken avans faiz uygulanmasının usul ve yasaya uygun düşmediğinden buna yönelik istinafın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar ... Seyahat Taşımacılık Petrol Ürünleri Ltd. Şti ve ... Turizm Seyahat Organizasyon Ticaret A.Ş vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Davacı vekili 06.10.2022 tarihli dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının zamanaşımı ve faiz türü yönünden tashih edilmesini talep etmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tavzih kararı ile itiraz dilekçesinde belirtilen hususların tavzih-tashih kapsamında görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle kaldırma kararı verilmesinin yerinde olmadığını, davanın manevi tazminat davası olduğunu, genel zamanaşımı süresi olan on yılın uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın yolcu nakli-ticari olarak işletildiğini, uygulanması gereken faizin avans faiz olması gerektiğini, kamu düzeni gereğince tashih talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek 08.09.2022 tarihli karar ile 07.10.2022 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Hükmün mahiyeti de dikkate alınarak temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir. 1.Bölge Adliye Mahkemesince şartları oluşması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün esası incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderileceği belirtilmiş olup kaldırma kararı ile birlikte bir kısım talepler yönünden işin esasının da karara bağlanması ve bu hususun hüküm fıkrasında yer almamakla birlikte gerekçesinde tartışılıp sonuca bağlanmış olması usule aykırıdır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacak iş dosyadaki usuli noksanlıkların tespiti halinde esasa dair herhangi bir görüş veya kanaat belirtilmeden usuli işlemlerin ikmali için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesidir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekir. 2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili dava dilekçesinde; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve ayrı ayrı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalılar ... Seyahat Taşımacılık Petrol Ürünleri Ltd. Şti ve ... Turizm Seyahat Organizasyon Ticaret A.Ş vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Kaldı ki; Bölge Adliye Mahkemelerinin, yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmiş olması halinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararı 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altı numaralı alt bendi uyarınca kesin olup aynı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz edilemez. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.